GİCÜMUK OLDUM
Abdullah ÇÜRÜKLÜ Yazdı...
Tarih: 6.11.2018 20:56:17/ 3321okunma / 2yorum

GİCÜMUK OLDUM.
"Zabahın koründe" (sabah erken saatte,gün gözünü açmamışken) saat dokuz civarında, Fevzi ağabeyden gazetemi almak için kağıt paramı uzattım. Cumhuriyet gazetemi katladı verecekti ki birden geri çekti,gazeteyi geri yerine koydu,arkasını döndü. Sol elimde kağıt paramı uzatmış bekliyorum. Dönmüyor. Bekledim,ola ki bir rahatsızlığı vardır,belki bir yerine kramp girmiştir,ne bileyim işte birşeyler olmuştur. Müşteriler gelip gidip birşeyler istiyorlar bakmıyor. Bekliyorum.
Fevzi ağabey mahalleden,büyüğüm. Ben sanat enstitüsünde iken o tekniker elektrik teknikeri olmuştu. Orta okuldayken de bazen Serçeli Camiinde yatsı namazında rastlaşırdık. Küçük kız kardeşi de ilk okul arkadaşım.
Anlaşılan o ki kusur üstüne kusur işlemişim,Fevzi ağabeyimi küstürmüşüm. 
-Fevzi ağabey,bilmeden işlediğim bir kusurum varsa büyüklük gösterip hatamı söylermisin,sana yapmışım bari başkalarına yapmayayım bari...
Döndü...
- Önce,günaydın demedin.
-Özür dilerim,günaydın ağabey,
- Günaydın. Gelelim ikincisine;şu uzattığın kağıt paraya bak,çaputa dönmüş.
Çekmeceyi çekti,100 lira uzattı,
- Git bununla benden,kendine bir cüzdan al,kağıt paralarını içine düzgünce diz,sonra da gel hem cüzdana verdikten sonra arta kalan paramı ver hem de kendi paranla gazeteni al.
Mesaj alındı. 
En çok beğendiğim saygı duyduğum kişiler;eksiklerimi noksanlarımı hatalarımı yüzüme söyleyenlerdir. Niye derseniz, bu noksanlıklarımın başkalarınca görülmesini farkedilmesini istemiyor karizmamın çizilmesini istemiyorlar. Beni koruyan kollayan böyle dostu arkadaşı kim sevip bağrına basmaz.
100 lirasını geri verip cüzdan almaya gittim. Güzel bir cüzdan aldım. Paralarımı cüzdanıma itina ile dizdim. Fevzi ağabeyimin karşısına geldim. Bakıştık. Cüzdanımı çıkarıp kağıt on liramı çıkarıp uzattım. Sevinerek aldı,gazetemi verdi,üzerinde benim paramla.
-Ağabey,gazetenin parasını almadın,
-Yeni cüzdanın hayırlı olsun parası benden.
-Sağol Fevzi ağabey.
O bankonun ardında ben sokakta,biraz önceki yaşanmışlıklar hiç yaşanmamış gibi ayaküstü "bir iki çit laf beri"getirdik. Tam ayrılacaktım ki,sol üst köşede poşet içinde emzik gördüm. Biberonların gazete bayiinde ne işi olur,bir anlam veremedim. Farketti biberonları gördüğümü. Bilmiş bilmiş güldü.
-Dur biraz daha,hikayesini anlatayım;
-Ağabey,o hikayeye geçmeden şu cüzdana dair düşünceni anlatsan da benim zehnime bir otursa...
-Bak Abdullah,bu banknot çaput değil,kağıt hiç değil,bu Türk milletinin alın teri,Türk milletinin şanı şerefi haysiyeti namusu. Ona saygıda kusur edemeyiz,anladın mı?
-Tamam,bundan böyle senin gözünle bakmaya çalışacağım. (O gün bu gün cüzdan taşırım)
Sıra geldi emziğin hikayesine;
Geçen sene ocak ayının ortalarında bir arkadaşım geldi akşam geç saatlerde,çoktandır da görüşememiştik. Bisikletini şuraya koydu. Önce o dışarıda ben içeride lafladık. Sonra içeri geldi. Hava gittikça ayaza çekiyordu. "Laf kucağa düştü" şu nerede çalışıyor,bu ne zaman evlendi...
Karşıdaki Özden otelinden gece elbisesiyle ayağında terlik bir kadın geldi. Sırtımızı döndük. Biberon var mı diye sordu. Burada biberon ne gezmiş. Şimdi yok ama bir çaresine bakarız,siz hangi odada kalıyorsunuz dedim. O da,ben çocukla aşağı indim,çocuk "çır çır çığırıyor"babasını uyandırsın istemedim,şimdi de resepsiyon görevlisine bıraktım,çaresizim dedi. Tamam bacı,sen git çocuğuna bak ben bir çare bulurum dedim. Kadın giderken arkadaşımın bisikletinde eve yöneldim. Gece 11 mi ne. Eşime durumu anlattım. Üstüne başına birşey almadan "dal entere"fırladı sokağa. Kısa süre sonra iki emzikle geldi soluk soluğa. Bu böyle kuru kuruya olmaz ki birkaç tane lokum vereyim dedi eşim. Dosya dalından fişek yaptım,alta lokum üstüne  iki emzik koyup ağzını kapa koyuncebime teptim. Atladım bisiklete. Otelin önüne yıktım bisikleti girdim otele. Gürültüme kadın dikkat etmiş olmalı ki kadın bana yönelmiş. Koynumdan fişeği söküp kadına uzattım. İki tane de lokum var,çocuk susmazsa biz karşıdayız taksi getirir sizi hastahaneye götürürüz yalnız sen üstüne birşeyler alsan iyi olur dedim. Minnet sözlerini dinlemeden dönüp arkadaşımın bisikletini yerine koyup arkadaşımla lafa kaldığımız yerden devam ettik. Hevesimiz kaçmıştı. İkimizin de aklı gecenin bir vaktinde çaresiz kadını düşünüyorduk. Son sonu laflamaz olduk. Gözümüz otelin kapısındaydı. Bekliyorduk yardım ister diye. Yarım saat kadar sonra anlayışlı kadın,bizim kendisi için beklediğimizi hissetmiş olacak ki,kapıya çıkıp el salladı. Nasıl sevindik ikimizde. Çıktık işyerimden. Kapıyı bacayı kitledim. Arkadaşım bisikleti elinde yürüyüp gittik evlerimize.
O GÜN BU GÜN LOKUM VE EMZİK BU DÜKKANDA EKSİK OLMAZ,OLA Kİ...








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: GİCÜMUK OLDUM
Okuyucu Yorumları (2 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Osman ada
7.11.2018 08:45:06
Abdullah abi Sivas postasına hoş geldiniz Kemal Meral a da teşekkür sizi ikna etmesinden dolayı doğru yerdesiniz inşallah içimizden geldiği gibi yazacaksınız ama şehir in imarlaşmas sürecini en iyi bilen birisiniz Mimarlar odası başkanlığı da yaptınız bu konulardan da beklentimiz var doğruları yada yanlışları vs abi Feyzi abi ile dostluğum vardı oğlu Numan ıve çocuklarını ailesini bilirim düzgün şahsına münhasır çok sevdiğim biri idi Allah rahmet eylesin abi sizin gibi dürüst Sivas´ı bilen birinin yazıları ile Sivas a faydalar sağlayacağına yakın geçmiş ile ilgili bilinmeyenleri öğreneceğiz Hoş Geldiniz Sivas postasına aramıza
Kemal Meral
6.11.2018 21:12:58
Abdullah abi eline , gönlüne sağlık. Sizin gibi Fevzi abi gibi şehrin değerlerini tanıma ve anlama açısından Sivas Posta´sında yazmanızı çok değerli buluyorum . Sivas Postasına ve size tekrar teşekkürler .
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Selim Yıldız Yazdı...
Kıssadan Hisse
Kıssadan Hisse
"- Nasıl olsa bu havuza herkes bir kova süt dökecek!.. benim bir kova su dökmem bir şey değiştirmez!?.. diyerek.. başlamışlar aynı düşünce ile havuza kovalar dolusu suyu boşaltmaya..
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Takip Eden Değil Takip Edilen Gazete!
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Sağlık Bakanlığı 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle hekimleri ödüllendirdi. SİVAS´ta da başarılı ve fedakar Gögüs Doktoru Hayrullah GÖLEN ödüle layık görüldü.
Nikah Kıyacak Değiliz!
Nikah Kıyacak Değiliz!
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Yeni Oluşum ve Abdullah GÜL!
Yeni Oluşum ve Abdullah GÜL!
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Haydi TİYATROYA!
Haydi TİYATROYA!
“BEYAZ HÜZÜN” SİVASLI Tiyatro severlerle CUMARTESİ ve PAZARTESİ Günü buluşuyor.
SİVAS´tan Bir TODOR USTA Geçti!
SİVAS´tan Bir TODOR USTA Geçti!
Artin KORKOR Yazdı...
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Bütün hakikatleri yoklamak, Bütün yalanların maskesini yırtmak, Kalabalığa doğruyu göstermek.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Ferhatbostan Mahallesi, Sait Paşa Caddesi, Çıkmaz Sokak 143 Numaralı üzerinde loğ taşı olan toprak bacalı, kerpiç duvarlı, dışı saman karışımlı çamur sıvalı, iç odaları da saman karışımlı çamur sıvalı ve üzeri birkaç kat kireç badanalı evimize geldim.
"Dönme Dolap"
"Dönme Dolap"
Sabah Lunapark´´a giden görevliler sandalyelerin hâlâ dönmekte olduğunu görmüşler. Bekçilerin ikisi de ölmüştü…”
Arife Ana
Arife Ana
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Güzellikler Çoğalsın!
Güzellikler Çoğalsın!
Büyük emeklerle hazırlanan “Ufka Yolculuk” Bilgi Kültür Yarışmasında sona gelindi. 17 Mart Pazar Günü yapılacak sınav ile maraton tamamlanacak.
Hayat İşte...
Hayat İşte...
Maharetli ellerde işlenilen her şey,hayatı renklendirir!
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar