Bir Siyah Sancaktır Gece
Emsali Karaduman Yazdı...
Tarih: 12.3.2019 12:55:18/ 275okunma / 0yorum

      BİR SİYAH SANCAKTIR GECE…

    Gündüzün ışıltısına aldanma, gündüz parlak yaldızıyla insanı oyalayan, onu aldatan gerçekleri süsüyle örten bir hokkabazdır. Gecenin kati doğruluğuna yasla sırtını. Gecenin izbe sükûnetinde ver kararlarını. Baş yastığa gelince bir ışık huzmesi gibi zihne damlayan düşünceler en yalın gerçeklerdir. Sakın o doğruların peşini bırakma. Gece karanlığı en aydınlık gerçekleri sunar aslında bize. Acı gerçekleri yüzüne haykıran vefalı bir dost gibi…

            Gündüzün büyülü atmosferinde türlü yanılgılara düşeriz. Gece bu yanılgılarımızın muhakemesinin yapıldığı tek zaman dilimidir. Gecenin sessizliğinde kendimizle baş başa kalmışlığın yalnızlığında en sade gerçeklerin parlak fikirleri yansır beynimize.

Gece, kavi sorguların ve asil kararların yüce mahkemesi…

 Özgür düşüncelerin ayyuka çıktığı, kafalarda isabetli kararların şahlandığı kara bayraklı hür bir ülkedir gece. Süresiz dalgalanan kara bayrağı, zamanın en özgür ülkesinin remzidir.

Gece, yalnızların annesi…

Gece, kimsesizlerin kalesi…

Gece, kendiyle dost olanların ocağı…

Gündüz, çirkin yüzünü türlü boyalarla makyajlayıp süsleyen bir kadından başka nedir. Her yönüyle aldatıcı bir sihirbazdır gündüz. Türlü oyun ve hilelerle aldatır bizi, sürükler ardı sıra herkesi.

            Güneş yaldızlı ışıklarını saldığı zaman eşyanın üzerine, her şey olduğundan güzel görünür. Bütün çirkinlikler bu parlak enerjinin altına saklanır. Tıpkı beyaz gelinliğinin altına saklanmış çirkin bir gelin gibi…

             Gerçeğin bütün çıplaklığıyla kendini gösterdiği sade bir zamandır gece. Gündüzün süsünden soyunduğu aşikâr bir an... Gündüzün dost sandıklarımızın terkini görüp, nefsimizle baş başa kalmışlığın hazin musikisini çalar kulaklarımıza. Çok sağlam sandığımız hal ve davranışlarımızın gece muhakemesinde büyük yanılgılar olduğunu görürüz. Gündüzün yaldızlı pırlantasıyla allayıp pulladığı acı gerçekler, gecenin karanlığında ortaya çıkar. Ve sorguların amansız sağanağı başlar. Yaptığımız hatalar bir bir dizilir zihin koridorumuza.

             Yeni bir sabaha başlamadan gece karanlığın izbe sükûnetinde sağlam sözler ve kuvvetli yeminler ederiz bozmamak üzere. Fakat gündüzün süslü hokkabazı türlü göz yanıltmalarıyla yeniden kandırır bizi. Yeniden taze vaatlerle çıkar karşımıza hilekâr politikacılar gibi. Yüzüne cilalar sürdüğü bitpazarı mallarını defalarca satar gündüz bize. Gece karanlığının tek renge boyadığı eşya, gündüzün yaldızlı aydınlığıyla yedi renkli ebemkuşağına dönüşür bir anda. Altından geçip her şeyi tersine döndürmek için koşar da koşarız ardı sıra. Hayatı tüm aldatıcılığıyla kuşatan yedi renkli hokkabaz, gerçeğin önünde durur tül tül.

Nafile çabalarımızın yanılgısından batan güneşin gerçeğiyle irkiliriz. Renklerin aldatıcı gerçekliğine yüce dağların ardına saklanarak son noktayı koyar Güneş. İbrahimi denemelerin bize öğrettiği gibi, bu parlak gece kandillerinin geçici dostluğuna şahit oluruz. Hiçbir batanın bize yoldaş olamayacağını kavrarız yeniden. Yok olanların gerçek olamayacağını anlarız. Göz alıcı renklerin aldatıcı çeşitliliği insanın yüzüne sahte gülücükler saçarak onu yeniden ayartır, yeniden geceyle olan kavlini bozar insan. Unutur bir anda samimi dostunun candan öğütlerini. Aldanır güneşin ışıklarının eşyayı kuşattığı renk cümbüşüne.

            İzbe sükûnetinin bilge tavrıyla gece, ne derin hayallere daldırır insanı. Ne büyük hikmetler taşır karanlığında. Ne yüce kelimeler indirir yüreğimize. Cesur cümleler devşirir derin yalnızlığından. Sonra soy şiirler hediye eder karşılıksız, çam sakızı çoban armağanı. Duygularımızla baş başa kalmışlığın en yüce bestelerini sarar dilimizin ucuna. Dilimize dolanan efkârlı türkülerin de fitilini ateşler. Coşkulu destanların yürekleri titreten kudretli sözleri çağlayanlar gibi indirir soylu dudaklara.

            Gece, karşılıksız öğütlerin babası…

            Gece, sevgiye muhtaç yetimlerin esmer tenli dadısı…

Ateş böceklerinin yalnız parıltısı, gecenin koynunda görülür ancak. Gece, derinlerden çağıldayan gür bir ırmağın bin bir bestesini çalar kulaklarımıza. Gecenin sessiz uğultusu, gündüzün avaz nakaratını keser bir bıçak gibi. Işıkla kuşatılmak benim yalnızlığımdır diyor Neitshce.

Gece ki… Uyandırır nice soylu sevdaların türkülerini. Karanlığından ne parlak fikirler doğurur.  Miskin ve atıl yüreklere bir karabasan gibi çöker. 

            Bir siyah sancaktır gece, hakikat ordusuna yol gösteren.

Ey karanlık, ey kara yüzlü hakikat! Adın kötülüklerle anıldı hep. Her kötülükte dillere dolandın. Kötü ve karamsar günlere adın takıldı karanlıklar diye. Oysa nahoş aydınlıkların sarhoş parıltılarıydı seni gizleyen. Gündüzün yüzü boyalı soytarılıklarıydı seni heveslendiren. Oysa gece çöktüğünde tüm haşmet ve vakarıyla dağların üzerine, asi gerçekler takar zincirini koluna insanı, sürükler ta alaca sabahların efsunlu parıltılarına kadar.

İnsanın türlü ayıplarını örten bir perdesin sen. Sen ki günahtan ziftleşen kara yüzleri saklarsın. Ey gece, ey yüzüne siyah mühür vurulmuş hakikat! Ey vefasız gündüzlerin ardından yardıma koşan dost… Utanmaz yüzlere peçesin sen. Soylu şiirlere ibretli nakarat, büyük sözlere hecesin sen. Yanıltıcı gündüzlerin üzerine basan kara bahtlı gecesin sen.

Ey yüreği ak, bahtı kara gece!.. Ey engin vadilerin vefakâr dostu… Ey kaypak parıltıların üzerini örten gerçek!.. Ey yalnızlık şarkısının tek bestekârı… Ey kutlu öğütlerin vefakar dostu!.. Ey kadri bilinmeyen bilge!.. Ey tenha toprakların gizli cevheri!.. Ey gizli günahların ve kavi tövbelerin şahidi. Hep sana atfedildi kötülükler. Karamsar günlerle anılır oldu adın. Tarihin meşakkat ve zulüm dilimlerine de senin adın takıldı karanlık devirler diye. İnsanın garaz ve kötülüğüydü aslında zamanı kokutan ve karartan. İnsanın kararan kalbiydi zamanı karalayan da.  İnsanın isyanıydı berrak zamanın ak yüzünde siyah bayrak açan.  Kendi inşa ettiği kötülük şatolarının karanlıklarına seni yafta yapan insana beyaz hakikatlerinin berrak duygularını fısılda. Kara çehrenin altındaki ak gerçekleri haykır. Beyaz yalanların üstünü ört bir peçe gibi. Gelmesin artık gündüz denilen aydınlık yalan.                                                                  

                                                  Emsali KARADUMAN








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Siyah Sancaktır Gece
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Takip Eden Değil Takip Edilen Gazete!
Kral Çıplak Olsa Ne Yazar
Kral Çıplak Olsa Ne Yazar
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Mutluluğun Resmini Yaptılar!
Mutluluğun Resmini Yaptılar!
SİVAS´ın en köklü okullarından biri olan Halil Rıfat Paşa Lisesi, pür neşe içinde baharın gelişini kutladı.
Halı Müzesi Kurulmalı
Halı Müzesi Kurulmalı
Dünyada eşi olmayan ŞARKIŞLA halıları yok olmak üzere. Selçuklu zamanından kalma yaklaşık 30 civarında ŞARKIŞLA halısının olduğu bilgisine ulaşılırken, bu paha biçilmez halıların depolarda bekletilmesi ise tuhaf bulunuyor. Vali AYHAN´ın, bu ve benzeri tarihi halıların bir arada bulunacağı bir “HALI MÜZESİ” fikrini hayata geçirmesi bekleniyor.
Uyumamak İçin SİVAS POSTASI Okunur!
Uyumamak İçin SİVAS POSTASI Okunur!
Şehrin TEK ÖZGÜR GAZETESİ Sivas Postası, ortaya koyduğu düşünceler, şehre dair ürettiği projeler ile gerek il içinde gerekse il dışında ki okurların dikkatini çekiyor.
NİSAN´da Hakim Karşısında!
NİSAN´da Hakim Karşısında!
SİVAS´ta görev yaptığı süre zarfında eğitim öğretimi kilitleyip MİLLİ EĞİTİMİ´i içinden çıkılmaz duruma getiren ALTINSOY, Nisan´ın 10´un da “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAKTAN” yargılanacak.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Her “hak” almasında derdi ki; “Allahım beni bana bırakma.”Bu bilge sözü akşama kadar belki yüz defa söyler idi. “Allahım beni bana bırakma, Allahım beni bana bırakma…”
Klasiklerimizi Okumak
Klasiklerimizi Okumak
İsmet TANRIVERDİ Yazdı...
Halkımız PAŞABAHÇE´ye Hazır!
Halkımız PAŞABAHÇE´ye Hazır!
SOĞUK KIŞ GÜNLERİNİ, kısır ve etli pide ile geçiren şehrimiz insanı, PAŞABAHÇE´yi hasretle bekliyor. Mangal kokusu ile pür neşe olmak için gün sayan halkımız, piknik malzemelerini hazır kıta bekletiyor.
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Doğruların ve güzelliklerin mücadelesi için herkesi ama herkesi SİVAS POSTASI´na davet ediyoruz...
Çürüme Büyüyor!
Çürüme Büyüyor!
SİVAS´ta son zamanlarda “küçük çıkarlara, küçük korkulara, küçük hesaplara” tapınan insan sayısı giderek artıyor.
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Selim Yıldız Yazdı...
Kıssadan Hisse
Kıssadan Hisse
"- Nasıl olsa bu havuza herkes bir kova süt dökecek!.. benim bir kova su dökmem bir şey değiştirmez!?.. diyerek.. başlamışlar aynı düşünce ile havuza kovalar dolusu suyu boşaltmaya..
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Sağlık Bakanlığı 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle hekimleri ödüllendirdi. SİVAS´ta da başarılı ve fedakar Gögüs Doktoru Hayrullah GÖLEN ödüle layık görüldü.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar