Bugün, 21 Mayıs 2022 Cumartesi


Anahtar Kelimeler: ERiYEN ŞEHiR

ERiYEN ŞEHiR

Gün geçtikçe kan kaybeden Sivas Abdüllatif Şener'in gitmesiyle büyük bir çöküşe geçerken oluşturulan mutluluk zinciri içerisinde belirli bir takım siyasi, idari makamdaki seçilmiş, atanmış ve üç beş iş adamı ile devam ediyor

Şehrin en önemli siyasi yüzü olan Abdüllatif Şener'in 2007 seçimleri öncesinde AK Parti'nin kuruluş amaç ve işleyiş felsefesinden uzaklaştığını belirterek 4 kurucusundan birisi olarak onca ikna çabalarına rağmen özellikle Galataport gibi bir çok konuda yolsuzluğu işaret ederek AK Partiden istifa etmesi sonrasında istifa etmişti.
Yıllarca siyasetin ekonomi ayağında başrol oyuncularından olan ve başarısızlığa tahammülü olmayan Şener'in memleketine olan sevdası tüm Sivaslılar tarafından bilinmesine rağmen Şener'in daha sonraki seçimlerde kurduğu partiye şehir tarafından tam destek verilmemesi ve bağımsız olarak girdiği seçimlerde ise 17 bin gibi bir oy alarak aradığı vefayı bulamaması sonrasında Şener elini Sivas'tan tam manası ile çekti.
Onca yıl siyasi arenada şehri temsil ederek her türlü yatırım ve teşvik başta olmak üzere istihdam ve çalışan liyakat üzerine kurulu bürokrasinin kamuda oluşmasını sağlayan Şener'in temsili bittikten sonra adeta Sivas'ın üzerine sis çöktü.
Şehir nüfusunun büyük bir bölümünün kursağında Şener'in siyasetteki temsil başarısının birer parçası bulunurken özellikle kamu kurumlarının, oda, sendika ve birliklerin sıkı çalışması ve çalışmaya itilmesi ile Sivas tarihinin en büyük gelişme yıllarını yaşadı.
Özellikle çalışkanlığı, insanlığı ve geniş ufku ile ürettiği projelerle hafızalardan silinmeyen Dr Hasan Canpolat'ın Valilik döneminde Abdüllatif Şener'in büyük ödenekler ve kaynaklarla hem de siyasi desteği ile şehre adeta 5 yılda çağ atlatmışlardı.
Abdüllatif Şener'in Ak Parti siyasetinden sonra şehir önce erimeye mevcuttan yemeye başlarken liyaketten uzak eş dost akraba saadet zincirinden oluşan bir yapıya geçiş yaptı.
Çalışma zihniyetinin yerini biat zihniyetine bıraktığı bu süreçte her gelen idareci makama güç vermek yerine koltuktan aldığı güçle zayıfı ezmeye eleştiride bulunanları sindirmeye çalışırken oluşturulan bu siyasi mutluluk zinciri ile daralan ekonomik yapıda aynı zincir içerisindeki bireylere bağlandı.
Vermek yerine almak üzerine kurulu bu sistem özellikle dini söylemlerle inancı sağlam olan halkı sömürürken şehirdeki kamu yatırımları bir bir Sivaslının elinden alındı.
Sivas diyerek sırtındaki siyasi güçle şehirden sürekli birşeyler koparan ve koparılanlar karşısında sessiz kalanlarla son 15 yılda tamamen Valisi olan köye dönüşen şehirde ne geleceğe yatırım oluşturacak bir proje ne de artarak devam eden göçü önleyecek bir atılım bulunmamakla birlikte halen siyasi gücü kullanan idareciler ve oluşan akraba dost iş ortağı şeklindeki biatın öncelikli olduğu çürümüş siyasi mekanizma içerisinde gerçekler ve yozlaşan yapıya karşı herhangi bir hamle yapılmamakta.
Adeta üç maymunu oynayan oda, birlik ve sendikalar da bana dokunmayan bin yaşasın mantığıyla işlerken Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sultan Şehir Sivas kan kaybetmeye devam ederken kamu ve siyasetinin üst tabakalarını oluşturan isimler ya okey masalarında taş peşinde günlerini geçirirken ya da şatafatlı bıçak çatal seslerinin yankılandığı sofralarda körler sağırlar birbirlerini ağırlar düzeni içerisinde günlerini geçirmeye devam ediyor.