Bir SİVAS Hatırası...
“O yıllarda köy 50 hane kadardı. Derleme toplama bir köy idi. Sürgün köyü sayılırdı. Hatrımda doğru kaldı ise 20 hane kadar TÜRK, 10 Hane kadar Kürt, 10 Hane kadar Ermeni 2 Hane kadar Rum 2 HANE kadar Çerkez yaşayan ilginç bir köydü. Bir SENARİST olsa o köyden çok film yapardı. Konan göçen çok olurdu. JANDARMADA eksik olmazdı.
Tarih: 24.12.2018 11:28:37/ 479okunma / 0yorum

“O yıllarda köy 50 hane kadardı. Derleme toplama bir köy idi. Sürgün köyü sayılırdı. Hatrımda doğru kaldı ise 20 hane kadar TÜRK, 10 Hane kadar Kürt, 10 Hane kadar Ermeni 2 Hane kadar Rum 2 HANE kadar Çerkez yaşayan ilginç bir köydü. Bir SENARİST olsa o köyden çok film yapardı.

Konan göçen çok olurdu. JANDARMADA eksik olmazdı.

KEŞİŞ EMMİ ilginç bir insandı. Keşişliği bırakmıştı lakin yine de Keşiş Efendi olarak ÜNLENİRDİ. Siyah bir eşeği ile dolanıp dururdu.

Biz köye yerleştik. Babam önce o köyde pek çok ev tamir etti. O yörenin büyük köylerinden Deliilyas Köyünde de evler onardı. PAŞAKÖY üzerindeki Dağ Ardı Köyleri denilen köylerde de duvarlar ördü, ağıllar yaptı.

ANAM da köyde sevilmişti. Aşağı Manuşak Bacı, Yukarı Manuşak Bacı…

Anam da elli ayaklı kadındı. “Kalbur, Gözer, Elek” yapardı…

Köy halkı da elinin emeği karşılığı, bulgur, yarma, tavuk ve yumurta verirlerdi.

Bu köye çok alışmıştık. En azından akşam babam bir at bulmuş at ile eve geliyordu.

KEŞİŞ EFENDİ´nin hemen yanındaydı evimiz. Keşiş Efendi bilgece bir insandı. Güzel laflar eder, güzel nasihatlar yapardı.

Civarda da sevilirdi.

Beni de çok severdi. Bana sorular sorardı. Benim keskin ticari zekamı o zaman çözmüştü sanırım.

Kapının önünde güneşe karşı oturmuş oynarken ban birgün dedi hiç unutmuyorum;

“Taptığına İyi Tap, Tuttuğun İşi İyi Tut Eğer Muaffak Olamazsan Beni Şu Göllere At” derdi.

Şu göller dediği köyün alt tarafında oluşmuş irili ufaklı gölcüklerdi.

PAŞAKÖY günlerim çok güzeldi. Köyde olay hiç eksik olmaz, günaşırı iki Jandarma gelirdi köye.

KÖY sanki hergün yeni bir olay yaşardı. Güz yaklaşmıştı. Köylüler kış telaşına düşmüşlerdi.

Islanmış buğdayı taştan oyulmuş bir dibek içinde tokmaklarla dövüp yarma yapıyorlardı. “SOHU” dedikleri bu taştan oyulmuş dibeğe bugdayı ıslayıp koyuyorlar ve dört kişi tohmakla bunu dövüyorlardı. Kepeği çıkıyor onu rüzgarda savurup yarmasını alıyorlardı.

Hem “YARMA DÖVÜYORLAR” hem de türküler söylüyorlardı. İlk defa görmüştüm ben…

Anam da garibim hiç durmadan kalbur, elek yapıyor ve kışlığımızı tedarik ediyordu.

O bir yıl çok bereketli geçmişti. Babam da kazanıyordu. Anam da evimizin temel iaşesini sağlıyordu.

Babam sabahın köründe TONUS Köyüne gidiyor orda oranın bir AĞASININ ağılını yapıyordu. Birkaç seferinde beni de götürdü. TONUS Köyünde sülalecilik yaygındı. Birkaç ağa vardı o zamanlar. Babamın ağılını yaptığı ağanın yanında “azap” denilen işçiler çalışırdı. AĞA, neredeyse karın tokluğuna çalıştırırdı garipleri. Diğer ağaları bilemem ama bu AĞA çıkarına düşkün açıkgöz bir adamdı.

Odasında bir hindiye tek başına yediğini görmüştüm. “AZAPLAR” ise çok iyi kalpli idiler. Bir defasında yaşlıca bir azap, cebinden çıkarıp avuçlarıma sıcacık “KAVURGA” doldurmuştu…”

PAŞA KÖYLÜ KEŞİŞİN YILKI ATI/ Kirkor DEĞİRMENCİYAN (Sivas Postası)








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: SİVAS Hatırası
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı...
Güller Ülkesine Doğru...
Güller Ülkesine Doğru...
Sanattan uzak kalmış, yada kasten kaçırılmış insanın talihsizliği düşündürüyor beni. Yıllar geçmesine rağmen bir şiirin mısrasını hazmedememiş, bir roman kahramanıyla bütünleşmemiş, bir tiyatro sahnesinin içinde kendini bulamamış kişiler yok mu? İnsanı kendinden uzaklaştıran mekanların havasında bunları yaşamak ne kadar zor !
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Şaban amca ezile büzüle “hocam senden izin istemeye geldik” şaşırmıştım. Ne izni Şaban amca dedim.”Biz bu hafta düğün yapacaktık. Eğer izin verirsen Bayrağı kaldıracağız, yoksa erteleyeceğiz”.O an boğazımın düğümlendiğini hissettim....
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Sofra bezini, dışarıya silkeleyip, tahtayı nemli bezle sildikten sonra ders çalışma ve ödev yapmak için kullanırdım.
Bir GÜRÜN Hatırası..
Bir GÜRÜN Hatırası..
Mehmet, Osman ve Hasan Kapısız, Sivas´ın GÜRÜN ilçesinin Tohma vadisinin başladığı SARICA köyünde geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan üç kardeş
İyi Ki VARSINIZ!
İyi Ki VARSINIZ!
Hafta sonları BANKALAR CADDESİ´nde müzik yapan sokak sanatçıları, şehre ayrı bir güzellik katıyorlar.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
"Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki”
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
SİVAS´ın KUTUP YILDIZI İhramcızade İsmail Hakkı Toprak´ın, AŞIK VEYSEL´in “KARA TOPRAK” şiirini çok sevdiği ve bunun ezgisini söyleterek göz yaşı döktüğü öğrenildi.
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
SİVAS Mutfağının özel yemeklerinden biri olan ÜZÜMLÜ unutulmak üzere. Hem düğün yemeği hem de tatlı olarak asırlardır damak zevkine hitap eden yemeği yapanlar ise bitmek üzere. Tonus Köftesi´nin tamamlayıcısı olan ÜZÜMLÜ, ALTINYAYLA, DELİİLYAS, ULAŞ VE ŞARKIŞLA yörelerine özgü olup, artık yapılmıyor.
İnsan Kitaba Dokunmalı...
İnsan Kitaba Dokunmalı...
"Olan kaderdir. Daha sonra ne olacak kimse bilemez".
TAŞHAN...
TAŞHAN...
/Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla/
Aşık DESTANİ İle Söyleşi...
Aşık DESTANİ İle Söyleşi...
SİVAS´ın Kültür-Sanat temsilcisi SİVAS POSTASI, bir birinden özel dosyalar ile kültür hayatımıza renk katmaya devam ediyor.Kültürümüze sazıyla sözüyle katkı sunan Süleyman ULUTAŞ ile SİVAS POSTASI okurlarına tadı damakta bir söyleşi hazırladık...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Ben küçüktüm o zaman ağlayamamıştım ama aha şimdi bu yazıyı yazarken o anı anımsıyorum ve şimdi AĞLIYORUM…Gözyaşı borcumu ödüyorum.
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar