EMEKLİLER NE İSTER?

EMEKLİLER NE İSTER?

Siyaset dünyamız kısa süre önce bir seçim süreci atlattı. Ne seçim ama sanırsınız ki ölüm- kalım seçimi. Ne fırtınalı, ne şaşalı bir seçim yaşandı. Seçmeni ikna etmek adına atılmadık takla kalmadı. Her mezhep, her meşrebe uygun strateji, ince ele sık doku, aman açık verme, aman kimseler duymasın, önce adaylık, sonra aday olmak, sonra seçim, daha sonra seçilmek, önce yorgunluk, sonra gevşeme, daha sonra kemer sıkma, sıkı para politikası. Önce Faiz sebep Enflasyon sonuçtur. Ekonominin bir bileni benim, size ne oluyor kardeşim. Sonra geriye baktılar, bir arpa boyu yol alınmıyor, olmuyor. Ekonominin başına M. Şimşek allanarak, pullanarak geçiriliyor.

Şimşek, bir şimşek hızı ile başlıyor zam’a, ver Allah’ım ver sicim misali, kamu zamları başı çekiyor. Vergi, zam ve harçlara yapılan ilavelere bahane bulmak Türkiye gibi ülkelerde çok kolay, devasa sorunlar var nasıl olsa. Halkın gözünü boyamakta nasıl olsa ehil kadrolar var mevcutta. Bir şey olmaz. Nasıl olsa müesses nizamın egemen güçleri her zorluğu yener, her güçlüğü aşar. Baskı grupları, hazır elde, başı sıkışınca elle değil, dil ile verilen talimatlar-emirler, demiri keser nasıl olsa. Birde kulp takar atarsın zindana kimsenin sesi soluğu çıkmaz.

20 yıldan fazla oldu AKP iktidarı, her yıl bir önceki seneyi aratır oldu. Zam, zulüm, baskı ve tehdit iddiaları bitip tükenmeyen bir nehir olup akıyor. Ne olacak bu işin sonu, nereye evirilecek, önümüzde ki ay ülkede nasıl ve neler değişecek bilinmezlik içinde gidiyor. Milletin ekseriyeti yoksulluk, hayat pahalılığı tehdidi altına yaşam mücadelesi verir hale getirildi. Artık vatandaş için kazançlı bir alış veriş hayal oldu. Mesela benim yok, öyle bir şeyim olmadı. Yurt dışında yaşayan bir birey, araba hayalde, kazara bir telefon aldı ve bir gün sonra bir karar, harçlar, vergiler, astronomik oranda artırılması bireyin ruhunda yedi şiddetinde deprem tesiri yaratır,6-bin’den 20-bin’e Allah izan versin.

Acı reçete sadece vergi, harç ve resmi parasal işleri değil, emekli- dul- yetim ve dar gelirli vatandaşlarında balyoz etkisi yarattığı muhakkaktır. Devlet her türlü iş ve işlemlerinde tasarruf etmediği halde sabit gelirlilere gözünü dikmesi, onlara güç yetirmesi asla doğru bir yöntem değildir. Söz verdim, memura 22.000 bin lira verecek diyerek, büyük oran teşkil eden emeklilere mağdur etmek ne insani, ne dini, ne de milliyetçi hasletlere sığmaz. Milliyetçiliğin kitabında asla ve asla yeri olamaz. 

Dar gelirliler ne ister, insanca yaşam, hayat pahalılığına karşı altı ay da olsa kısmı korunma ister. Eğer Maliye’ye külfet getiriyor diyorsanız ki, böyle düşünmeniz, mümkün- göç dalgalarının, döviz-altın artışlarına gem vurulmalıydı. Gittikçe maliyeti artan apartmanların fiyatlarını kontrol değil, dengelemek önceliğiniz olmalıydı. Yeni şartlara ve durumlara göre palyatif çözümlemeler Türk milletini huzur ve sükuna erdirmesi zor görünüyor. Umarım gelecek günler bu günden daha kara, kapkaranlık olmaz, aydınlık ve ferahlatıcı güneş gibi olur.  

Kalın sağlıcakla.



Anahtar Kelimeler: EMEKLİLER İSTER?