Bilime Sıra Gelsin Artık!
Üniversitede görevli pek çok hoca Osmanlı´nın son dönemlerinde adeta kronikleşmiş “beşik uleması” mantığını devam ettirme girişiminden ödün vermiyor.Rektör Yardımcısı Ali TAŞKIN´ın bir uygulaması ise şaşkınlık derecesinde.ÖSYM´ci TAŞKIN´ın kızını Fen Fakültesi Mikrobiyoloji alanında doktora yapmış olmasına rağmen içerik açısından farklı olmasına ve DANIŞTAY kararlarına rağmen döner sermayeden yararlandırma maksatlı Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji kadrosuna geçirmeye çalıştığı iddia edilmekte. Üstüne üstlük TAŞKIN´ın bir ayrıcalıklı hamle ile “üç dört aylık bir tez” bitirme işini de organize ettiği ve hali hazırda bir ismi de ayrıcalıklı kulvardan hoca yaptığı iddia ediliyor.
Tarih: 6.3.2018 21:42:18/ 3323okunma / 10yorum

SPHM ÖZEL HABER

ÖSYM ci Rektör Yardımcısı Ali TAŞKIN´ın kızını Fen FAKÜLTESİ Mikrobiyoloji alanında doktora yapmış olmasına rağmen içerik açısından çok farklı olmasına rağmen  ve emsal DANIŞTAY kararlarına rağmen yeni bir emrivaki kadroyla ben istediğimi yaparım edasıyla TIP FAKÜLTESİ MİKROBİYOLOJİ bölümüne kadrosunu çıkartmaya çalıştığı üniversitede konuşulan konuların başında geliyor.

Ayrıca TAŞKIN´ın BİR DÜNYA REKORUNU DA kırarak üç veya dört ayda bir tez bitimini organize ettiği ve hali hazırda bu tez filminin içerisinde bulunan ismin üniversitede hoca olduğu ve derslere girdiği iddia edilmekte.ÖSYM bürosunda sekreter olarak çalışan şahsa tanınan bu ayrıcalıklı tez katkısının hak ve adalet ilkelerine uyup uymadığı kamuoyu tarafından merak ediliyor.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Bilime Sıra Gelsin Artık
Okuyucu Yorumları (10 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
kayit kontrol
7.3.2018 21:29:47
sayin c guzel bir soru sormussun bilimin disinda her isin dondugu yerde basinlik cok is cikinca basinda bunu gundeme getiriyor. Akademisyen olmaniz muhtemel bilimin denetimin hangi kurum tarafindan yapilacaginizi bildiginize gore. Peki baska illerde sizin gibi bu haberleri takip edip yorum yapan akademisyenler var mi acaba bunu da arastirsaniz iyi olmaz mi
C....
7.3.2018 19:59:43
Bir Sivaslı ve üniversite personeli olarak size sormak istiyorum. Bu sorumu yayınlarmısınız bilmiyorum. Lakin yayınlarsanız dürüstlüğünüzü göstereceğinizi düşünüyorum. Sorum şu ki ; Bir gazete olarak Üniversitenin Bilimsel durumu sizi neden ilgilendiriyor. Her üniversitenin bilim üretmek gibi bir zorunluluğu da yok. Bunu düşünmesi gereken yerin Yök ve bu konuyla ilgili kurumlar olması gerekirken ve nedense bizim ilimizden başka bir ilde göremeyeceğiniz şekilde gazetelerin derdi Üniversitenin Bilimsel durumu
C.....
8.3.2018 22:20:05
Gka denen birarkadaş bana ithafen yorumunda “ Öğretim Üyesinin Öğretmenden ne farkı var o zaman “ demiş. Evet doğru Öğretim Üyesinin farkı 1. Birbirlerini tanıyan iki akademisyenin kendilerine atıf yaptırması. 2. Çin de , Uzak Doğuda vb ülkelerde para ile yayın yaptırarak yayın yapmış olmak, 3. Yukarıda sayılan maddeler neticesinde teşvikten faydalanarak sonra her yerde ben ALADEMİSYEN im diyerek gezmek. 4. Yabancı dik sınavına YÖK dilden girerek ( Son derece basit) 20 almak. Sonra da oturup bu üniversite Bilimsel yönden ilerlemiyor diyerek sizin gibi yorum yapmak ve yönetimleri suçlamak. Yönetimler bilim üretmez . Bilimi akademisyenler üretir.
gka
7.3.2018 22:38:31
Sayın c bende size soru sorayım. Medyanın işi nedir sizce, neyle ilgilenmesini arzu edersiniz? Biryerlerde yanlış giden işleri eleştirmek yerine çocuklar için masallar mı yayınlamalılar acaba? Ayrıca üniversiteler bilim üretmeyecekse neden varlar? Öğretim üyesinin öğretmenden farkı nedir sizce?
gka
9.3.2018 18:15:11
Ben yine size sayın c diye hitap edeceğim, bir arkadaş değil! Öncelikle işin sahtekarlığına kaçanları savunmuş değilim. Onlar var diye öğretmenden farksız akademisyenleri savunmanız doğru mu? Sahtekarlık yapanlar var diye bütün üniversite bilimsel çalışmalardan kaçacak mı yani? Ben yorumumda yönetimi eleştirmedim (her nekadar başka mecralarda başka konularda eleştirdiğim olsa da). Ben sizi eleştirdim. Yorumunuzda üniversitenin bilimsel durumunu sorgulamak gazetenin işi değil demek yerine bu durum yönetimin suçu değil deseydiniz veya üniversitenin bilimsel durumunun iyi olduğunu savunsaydınız sizi eleştirmez güler geçerdim. Üniversitenin bilim üretmesinin gerekmediği fikrinin absürtlüğüne ise hiç girmiyorum. Bilimi akademisyenler üretir diyebildiğinize göre siz de bu fikirden vazgeçtiniz sanırım. Son olarak yönetimler bilim üretmez doğru ancak bilim üretecek ortamı sağlarlar. Tıpkı bir fabrikada genel müdürün üretim yapmadığı gibi. Ancak üretimde sıkıntı varsa hesap işçiden değil müdürden sorulur. Üretim başarılı olunca da işçiden çok müdür övünür. Gazetenin yazdıkları doğru mudur bilemem. Ama yanlışsa birileri de çıksın yanlış desin ki biz de bilelim.
C....
10.3.2018 00:03:23
Gka isimli arkadaşa cevaben; Elinizdeki işçinin çalıştırılmasından bahsetmişsiniz. Elinizde süt yoksa yoğurt mayalayamazsınız diyeyim bende. İşte o işçileri çalıştırmaya çalışınca ( birilerinin rahatına çomak sokunca ) kötü insan , zülmeden insan , kötü yöneten insan oluyorsunuz. Aslında geçmişte birilerinin yapmadığını siz yapmaya kalkınca ne kadar rahatı bozulan kişi vb Şerif´e tarafından aleyhinizde denilmedik bırakılmıyor. Bilim tarafına da gelirsek. Yine söylüyorum yönetimler bilim üretmez akademisyenler bilim üretir. Yönetimler akademisyenlere hadi oturun bilim yapın da demez. Bu bozukluk yukarıda kanun koyucu tarafından düzeltilmesi gereken bir husustur. Çünkü bilim yapsa da maaşını alır akademisyen yapmasa da. Onun için değişen hiç birşey yoktur. Tıpkı dersini iyi anlatan ve sadece derste öğrencisine kitabı okuyup çıkan öğretmen gibi
gka
10.3.2018 13:13:58
Öncelikle yorumlarınızdaki tutarsızlık ve yorumlarınızın birbiriyle çelişmesi nedeniyle bundan başka cevabım olmayacak size sayın c. Bence söylediklerinizi alt alta koyup tekrar bir okuyun. Ben yorumumda üreten ve yöneten örneği vermiştim siz çok yanlış anlamışsınız akademisyen işçi değildir zorla birşeyler yaptıramazsınız tabiki tepki alırsınız. Bu da kötü yöneticiliktir zaten. Akademisyen bilim üretmese de aynı maaşı alır demişsiniz. Bunları nereden öğreniyorsunuz bilmiyorum ama o da yanlış. Akademisyen yrd. doç. doç. ve prof ünvanlarını alabilmesi için çalışma yapması gerekir ve sonuçta maaşı artar. Akademisyen yayın yaparsa teşvik alır. Akademisyen kitap yazar para kazanır, proje yapar para kazanır. En önemlisi ise akademisyen bilim ilim üretmeye gönül vermiş insandır para için değil sevdiği için yapar bunu. Huzurlu bir çalışma ortamı ve yeterli bir alt yapı gereklidir sadece. Bunu da yönetim sağlar. Tüm bunların arasında çalışmaya gönlü olmayan akademisyenlerde vardır tabi ki. Yönetimlerin tiyatro jürilerle aldıkları birilerinin yakını akademisyenler. Ha diyeceksiniz birinin yakını diye işe giremeyecek mi. Tabi girecek hatta memleketiyse tabi burayı tercih edecek ama torpille değil hakkıyla girecek.
xxxx
3.4.2018 09:16:48
cumhuriyet üniversitesi= torpil .... rektör sana sesleniyorum senin yakın çevren dışında kimse yok mu bu kadroları hak edecek yapmayın kardeşim Rabbim bunların hesabını soracak dini ve AK partiyi kullanmayın
C..
11.3.2018 23:30:37
Sayın gka benim yorumlarımda yukarıda bahsettiğim gibi siz demişsiniz ki akademisyen kitap yazar evet copy pas
Efsane döndü
4.4.2018 12:44:48
Değerli sivas postası yönetici arkadaşlar sizin manevra kabiliyetiniz beni inanın şaşırtıyor üniversite yönetimiyle olan yakın ilişkinizi herkes biliyor güya eleştiriyorsunuz üniversiteyi lütfen dürüst olalım ulusal basında çıkan haberler sizi çok ilgilendirmese gerekki gazetenizde yer almıyor fg plakalı dekan gundemınızde yokken rektor dahıl tum yonetımın ulema atamalarıda sızı ılgılendırmıyor sadece durust ve objektıf olun o zaman gercek degerı bulacaksınız bu mesajıda yayınlamayacagınızı bılerek yazıyorum
HALKIN Kesesi ile JEST Olmaz!
HALKIN Kesesi ile JEST Olmaz!
MEVLANA´ya, bu milletin paraları ile yapılan tünele MECLİS ÜYELERİ´nin isteği ile Sami AYDIN ismi verilmesi toplumun geniş kesimi tarafından eleştiriliyor. AYDIN´ın “kendi parası ile yapacağı bir yere isminin verilmesinin” en doğru bir karar olacağı yorumları yapılıyor.
Ankara Gündemi
Ankara Gündemi
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Doğruların ve güzelliklerin mücadelesi için herkesi ama herkesi SİVAS POSTASI´na davet ediyoruz...
Şelale gibi Şiirler
Şelale gibi Şiirler
Türk Halk Kültürünü yaşatmak için büyük uğraşlar veren halk ozanları, medeniyet dünyamızda özgün izler bırakmaya devam ediyorlar.
Bir de Buradan Bakmalı!
Bir de Buradan Bakmalı!
Romanlar, ilginç yaşamları ile sosyologların dikkatini çekiyor. Allah “rızkınız benim teminatım altında” derken, insanların rızık kaygısı çekmesine inat, bugün bulup bugün yiyip yarını düşünmeyen ROMANLARDAN pek çok insanın ders çıkarması bekleniyor.
Farklılıklar Zenginliğimizdir
Farklılıklar Zenginliğimizdir
Osman ÇELİK Yazdı...
İyi Biliriz!
İyi Biliriz!
Bir zamanlar SİVAS´ta güzel bir insan yaşadı...Vuslat yıldönümünde güzel insan Vahdettin ALTUN´u rahmetle anıyoruz.
Ne Olacak Bu SİVAS´ın Hali?
Ne Olacak Bu SİVAS´ın Hali?
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Kıssadan Hisse
Kıssadan Hisse
Derken bir gün camdan peri kızını elinden yere düşürmüş. Peri kızı kırılmış.
Yarım Doktor Candan...
Yarım Doktor Candan...
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Sefam Olsun Oh Oh!..
Sefam Olsun Oh Oh!..
"Bir elinde cımbız, Bir elinde ayna"
İğneli Fıçı
İğneli Fıçı
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Kıssadan Hisse
Kıssadan Hisse
"- Nasıl olsa bu havuza herkes bir kova süt dökecek!.. benim bir kova su dökmem bir şey değiştirmez!?.. diyerek.. başlamışlar aynı düşünce ile havuza kovalar dolusu suyu boşaltmaya..
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Dedim ona ki “DÖNDÜ Bacı un helvası yapmayı bilirsin” dedim. Dedi ki “gadasın aldığım SİVASLI mısın yoksa” dedi.
SANATA YÖNELMEK
SANATA YÖNELMEK
Prof.Dr. Nazım ELMAS Yazdı...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar