Bugün, 27 Eylül 2020 Pazar


Anahtar Kelimeler: MEŞALESİ:- HAYAT SİVAS

HALK MEŞALESİ:AB-I HAYAT SİVAS

SİNAN DOĞAN YAZDI...

HALK MEŞALESİ:  AB-I HAYAT SİVAS

    Amasya Genelgesinde "Anadolu'nun en emin yeri" olarak nitelendirilen Sivas, Milli Mücadele'nin tek milli kongresinin yapılacağı yer olarak belirlenmiştir. Dolayısı ile Sivas, Milli Mücadele hazırlık evresinin en önemli merkezlerinden biri olarak, 108 gün süre ile (2 Eylül-18 Aralık 1919) Mustafa Kemal Paşa ve Heyet-i Temsiliye'ye ev sahipliği ve merkezlik yapmıştır. Böylesine önemli bir konumu ve rolü bulunan bir şehrin insanlarıyla Mustafa Kemal'in kurduğu temaslar ve yürüttüğü mücadele, Milli Mücadele tarihimizde önemli bir yer teşkil etmektedir.

       17 Mayıs 1919 tarihinde Sivas İzmir mitinginden sonra İzmir işgalin hâlâ devam ettiğini gören Sivaslılar, 22 Mayıs 1919 tarihinde ikinci bir miting düzenlediler. Büyük bir kalabalığın katılımı ile Sivas’ta bir miting düzenlenerek, İzmir’in Yunanlar tarafından işgali protesto edildi. Kadın-erkek binlerce kişinin katılımıyla yapılan bu mitingin ardından, İstanbul’da bulunan İtilaf Devletleri temsilcilerine protesto ve İstanbul Hükümetine uyarı telgrafları çekildi. 27 Mayıs 1919 günü Sivas'ta İzmir'in işgali ve azınlıkların tutumunu protesto amacıyla yeniden miting düzenlenmiştir. Binlerce kişinin katıldığı mitingin tertip komitesi şu isimlerden oluşuyordu: Müftü Abdurrauf, Evliyazade Abdullah, Osman Paşazade Halid ve Bayraktarzade Hakkı. Tertip komitesi mitingden sonra milli duyguları ön plana çıkartan bir telgrafı, Sadaret Makamı’na çekerek işgali protesto etmiştir Sivas Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üçüncü mitingini de 4 Haziran 1919’da Sivas Cami-i Kebiri’nde toplanan binlerce kişi ile yapmıştır. Sivas’ın ülke topraklarının işgali karşısında göstermiş olduğu tepkiler, 1920 yılı başlarına kadar devam edecektir. Bu protestolar ve mitingler, Sivas halkının millî duyguları ne kadar yüksek ve mücadeleci bir karaktere sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Sivas’ta yapılan mitingler, çekilen telgraflarla, millî tepki ortaya konmuş, ortak duygular etrafında birleşmiş ve mücadeleye hazır olunduğu açıkça vurgulanmış oluyordu. ‘’Sivas'ın saygıdeğer halkının ve Sivas'ta bulunan kahraman subay ve askerlerimizin bana ne kadar bağlı ve sevgi ile dolu olduğu’ ’şeklinde değerlendirilmeler ‘’Nutuk’ta’’ yer almıştır. Bundan dolayı Sivas, Kongre dolayısıyla Sivas’a gelen delegelere ve bilhassa Mustafa Kemal Paşa ve Temsil-i Heyet-i üyelerine samimi bir konukseverlik gösterilmiştir.

       Sivas Kongresi’ne katılmak amacıyla 2 Eylül 1919 akşamı Sivas’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa’ya Sivas halkının gösterdiği coşkulu sevgi ve tezahürat, Millî Mücadele hareketinin Türk milletine mal edilmesi fikrinin büyük ölçüde gerçekleştirilmiş olduğunun en güzel göstergesi olmuştur. Hele bir de Sivas’ta bütün Anadolu vilayetlerinden gelecek temsilcilerin katılacağı bir kongrenin düzenlenecek olması hem İtilaf Devletleri’nin temsilcilerini hem de İstanbul Hükümeti’ni telaşlandırıyordu. Sivas'ta bulunan Fransız Binbaşı Bruno, Sivas Valisi Reşit Paşaya: "Kongre Sivas'ta toplanırsa güneyden Fransız işgali olacağını" birkaç gün sonra ise "Kongrede Fransa aleyhinde kararlar alınmazsa, kongre görüşmeleri hakkında kendisine doğru bilgiler verilirse işgalin yapılmayacağını" bildirdi. Reşit Paşa, M. Kemal Paşa ve diğer delegelerin burada topluca tutuklanacakları kaygısına kapıldı. 

      Sivas Kongresi günlerinde. İstanbul Hükümeti ile işbirliği halinde topladığı kuvvetlerle Sivas'ı basarak kongreyi dağıtacağı ve Mustafa Kemal Paşayı tutuklayacağı bilgilerinin gelmesi üzerine önlem almak için arayışlara girişildi. Ali Galip Bey’in İngilizler tarafından kışkırtılan aşiretlerle birlikte Sivas’ı basacağı haberini alan Mustafa Kemal Paşa çeşitli tedbirlere başvurdu. Sivas Kongresi’nin herhangi tehditle maruz kalmasın diye Sivas halkı, ,Sivas Kongresini yapıldığı yerde toplamaya başlamıştır. Mahşeri bir kalabalık meydana gelmiştir. Mahşeri kalabalık meşale hükmünde idi. Milli Mücadele'ye gönül verenlere, güven ve emniyet veriyordu, vatan düşmanlarına korku ve ateş saçıyordu. Sivas halkının maşeri vicdanında yakılan meşalenin saçtığı korku ve ateş,  itilaf Devletlerin temsilcilerinin Sivas Kongresi’ne yönelik her türlü niyet ve eylemlerinin tutsak alınmasına yetiyordu. Yani Sivas halkı, İtilaf Devletleri’nin Sivas Kongresi’ne yönelik menfi planlarını bozmuştu. Temsili Heyet üyeleri, Sivas Halkın yaktığı ‘’Mahşeri Meşale’’ aydınlığında ve güvenliğinde çalışmaya başlamışlar. Sivas halkının yüksek ve mücadeleci bir karakteri ‘’Halk Meşalesini’’ doğurmuştur. Bu kutlu doğum, Sivas Kongre üyelerinin mücadele ruhunu perçinlediği gibi Sivas Kongre'sinin emniyet içinde yürütülmesini sağlamıştır. Bu yönüyle Milli Mücadele tarihinde, Sivas Halk Meşalesi, Milli Mücadele'nin kurtarıcı olarak yerini almıştır. Sivas Kongresi 'de ihtilal ve kurtuluş kongresi olarak tarihte yerini alacaktır.

         Atatürk, ne Milli Mücadele’de temas kurduğu Sivaslıları, ne de Sivas'ı unuttu. Mücadele arkadaşlarının bir kısmı TBMM'de uzun yıllar milletvekili oldu. Bir kısmı ise devrin politik şartlarında muhalif saflarda olmanın sıkıntılarını yaşadı. Sivas ise genç ve yoksul Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en ciddi ağır sanayi yatırımları için tercih edilen iller arasında yer aldı.