eylül işte...
Osman ÇELİK Yazdı...
Tarih: 7.9.2018 22:56:36/ 684okunma / 6yorum

“her şey o kadar dokunaklı ki
eylülsem, istemeden kırılıyorsam bazen
dağınık, renksiz bir mozaik gibiysem
üstelik yalnızsam bir de -telefonda kuş sesleri-
aynalardan duvarlara bir üzünç akıntısı…”

 

Eylül geldi yine...

Birkaç gündür, Eylülün verdiği tuhaf giz seyrangahı sarıp sarmalıyor içimi. Tuhaf bir ruh kıpırdaması, akşamdan sabaha avare kırlangıçlar gibi dolanıyor içimde.

Ruhumu esir alan bir daralmışlığa, beni duçar eden bilinmezler bilinmezi, nasıl sukun bulur bilmiyorum ama, sere serpe bırakıyorum kendimi hazan mevsiminin müşfik kollarına….

Eylül işte…

Herşey o kadar  dokunaklı, her şey o kadar kırılgan ki…İnsanın bu mevsimde öylesine kırılası geliyor…Sevdiklerine kırılası, sevmediklerine kırılası, tanıdıklarına ve tanımadıklarına kırılası gelir insanın…

Yüreğinin en tenha yerine sakladığı, güz güllerini yeniden ve yine yeniden çıkarıp başıbozuk sulara insanın bırakası geliyor…

Sıra selvilerden azad edilen yaprakların hüzün ormanına insanın dalası geliyor nedense…

Eylül işte hüzün mevsimi… Göçmen kuşların ardı sıra sürülen ağıt korosunu an be an içselleştirerek insanın genizlerini yakası geliyor.

Öte dağların doruklarındaki serin göllere saatlerce bakıp, uçarı düşlere insanın dalası geliyor yeniden…

Eylül işte…

Güneşin, yaz sıcağına inat daha soluk bir siluete bürünmesi, habercisi adeta bu hüzün mevsiminin. Eğik ışık huzmeleriyle birlikte, yüreğin tam orta yerine nüfuz eden, kekremsi keşkelerin yeniden dirilmesi, bu hüzün mevsiminde…

Ilgıt ılgıt esen sabah rüzgârının, ıtır kokan dağlarla söyleşircesine, yavaşça hazan şarkılarını söylemeye başlaması…

Eylül işte, hayatın alacalı bulacalı düşlerinin, hiç dokunmadan kırılma zamanları…

Yüreğe dönüşün ılık silueti…

Sormadan, danışmadan, konuşmadan yine geldi ansızın. Dağ dağ, ova ova, libasını salıverdi etrafa.  Yeniden, güz rüzgârının tenhalığını taşıdı; çentikleşmiş yüreğin en nazeninine…

Eylül işte...

Ansızın yine gelip oturdu adam yüreğine… Sarımtırak divaneliklerle, iğri iğri indi yine gönüllere. Ağır aksak hayallerin, umarsız bildirisi gibi, naif bir suretle, yarım hikâyelerin habercisi gibi geldi nedensiz…

Dağ dağ, türkü türkü, kırılgan umutlarla geldi. Ebruli bir yağmur ile, kırlangıçların kanat şakımalarını şerbetleye şerbetleye geliverdi...

**

Eylül işte...

Güneşin, insan içine salıverdiği tuhaf mutluluk. İçe doğru dönüşün, hüzün manifestosu…

Yüreğe ve şiire dönüşün tılsımlı başlangıcı…

Göçmen kuşların kanatlarına emanet edilen asude düşler, öte diyarların özlemine doğru sökün ediyorlar usul usul. Öte dağların koyuklarında, kekik kokularını içselleştiren turnaların, göç göç olup göğe dizilme sesleri yine karışıyor âlemden âleme…

Kül rengi kara bulutlar, bağırlarında taşıdıkları damlaların o enfes raksını, eylülün hatrına, toprakla söyleşmeye hazırlıyorlar yeniden…

Eylül... Çisil çisil inen şiirin,  yürek çığlığı. Deli ırmakların, yatağına kıvrılması... Kirli düşlerin, kaldırımlarda parçalanması... Bembeyaz hayallerin, usul usul gönüllere otağ kurması...

Eylül işte...

Usulcana düşen yapraklarla birlikte, hasret nidalarını dillendirmesi… Güz yağmurlarının, iğri iğri sere serpe dağılması yeniden…

Yağmurların bitip tükenmez türküsü...

Eylül işte…

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: eylül işte
Okuyucu Yorumları (6 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
A.Kabarda
8.9.2018 16:37:43
sivas sonbahar güzel olmuş yazı da güzel olmış.
M.ali kaya
8.9.2018 12:31:59
Allah kalemine gönlüne güç versin ustadim
Nesrin
8.9.2018 09:49:08
Tek kelime ile enfesss
Zekeriya
8.9.2018 09:51:01
Kalbi olana yakışandır hüzün...
İlkim
8.9.2018 11:43:14
Hüzün dur en çok kalbe yakışan.ne güzel yazmışsin arkadaşim
Selim
8.9.2018 00:02:33
Yüreğine sağlık kardeşim.21 asrın tüm hoyratlığına inat samimiyeti ve içtenliği ortaya koyan bu yazılar inşaalah bir kitapta toplanır.
"Hava Gamlı"
"Hava Gamlı"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden biri olan GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Rektör Danışmanı Prof.Dr. Nazım ELMAS´ın yeni kitabı okurlarla buluştu. Yüzlerce öğrenci yetiştirerek Anadolu´nun dört bir yanına öğretmen olarak gönderen ELMAS, öğrencileri tarafından kitap gibi adam olarak anılıyor.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Dünyanın süper güçlerinden biri olan HİTİT izleri SİVAS´ın her karışında görülüyor. Hitit Krallarının KADEŞ SAVAŞI´na gitmeden önce SARİSSA´ın 1900 rakımlı tepede bulunan kutsal SUPPİTASSU gölünde yıkanarak savaşa gittikleri araştırmacılarca dile getiriliyor. SİVAS´ın her yerinde HİTİT izleri görülürken, paha biçilmez “ALTIN YÜZÜK” de MÜZEDE sergileniyor.
Soy Bir Duruş!
Soy Bir Duruş!
Ülkesini işgal eden emperyalist İTALYA´ya karşı 22 yıl aslanlar gibi mücadele eden Ömer Muhtar, ülkesinin bağımsızlığı için bir adım bile geri adım atmadı. Savaşırken işgalcilere esir düşen Ömer Muhtar 16 Eylül 1931 yılında idam edildi.
Ben Sana Mecburum...
Ben Sana Mecburum...
/ben sana mecburum bilemezsin/ adını mıh gibi aklımda tutuyorum/
İnsan Kitaba Dokunmalı...
İnsan Kitaba Dokunmalı...
"Olan kaderdir. Daha sonra ne olacak kimse bilemez".
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Hz. Peygamber´in hayatını anlatan “ÇAĞRI” filmi yılardır izlenip büyük bir boşluğu doldururken, İRAN yapımı “MUHAMMED” filmi de eleştirilerle birlikte doğu sinema tarihinde yerini aldı. ARAP VE İRANLILAR´ın yaptığı bu filmlerden sonra şimdi gözler TÜRK yönetmenlerde. Anadolu´nun o saf, o masum ve o naif bakışları eşliğinde Hz. Peygamber´i anlatacak yeni bir filmin artık TÜRK eli ile çekilmesinin zamanının geldiği gözlemleniyor.
Kadim Kapı
Kadim Kapı
/şimdi rûyasız uykular uyuyabilirim/
Gül Hacı Güççük Bacı
Gül Hacı Güççük Bacı
Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın kaleminden gerçek yaşanmış hatıralar zinciri...
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar...
Kederli Kıta
Kederli Kıta
Daha Eylül´ün başı, daha Eylül´ün başı, daha Eylül´ün başı
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
SİVAS Mutfağının özel yemeklerinden biri olan ÜZÜMLÜ unutulmak üzere. Hem düğün yemeği hem de tatlı olarak asırlardır damak zevkine hitap eden yemeği yapanlar ise bitmek üzere. Tonus Köftesi´nin tamamlayıcısı olan ÜZÜMLÜ, ALTINYAYLA, DELİİLYAS, ULAŞ VE ŞARKIŞLA yörelerine özgü olup, artık yapılmıyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar