Bahar Geldi Haberli Miyiz?
“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”
Tarih: 5.3.2018 21:45:10/ 1365okunma / 0yorum

 
“İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükür ki fark var…”             

Baharın tılsımını, sağa sola usulünce iliştiren yağmurlar da olmasa, yüreğimizin hükmüne esaret olan serzenişler de ayılmayacak sanki…

Dağların yamaçlarında erimeye ramak kala tükenen kar kümecikleri, son bir veda sukutuyla eğrelti sulara karışıp damla damla ilerliyorlar Bahar Sultanının ayağına doğru.

***

İğri iğri yağan yağmurlar, bir şiir gibi çağıldıyorlar yeniden hayatın seyri alemine doğru.

Kül renkli kara bulutlar, ötelerden taşıdıkları bahar bayramlıkları ile arzı endam ediyorlar aylar sonra…

Cama vuran asude yağmur taneleri, bir şiirin son mısrasında soluklanırcasına keşkeleri alıp götürüyorlar ötelerden ötelere…

***

Kurak geçen bir kışın ardından, yağmur taneciklerinin gökle söyleşen endamı, esrik tebessümleri, içselleştire içselleştire soluklanıyorlar yeniden…

Yağmur, şerbetliyor tadı tuzu kaçmış hayatın kıyısını köşesini…

***

“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”

Kendimce, insanın alacağı vardı diyorum…

Yağmur damlalarının o gizemli raksı, dağıtmaya çalışıyor sanki durağanlığın insan içine işleyen nekahetini…

***

Çisil çisil bir asudelikle, sere serpe uzanan yılkılar gibi iniyorlar dağlara tepelere…

Toprağın alacağı vardı diyorum sorgusuzca. Kurak bir kıştan sonra, toprağın zarafetle vuslatı var diyorum kendimce...

Gök gürültüsü henüz işitilmeden, dağların öte diyarlarındaki gölcüklere sızım sızım sızıyor yağmur huzmeleri.

Sere serpe bir tutkuyu anlatırcasına, cama vuran yağmur zerreleri ile bütünleniyor sanki her şey.

Her şey, çizilmiş resimler gibi kaderin hükmüne boyun eğe eğe vakti zamanı gelince tamamlıyor bir birini.

Yarım kalmış bir öykü, mısrasını yitirmiş bir şiir, kahramanı burkulmuş bir masal gibi her şey bir diğer yarımını arıyor sanki…

***

Sakin suların çağıldaması akabinde, çayır kuşlarının raksa duracak olması, nişane değil de nedir sahi?

Kalabalıkların umarsızca yürümelerine aldırmadan, usulcana bahar dağıtıyor ebruli tebessümlerini…

Uzun bir aradan sonra, toprağın alacağı vardı diyorum kendimce.

Hayallerde dönüp duran yılkı atlarının ayak seslerinin, ayyuka çıkmasını bilmişçesine, yağmur yağıyor ve alıp götürüyor insan ruhunu bilinmez alemlere…

***

Diri olmaya çağırıyor insanoğlunu bahar…

Yeniden ve yine yeniden yüreğe dönmeyi ve insanın kendi küllerinden yeniden dirilmeyi öğretiyor bahar insana…

“Her mutluluk bir gün mümkündür” sözünün içini doldururcasına, dirilen toprağın içinde kıvrılan tohumcuklar gibi ruhun bilinmez labirentlerini, yeniden diriltiyor bahar ilk yağmurlarla birlikte…

***

Yüreğini, yeniden keşfetmeye çağırıyor insanoğlunu bahar…

Kış boyu, yanımızda yöremizde seslerine aşina olduğumuz serçelerin seslerine, yeni karışan seslerle birlikte, sabır taşı çatlamak üzere olan eleğimsağmanın renk ahengine ramak kala, yağmur iğri iğri bir müjdeyi salıveriyor yeniden gönüllere…

Bahar geldi…

Tüm ihtişamı ve utandırılmış tebessümleri içinde barındıra barındıra bahar geldi…

Bahar geldi haberli miyiz?

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Bahar Geldi Haberli Miyiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
ŞARKIŞLA´nın Bedir Türküsü
ŞARKIŞLA´nın Bedir Türküsü
Bedir türküsüne yolunuz uğradı mı hiç? Şarkışla semâlarını tel tel yakıp kül eden Bedir Türküsüne yüreğiniz vardı mı hiç?
PAŞAKÖYLÜ Keşiş´in Yılkı Atı
PAŞAKÖYLÜ Keşiş´in Yılkı Atı
“Taptığına İyi Tap, Tuttuğun İşi İyi Tut Eğer Muaffak Olamazsan Beni Şu Göllere At
AZİZ VLAS Turizme Kazandırılmalı
AZİZ VLAS Turizme Kazandırılmalı
Sivas´ta yaşadığı bilinen Aziz VLAS, dünyanın her tarafında Sivaslı VLAS olarak tanınıyor. Mezarının Gök Medrese civarında olduğu varsayılan VLAS´ın, isminin yaşatılıp turizme kazandırılması durumunda, pek çok değişik milletten insanın, SİVAS´a gelerek AZİZ VLAS´ı ziyaret edip inanç turizmi açısından şehre önemli katkıların sağlanacağı belirtiliyor.
KIZILIRMAK,Kolun Kanadın Kırıla!
KIZILIRMAK,Kolun Kanadın Kırıla!
1998 yılında FRANSA da bir iş için gitmiştim. PARİS´ın kenar semtlerinde kader ya bir SİVASLI aileye denk geldim bahçede. Varoslunlar hatırları daim olsun SOFRAYA buyur ettiler. Sarıldık koklaştık. Oğulların adı ŞAHİN imiş. Kalktım öptüm gözlerinden. Onlar ağladı ben ağladım, onlar ağladı ben ağladım…
Monna Rosa
Monna Rosa
Zeytin ağacının karanlığıdır Elindeki elma ile başlayan...
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Sivas Mutfağının Sultanı olan TONUS KÖFTESİ, dünyada bir tek ALTINYAYLA yöresinde yapılıyor. Özel misafirler için hazırlanan bu köfteye, düğün köftesi de denilmekte.
Kaldırımlar
Kaldırımlar
Ölüm yıl dönümünde büyük düşünce insanı üstad Necip FAZIL KISAKÜREK´i rahmetle anıyoruz.
Esenlik Bildirisi
Esenlik Bildirisi
Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Bir Japon Nasıl Ölür
Bir Japon Nasıl Ölür
Edebiyatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in DERGAH YAYINLARI´ndan çıkan “BİR JAPON NASIL ÖLÜR” adlı şiir kitabı beğeniyle takip ediliyor.
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım...
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Düşünürlerin kaleminden çıkan eserler, daha bir cezp eder insanı. Toplumun aradığı şeyi ilk önce bulanlar diye düşünürüm hep. Sahiden de, aramaya çıktığımız her güzelliği ilk önce bulupta bize sunar sanat erbabı. Bu hafta, içsel bir zenginliği sunacağız sizlere. İçinden aydınlanıp, dışına ışık veren bir bilgeyi konuk edeceğiz. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nazım Elmas ile yaptığımız güzel bir söyleşi. Hep beraber okuyalım… Buyurun efendim.
Dergah Dergisi Okurlarla
Dergah Dergisi Okurlarla
Edebiyatımızın akil kalemlerinden biri olan, yazıda büyüğümüz Mustafa KUTLU´nun Dergah yolu, yine kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in Genel Yayın Yönetmenliğinde devam ediyor. Dergah Dergisi 338.sayısı ile okurlarla buluştu.
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar