Bahar Geldi Haberli Miyiz?
“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”
Tarih: 5.3.2018 21:45:10/ 1491okunma / 0yorum

 
“İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükür ki fark var…”             

Baharın tılsımını, sağa sola usulünce iliştiren yağmurlar da olmasa, yüreğimizin hükmüne esaret olan serzenişler de ayılmayacak sanki…

Dağların yamaçlarında erimeye ramak kala tükenen kar kümecikleri, son bir veda sukutuyla eğrelti sulara karışıp damla damla ilerliyorlar Bahar Sultanının ayağına doğru.

***

İğri iğri yağan yağmurlar, bir şiir gibi çağıldıyorlar yeniden hayatın seyri alemine doğru.

Kül renkli kara bulutlar, ötelerden taşıdıkları bahar bayramlıkları ile arzı endam ediyorlar aylar sonra…

Cama vuran asude yağmur taneleri, bir şiirin son mısrasında soluklanırcasına keşkeleri alıp götürüyorlar ötelerden ötelere…

***

Kurak geçen bir kışın ardından, yağmur taneciklerinin gökle söyleşen endamı, esrik tebessümleri, içselleştire içselleştire soluklanıyorlar yeniden…

Yağmur, şerbetliyor tadı tuzu kaçmış hayatın kıyısını köşesini…

***

“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”

Kendimce, insanın alacağı vardı diyorum…

Yağmur damlalarının o gizemli raksı, dağıtmaya çalışıyor sanki durağanlığın insan içine işleyen nekahetini…

***

Çisil çisil bir asudelikle, sere serpe uzanan yılkılar gibi iniyorlar dağlara tepelere…

Toprağın alacağı vardı diyorum sorgusuzca. Kurak bir kıştan sonra, toprağın zarafetle vuslatı var diyorum kendimce...

Gök gürültüsü henüz işitilmeden, dağların öte diyarlarındaki gölcüklere sızım sızım sızıyor yağmur huzmeleri.

Sere serpe bir tutkuyu anlatırcasına, cama vuran yağmur zerreleri ile bütünleniyor sanki her şey.

Her şey, çizilmiş resimler gibi kaderin hükmüne boyun eğe eğe vakti zamanı gelince tamamlıyor bir birini.

Yarım kalmış bir öykü, mısrasını yitirmiş bir şiir, kahramanı burkulmuş bir masal gibi her şey bir diğer yarımını arıyor sanki…

***

Sakin suların çağıldaması akabinde, çayır kuşlarının raksa duracak olması, nişane değil de nedir sahi?

Kalabalıkların umarsızca yürümelerine aldırmadan, usulcana bahar dağıtıyor ebruli tebessümlerini…

Uzun bir aradan sonra, toprağın alacağı vardı diyorum kendimce.

Hayallerde dönüp duran yılkı atlarının ayak seslerinin, ayyuka çıkmasını bilmişçesine, yağmur yağıyor ve alıp götürüyor insan ruhunu bilinmez alemlere…

***

Diri olmaya çağırıyor insanoğlunu bahar…

Yeniden ve yine yeniden yüreğe dönmeyi ve insanın kendi küllerinden yeniden dirilmeyi öğretiyor bahar insana…

“Her mutluluk bir gün mümkündür” sözünün içini doldururcasına, dirilen toprağın içinde kıvrılan tohumcuklar gibi ruhun bilinmez labirentlerini, yeniden diriltiyor bahar ilk yağmurlarla birlikte…

***

Yüreğini, yeniden keşfetmeye çağırıyor insanoğlunu bahar…

Kış boyu, yanımızda yöremizde seslerine aşina olduğumuz serçelerin seslerine, yeni karışan seslerle birlikte, sabır taşı çatlamak üzere olan eleğimsağmanın renk ahengine ramak kala, yağmur iğri iğri bir müjdeyi salıveriyor yeniden gönüllere…

Bahar geldi…

Tüm ihtişamı ve utandırılmış tebessümleri içinde barındıra barındıra bahar geldi…

Bahar geldi haberli miyiz?

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Bahar Geldi Haberli Miyiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
"Hava Gamlı"
"Hava Gamlı"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden biri olan GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Rektör Danışmanı Prof.Dr. Nazım ELMAS´ın yeni kitabı okurlarla buluştu. Yüzlerce öğrenci yetiştirerek Anadolu´nun dört bir yanına öğretmen olarak gönderen ELMAS, öğrencileri tarafından kitap gibi adam olarak anılıyor.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Dünyanın süper güçlerinden biri olan HİTİT izleri SİVAS´ın her karışında görülüyor. Hitit Krallarının KADEŞ SAVAŞI´na gitmeden önce SARİSSA´ın 1900 rakımlı tepede bulunan kutsal SUPPİTASSU gölünde yıkanarak savaşa gittikleri araştırmacılarca dile getiriliyor. SİVAS´ın her yerinde HİTİT izleri görülürken, paha biçilmez “ALTIN YÜZÜK” de MÜZEDE sergileniyor.
Soy Bir Duruş!
Soy Bir Duruş!
Ülkesini işgal eden emperyalist İTALYA´ya karşı 22 yıl aslanlar gibi mücadele eden Ömer Muhtar, ülkesinin bağımsızlığı için bir adım bile geri adım atmadı. Savaşırken işgalcilere esir düşen Ömer Muhtar 16 Eylül 1931 yılında idam edildi.
Ben Sana Mecburum...
Ben Sana Mecburum...
/ben sana mecburum bilemezsin/ adını mıh gibi aklımda tutuyorum/
İnsan Kitaba Dokunmalı...
İnsan Kitaba Dokunmalı...
"Olan kaderdir. Daha sonra ne olacak kimse bilemez".
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Hz. Peygamber´in hayatını anlatan “ÇAĞRI” filmi yılardır izlenip büyük bir boşluğu doldururken, İRAN yapımı “MUHAMMED” filmi de eleştirilerle birlikte doğu sinema tarihinde yerini aldı. ARAP VE İRANLILAR´ın yaptığı bu filmlerden sonra şimdi gözler TÜRK yönetmenlerde. Anadolu´nun o saf, o masum ve o naif bakışları eşliğinde Hz. Peygamber´i anlatacak yeni bir filmin artık TÜRK eli ile çekilmesinin zamanının geldiği gözlemleniyor.
Kadim Kapı
Kadim Kapı
/şimdi rûyasız uykular uyuyabilirim/
eylül işte...
eylül işte...
Osman ÇELİK Yazdı...
Gül Hacı Güççük Bacı
Gül Hacı Güççük Bacı
Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın kaleminden gerçek yaşanmış hatıralar zinciri...
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar...
Kederli Kıta
Kederli Kıta
Daha Eylül´ün başı, daha Eylül´ün başı, daha Eylül´ün başı
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar