"BİR DİRENİŞTİR YAŞAMAK"
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Tarih: 21.3.2020 19:01:14/ 2412okunma / 0yorum

“BİR DİRENİŞTİR YAŞAMAK…”

 Toplum olarak Covid-19 virüs salgınının ciddiyetini yeni yeni algılamaya başlıyoruz. Salgın İran da patlayınca “şüphe”, İtalya, Fransa ve Almanya gibi sağlıklı, zengin ve uzun yaşayanlarındünyasında yayılıncaiçimizde “korku” başladı.  Şu gerçeği sakince kabul edelim ki, boğazımıza kadar bizde bu işe batmış durumdayız. Ağlamanın, zırlamanın, hava atmanın, birilerini suçlamanın, şu anda hiçbir bir anlamı yok.

 Bu dönemde,alınan fiziki önlemler ne kadar önemli ise psikolojimizi sağlam tutmakta bir o kadar önemlidir.Bu ülkede her altı kişiden birinin,klinik seviyede psikolojik tedaviye ihtiyacı olduğunu ve yılda bir milyon iki yüz bin  kutu reçeteli depresyon ilacının kullanıldığını düşünürsek, birbirimize daha çok destek vermek zorunda olduğumuz açıkça ortaya çıkar.Devletten beklediğimiz çok şey var ama bunlar, bu günün tartışma konusu değil, onun için devlet tarafından tavsiye edilen önlemler alınmalı ve evden dışarı çıkılmamalıdır. Bu işin başka bir yolu da yoktur.Çin ve Güney Kore virüs salgınının etkilerini nasıl yavaşlattı ve başardı isebizde başarabiliriz.

 Salgının Çin de ortaya çıktığı ilk günlerde, bir kitap okumaya başlamıştım.JoséSaramago´nun“Körlük” isimli romanı. 1998 Nobel edebiyat ödülünü almış, sürükleyici bir kitap. Avrupa´nın bir ülkesinde, adamın biri, aracı ile kırmızı ışıkta beklerken aniden kör olurve ülkede ani bir şekildekörlük salgını başlar. 

 Sağlık bakanlığı anlam verilemeyen bu bulaşıcı salgın karşısında hemen karantina kararı alır.  Körlük bulaşaninsanlar evlerinden tek tek toplanarak, kullanılmayaneski bir akıl hastanesinde karantina altına alınır. Birkaç gün sonra karantina binasında yer kalmaz, bina tıka basa dolmuştur.Karantina binasının içine silahı ile giren birkör,  kendi çetesini kurarak, içeride iktidarını ilan eder.Bina içine giremeyen devletin askerleriisehastalar kaçmasın diye,dışarıda nöbet tutmaktadır

 Çete,devletin verdiği yemeklere el koyar ve buyemekleri altın, gümüş, yüzük, saat, değerli nevarsa onun karşılığında karantinada ki körlere satmaya başlar. Ancak bir süre sonrakörlerde verecek değerli bir şey kalmaz ve sıra karantinadabulunan kadınlara gelir.Kör kadınlar açlıktan ölmeme pahasına kocalarının ve çocuklarının  “kör” gözlerinin önünde tecavüze uğrar.

Ya açlıktan öleceklerdir, yada çetenin her türlü isteğine boyun eğeceklerdir. Elbette bu durum fazla uzun sürmez ve isyan çıkar, bina ateşe verilir ve esaretten kurtulurlar. Ancak dışarı çıktıklarında binayı bekleyen askerlerinyerinde olmadıklarını anlarlar, yani devlet kaybolmuştur.

 Geçen kısa süre içinde salgınülkenin her yanını sarmış, durum çok korkunç bir hale gelmiş, her yer yağmalanmış ve sokaklar çöp dağlarına dönmüştür. İnsanlar küçük gruplar halinde şuursuz ve çaresizbir şekilde sokaklardadolaşmakta,yiyecek aramaktadır. Köpekler ise sürü halinde gezmekte ve sokak ortasında ölmüş insanları yemektedir.

 Yazar, romanında sebebi bilinmeyen körlük salgını sonucunda, otoritenin kaybolmasını ve kör insanların hayatta kalma mücadelesinianlatmaktadır.Bir salgının nasıl kontrolden çıkabileceğini ve bu tür olaylardaörgütlülüğün ne kadar önemli olduğunu vurgulamak ister. Yaşanan kaos için“bedenimiz örgütlü bir sistemdir, örgütlü kaldığı sürece hayatta kalır, ölüm ise örgütsüzlüğün sonucundan başka bir şey değildir”sonucuna varır.

 Bu kitabı okuyunca, Covid-19 salgınının,böyle bir körlük salgınyanında çerez bile olamayacağını anlıyorsunuz…

 Ancak herhangi birtoplumun başına, herhangi bir zamanda akla hayale gelmeyecek türde salgınlar, felaketler gelebilir ve gelecektir de. Böyle zamanlarda en ihtiyaç duyulan şeydevletin, toplumun ve toplumu oluşturan bütün bireylerin, bu süreçleri yönetebilecek birörgütlenme kabiliyetine sahip olmasıdır.Onun için “örgütlenmek bir bakıma görmeyebaşlamaktır.”

 Biliyoruz ki hayatın tek bir gerçeği var, oda ölüm. Bütün insanlar öleceğini bilir ama ne zaman ve ne sebeple öleceğini bilemez. Zamanını bilemez ama kıytırık bir virüsten dolayı ölmeyi de hiç kimse istemez. Onun için bu salgınla çok ciddi bir şekilde mücadele etmeliyiz ve Nazım Hikmet´in dizelerinde söylediği gibi direnmeliyiz.

 “ Yoköyle, umutları yitirip,  karanlıklara savrulmak.”

“ Unutma! Aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak…”

 Bu vesile ile bütün insanlara sağlıklı, umutlu ve mutlu yarınlar dilerim…

Tacettin KEPENEK








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: DİRENİŞTİR YAŞAMAK
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
Osman ÇELİK Yazdı...
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
Anadolu´nun en emin yeri olan SİVAS´ın, stratejik durumu tarih boyu bilinirken, özellikle savaşlar ve salgınlar anında SİVAS´ın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Son salgınla DİKİM EVİ akılara gelirken, burada bırakın TÜRKİYE´nin Dünyanın maske ihtiyacını karşılayabilecek ekipmanların olduğu SİVAS kamuoyu tarafından devamlı dile getiriliyor.
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE borçlarının giderilmesi için ÜNİVERSİTE HOCALARININ her birinin 2000´er lira bağış yapmaya hazır olduklarını belirtmeleri yanı sıra ÖĞRETMENLERİN DE Nisan ayına dair EK DERS ve KURS Ücretlerini bağışlama arzusunda olduklarını beyan etmeleri ise SİVAS adına GURUR VERİCİ olarak kabul ediliyor.
CUMA NAMAZI KILINMALI!
CUMA NAMAZI KILINMALI!
Mehmet ZAHİD KOTKU geleneğini devam ettiren Muharrem Nureddin COŞAN, “Halkının %99´u Müslüman olan ülkemizde Cuma Namazı´nın gerekli kategorisinde yer aldığına olan inancımızı ve belirli kısıtlamalarla kılınmasına duyduğumuz ihtiyacı belirtmek istiyoruz.” dedi.
AMAN DİKKAT!
AMAN DİKKAT!
SALGIN nedeniyle okulların NİSAN sonuna ertelenmesi, İSTANBUL´u hareketlendirdi. Pek çok SİVASLI´nın, memleketleri olan SİVAS´a dönme düşüncelerinin salgının yayılma ihtimalinden dolayı engellenmesi bekleniyor.
TEDBİRLERE UYALIM!
TEDBİRLERE UYALIM!
15. Yüzyılda atalarımızın uyguladığı yöntemler hala geçerliliğini koruyor.
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
AKDENİZ´in incisi ALANYA, gezip görenleri adeta büyülüyor.
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
TMMOB ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi SUİÇMEZ "Tarıma yönelmeliyiz" dedi...
"Dönme Dolap"
"Dönme Dolap"
Sabah Lunapark´´a giden görevliler sandalyelerin hâlâ dönmekte olduğunu görmüşler. Bekçilerin ikisi de ölmüştü…”
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
Şu günlerde yapılan İNFAZ DÜZENLEMESİ çalışmasına, SİVAS olayları mağdurlarının da eklenmesi bekleniyor. HİÇBİR terör örgütü bağlantısı olmayan mağdurlar, “OTEL YANGINI” ile uzaktan yakından ilgileri olmadığı halde 27 yıldır zindanda kesintisiz yatıyorlar.
AŞIK VEYSEL
AŞIK VEYSEL
Emsali KARADUMAN Yazdı...
Yağ Pekmez
Yağ Pekmez
“Ahanda TÜRK, ahanda ERMENİ, ahanda RUM ayrı gayrı ne olaki. Halayda aramıza giremeyen büyük devletler, fitne ateşini soktular”
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
Yiğide Neayak Yazdı...
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
Şehrin TEK ÖZGÜR GAZETESİ Sivas Postası, ortaya koyduğu düşünceler, şehre dair ürettiği projeler ile gerek il içinde gerekse il dışında ki okurların dikkatini çekiyor.
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
Evi temizleyeceğim, günüm var, arkadaşlarım gelecek diye binbir bahane ile evdeki eşlerini dışarı gönderen ev hanımları, VİRÜS ile adeta büyük bir darbe yediler.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar