Bilen Bilir
Gerek edebi gerekse düşünce yazarlarının bir çoğu müstear isim kullanmıştır.
Tarih: 10.4.2018 20:52:11/ 3860okunma / 1yorum

 

Eğreti olarak alınmış, takma (ad). Ad ve soyadın yanında kişiler kullanılması zorunlu olmayan adlar da kullanabilirler. Bunlar müstear ad ve lakaptır. Müstear ad kişilerin belli bir faaliyette bulunurken gerçek isimlerini gizlemek amacıyla seçip kullandıkları adlardır.

Eski dilde buna namı müstear da denir. Gerek edebi gerekse düşünce yazarlarının bir çoğu müstear isim kullanmıştır.

Bunlardan bazıları şunlardır. Sait Faik Abasıyanık: Sait Faik Adalı, Sait Adalı, Adalı, Nakleden, S.F Beşir Ayvazoğlu: B.A., Selim Gökçe Yavuz Bülent Bakiler: Cezmi Bülent, Bülent Cezmi Sezai Karakoç: Mehmet Leventoğlu, Yasin Işık, Mehmet Yasin, Mehmet Yasinoğlu, Yeni İstiklal, Sait Yeni, Mehmet C. Güneş Cahit Zarifoğlu: Abdurrahman Cem, Ahmet Sağlam, Vedat Can, Adem Yaşar, Ahmet Soyer,Hasan ışık Mehmet Akif Ersoy: Bedayül Adem, Muammer Ferdi Şairlerin kendilerine uygun bir mahlas seçmesi, hem Türk halk şiiri, hem de Divan şiiri geleneğinde şairliğin ilk şartlarından birisi olarak kabul edilmiştir.

Edebiyatımızda İran edebiyatı tesiriyle ilk Şeyhi (1375- 1431) ile başlayan bu mahlas alma geleneğine şairler daha sonraki dönemlerde de devam etmiş, şairlerimiz ruh hallerini yansıtan isimleri mahlas olarak almaya gayret etmiştir . Takma adlar zamanla öyle yaygınlaşmıştır ki yazarların, şairlerin gerçek adları zamanla unutulmuş, mahlasları ön plana çıkmıştır. Bu durum her dönemde görülmüştür .

Asıl adı Ömer Hulusi olan Muallim Naci; gerçek adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal; yine Ahmet Agah Beyatlı, Yahya Kemal; Musa Cevat Şakir Kabaağaçlı, Halikarnas Balıkçısı; Mehmet Nusret Nesin, Aziz Nesin bunlardan akla ilk gelenler. Mahlasların ortaya çıkması ve kullanılmasında değişik etkenler vardır. Divan ve halk edebiyatımızda genellikle saygı duyulan, üstat kabul edilen bir kişinin uygun görmesiyle mahlas alınmaktaydı. Tanzimat sonrası usta çırak ilişkisi zayıfladığı için yazar ve şairler takma adlarını kendileri oluşturmuşlardır.

Divan edebiyatında şiir yazmaya yeni başlayan bir şaire üstat bir şair tarafından mahlas verildiğinde yazılan manzumeye “mahlasname” adı verilirdi. Bu manzumede yeni şaire verilen mahlas ve niçin bu adın verildiği hakkında açıklamalar bulunur, genç şairi över tarzda beyitlere yer verilirdi . Şair Nef´i´ye mahlasını veren Gelibolulu Mustafa Âlî´nin mahlasnamesi ünlüdür. Şeyh Galib´e ilk mahlası olan“Esad” ismini veren şair Neş´et´tir ve Şeyh Galib´in şaire teşekkür için yazdığı 37 beyitlik kaside meşhurdur. “Neş´et dedi piran Zebanından edüp gûş Mahlas ana Esad ne saadet bu ne şandır”

Evet şimdi bunları belirttikten sonra ben neden müstear isimle yazıyorum onu izah edeyim.Birilerinin telkin ve müdahalesini önlemek için.İkincisi yapılan haberlerle alkalı hemen birilerini bulayımda bu haberi nasıl kaldırtabilirim telaşına düşenlerle muhattap olmamak için.

Üçüncüsü sadece derdimizin vatan ve millet olduğunu kendi ismimizi önemsemediğimiz için.Dördüncüsü bazıları herzaman bir siyasi parti (Siyasi partilerinin felsefesinden tamamen uzak)veya bir oluşumun arkasına sığınarak kendi ŞAHSİ çıkarlarının derdinde olanları ifşa etme için.Beşincisi Hükümet ve Devletin her türlü imkanları sağlamalarına rağmen işini yapmayanları çalışmayanları ,devleti zarara uğratanları eleştirmek için. Altıncısı şahsi çıkarlarına zarar geldiği zaman ve bunu farklı mecralara çekerek dikkatleri farklı yönlere çekmek isteyenlerle mücadele etmek için .

Ve son olarak zikrettiğimiz gibi edebiyat ve basın tarihimizde böyle bir gelenek olmasından dolayı müstear isimle yazıyorum böyle bir tercihte bulunuyorum.

BİZLER DEVLETİMİZE VEREMİYECEĞİMİZ HİÇ BİR HESAP İÇERİSİNDE OLMADIK OLMAYIZDA!!!!!!!!! BU GAZETEYİ FARKLI YERLERE ÇEKMEYE ÇALIŞANLAR DEVLETİMİZİNDE ELİNDE GEÇMİŞTEN BU GÜNE KADAR VAR OLAN ARŞİVLERE BAKMALARINI HATIRLATIRIZ!!!!! Saygılarımla








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Bilen Bilir
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
demre
11.4.2018 06:49:04
Sivas postası eleştiriyi seven bir gazetedir.elestri doğru kaynaktan beslenirse muhattabini ileriye götürür .
Üretim Ekonomisi
Üretim Ekonomisi
Hatem TÜRK´ün yazısı...
FETÖ Davaları Nasıl Gidiyor?
FETÖ Davaları Nasıl Gidiyor?
Abdurrahman DİLİPAK´tan çok önemli analizler...
Sivas´ta Şair Bir Şehzade
Sivas´ta Şair Bir Şehzade
SİVAS Yukarı Tekke´de bulunan Şehzade Bayezıd, iyi bir şehzade olmanın ötesinde aynı zamanda şair biriydi. Babası Kanuni Sultan Süleyman´a yazdığı o muhteşem şiiri hala dillerden düşmüyor.
Huzur Nerede Sahi?
Huzur Nerede Sahi?
Arayışlar nereye götürüyor insanoğlunu? Bitmez tükenmez koşturmaların insan ruhunu berhava eden cenderesi ne zaman son bulacak?
ATALAR DER Kİ:
ATALAR DER Kİ:
/büyük lokma ye, büyük söz söyleme/
SİVAS´ın Zihniyeti Değişmeli
SİVAS´ın Zihniyeti Değişmeli
Osman ÇELİK Yazdı...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Her “hak” almasında derdi ki; “Allahım beni bana bırakma.”Bu bilge sözü akşama kadar belki yüz defa söyler idi. “Allahım beni bana bırakma, Allahım beni bana bırakma…”
Bu ŞEHİRDE Kuşlar Aç Kalmaz!
Bu ŞEHİRDE Kuşlar Aç Kalmaz!
Hiçbir zaman terk etmeyip tüneyecek bir ağaç bulan serçeler, hiçbir gün yiyecek sıkıntısı çekmediler. Bayat ekmekleri parçalayarak serçelerin önüne sunan şehrin insanının, genlerinde taşıdığı merhamet ışığını söndürmemesi ümitli olmamız için yeter de artar bile…
Memleket...
Memleket...
Sonra Sivas´a dönmek için araba tuttuk. Yolda giderken ‘Ah, unuttum´ dedi: ‘Buranın karayemişleri meşhurdur. Anam beni İstanbul´a mektebe gönderirken yanıma torba içinde yemişler vermişti, onları yiyerek gelmiştim. Benim memleket sevgim, yemişle başlar. Geri dönüp alalım.´
SAVUNAN GAZETE
SAVUNAN GAZETE
Her olumsuzluğa karşı CESUR ADAMLARIN bir araya gelip şehri savunduğu SİVAS POSTASI, Türkiye´nin en çok okunan YERELgazetesi olarak yayın hayatında iz bırakıyor...
Bir Siyah Sancaktır Gece
Bir Siyah Sancaktır Gece
Emsali Karaduman Yazdı...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Kumru kuşları “hu hu” diyorlar, aşağıda da Fakı Amca “hu hu” diyordu. Bir Ramazan Amca, bir kuşlar, sıralarını sekitmeden “hu hu” diyorlardı.
Yalansın Dünya Yalan!
Yalansın Dünya Yalan!
Edebiyatımızıın "Dede Korkut" u 88 yaşındaki şair Bahaettin Karakoç, Kahramanmaraş´ta tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Ya Sivas Postası Olmasaydı?
Ya Sivas Postası Olmasaydı?
SİVAS´ta gündemi sadece ama sadece SİVAS POSTASI Belirler...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Dedim ona ki “DÖNDÜ Bacı un helvası yapmayı bilirsin” dedim. Dedi ki “gadasın aldığım SİVASLI mısın yoksa” dedi.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar