her gün biraz daha eksiliyoruz
Hangi sır içindeki sır, başka bir sırra gebedir? Hangi ulvi heyecan ve ideal, yüreği rehin alan bir adanmışlığın adanmışlığıdır?
Tarih: 12.5.2018 05:25:10/ 652okunma / 0yorum

 

Bir gün, diğer bir günün tekrarı gibi görünse de içimizdeki depremleri oluşturan kayıplar içinde onca kayıp, git gide daha bir çoğalıyor gibi.

Hasretine tutunduğumuz her şey, meftunu olduğumuz anlar, hayali gerçekle bütünlediğimiz düşsel zamanlar, farkına varamadığımız bir eksilme ile bizi karşılıyor yeniden…

Arayışları sonlandıran adımlar, hayalleri törpüleyen gerçekler, belki bir hiçliği içinde barındıra barındıra yol almaya devam ediyor.

 

Hergün biraz daha eksiliyoruz aslında…

İçimizde yığınla sökün eden heyecanlar, ulaşılmaz idealler, gerçeği çepe çevre saran hülyalar ile birlikte her gün biraz daha eksiliyoruz göz göre göre…

Hangi sır içindeki sır, başka bir sırra gebedir? Hangi ulvi heyecan ve ideal, yüreği rehin alan bir adanmışlığın adanmışlığıdır?

Hangi derin ruh, aymazlar içindeki aymazı sorgularken, tenhaya rucu eden benlik ile ne kadar tanışıktır?

Nedir amacı, hayatın?.. Nedir bizi böyle içine alan hengâmenin sırrı?

 

Hergün biraz daha eksiliyoruz aslında…

Kalabalıkların, yığınların, dev aynalardaki suretlerini kutsamalarına inat, kalın ellerini üzerimizden eksik etmemek için kıyıda bekleyen toprak, hangi öğüt ile sırlar içindeki sırrı fısıldamaktadır.

Hangi adım, bir diğerinin gölgesini sekitmeden, hayatın varlık içindeki yokluğuna taliptir? Yok içindeki hiçlik, onca koşuşturma içinde yerini alabilmekte midir?

Bunca var içinde, ruhsal sarsıntının zavallılığına yenilen insan, yoklar içindeki yok ile huzuru bulması gerekirken, onu aymazlığın kölesi yapmaya iten duygu nedir?

Ya içimizde bizi kemiren sorular sukuneti? Her saniye ellerini, yüreğimiz üzerindeki gölgelere sere serpe uzatan o tebessüm nedir? İçimize ve dışımıza hakim olan dünya barbarlığını, silip atmaya bizi mecalsiz bırakan kim?

Hangi saltanat, hangi düş, kendi kendimizi gölgelemekte? Hangi cezaya uğramış suç, cezalar içinden bir cezayı berhava etmekte?

Ya dışımızda sökün eden onca varlar. Hangi kolu, hangi kanadı ile kendisine ram olmamız için allı pullu libası ile beklemektedir? Hangi barbar iştah, hangi akıl almaz varlık, bir hiç ile kendini mukayese sınavına sokamaya meyillidir?

Hayat her gün biraz daha eksiliyor. Bir yanımız gibi… Diğer yanımız gibi… Diğer yanımızın yarısı gibi.

Çoğalmaya yüz tuttuğunda bir yanımız, hüzünbaz bir nida ile yine eksiltir. Biz çoğalttıkça o eksiltir, biz artırdıkça o azaltır…

İlla da, kendi kavlince sürdürür devran içindeki devranını…

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: biraz daha eksiliyoruz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
CHP´de DURULTAY
CHP´de DURULTAY
CHP de, Muharrem İnce meselesi için kurultaydan ziyade, acil bir“DURULTAY”elzem görünüyor.
GÜZ Kokusu Gelmeye Başladı
GÜZ Kokusu Gelmeye Başladı
Ağustos ayına yaklaştığımız şu günlerde Sivas´ta da hasat mevsimine girildi. Pek çok yerde ekinler biçilirken, asırlara varan halk irfanı ve bilgeliğinde yer edinen “fireze bas kara bas” sözü ise hala geçerliliğini koruyor. Ekinlerin biçilmesi akabinde, güneşin sararıp yavaş yavaş güz kıvamına girdiği ve akşam üzerine doğru rüzgarın esiş hızının artmaya başladığı gözlemleniyor.
Hacc ve Sosyo-Psikolojik Anlamı
Hacc ve Sosyo-Psikolojik Anlamı
Hac çağrısı, “insanlığa” yönelik bir çağrıdır.
insanlık ölmesin!
insanlık ölmesin!
insanlık ölmesin!
Neredeeen nereye?
Neredeeen nereye?
Yıllardır FETÖ ile mücadele eden ve bedel ödeyen haysiyetli onurlu insanları "BUNLAR FETÖCÜ" diye suç duyurusunda bulunan ve şikayet eden Sami AYDIN´ın, bu heyecanı ve korkusunun nedenleri kamuoyu tarafından merak ediliyor.
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Bütün hakikatleri yoklamak, Bütün yalanların maskesini yırtmak, Kalabalığa doğruyu göstermek.
Hisseli Harikalar Kumpanyası
Hisseli Harikalar Kumpanyası
İcraat, halkın gönlüne girme gayreti yerine sosyal medya odaklı sanal içerikle belediye günleri heba edilirken,dizilerdeki kötü karakterlerin SİVAS´ta karşılanması ve ERZURUM SİVAS kar yağışı atışmaları gibi 0-7 yaş zeka esprisi ile yolun sonuna gelindiği gözlemleniyor.
Vah vah vaaaaaahhh!
Vah vah vaaaaaahhh!
Yaşları 65 e dayanan Muaz UZUN ve Ahmet ÖZAYDIN kara kara düşünüyorlar. TEKAÜTE ayrılacak olan bu isimlerin,bir yolunu bulup gerekse Meclis Üyeliğine asılmayı dahi düşündükleri öğrenildi.
Camiyi Bitirelim
Camiyi Bitirelim
Yeni kurulan AHMET TURAN GAZİ MAHALLESİ´nde iki yıl önce bir gurup idealist insanın bir araya gelerek başlattıkları cami projesi adım adım ilerliyor.Hayırseverlerin bu işe el atması durumunda yazın caminin tamamlanacağı belirtildi.
Bunu da Gördük!
Bunu da Gördük!
Yıllardır Kültür Müdürlüğü koltuğunda “oturan” Kadir PÜRLÜ bir skandala imza attı. “Eski Türkiye bürokratik hantallığı ve kast sistemi anlayışının en somut örneği olan ve şehirde “duran adam” olarak tabir edilen İl Kültür ve Turizm Müdürünün, 16 yıla dayanan Müdürlüğünde şehre ne kazandırdığı merak ediliyor.
Şehir Bürokrasisi Değişmeli
Şehir Bürokrasisi Değişmeli
TÜRKİYE değişip her alanda yenilenirken, SİVAS bürokratik yapısı hala aynı yerinde duruyor. “YÜZ ESKİMESİ” ne uğramış pek çok ismin hala yerlerinde durması şaşkınlık oluşturuyor.
Eski Vekil Kamuoyunu Aydınlatacak mı?
Eski Vekil Kamuoyunu Aydınlatacak mı?
SİVAS´taki “ÜLFET HUKUK DERNEĞİ” yapılanması tam anlamıyla araştırılmayı bekliyor. Bu derneğin bir zamanlar içinde olan Eski Vekil Hilmi BİLGİN´in “dokunulmazlığı” da kalktığına göre bildiklerini anlatması arzulanıyor.
Üçü Bir Arada!
Üçü Bir Arada!
SİVAS yerel seçimlere odaklandı. Vekilliği sona eren Hilmi BİLGİN´in, yerel seçimler için satranç oyunu başlattığı kamuoyunda konuşuluyor. Sami AYDIN´ı Belediye Başkanlığı için, Ahmet KUZU´yu da İl Başkanı olarak hazırlayan BİLGİN´in, İsmet YILMAZ´ın etki alanını kırmak için de yoğun çaba gösterdiği haber merkezimize gelen bilgiler arasında.
Sivas Bir Kültür Şehri Değildir!
Sivas Bir Kültür Şehri Değildir!
Lafı dolandırıp döndürmeye gerek yok sevgili okurlar. Sivas bir kültür şehri değildir. Sivas, tarihinde kültürel anlamda en dar ve en içine kapalı dönemini yaşıyor.Turizm konusuna hiç girmeyeceğim, zira kültürel bir yavanlığa boğulan şehirde turizmden bahsetmek komiklik olur.
Aşka Güvenin...
Aşka Güvenin...
Aşk belki çok acı veren bir şeydir ama yine de ona güvenin...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar