Bahar Geldi Haberli Miyiz?
“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”
Tarih: 5.3.2018 21:45:10/ 1742okunma / 0yorum

 
“İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Yağmura bakmayı cam arkasından
İnsandan insana şükür ki fark var…”             

Baharın tılsımını, sağa sola usulünce iliştiren yağmurlar da olmasa, yüreğimizin hükmüne esaret olan serzenişler de ayılmayacak sanki…

Dağların yamaçlarında erimeye ramak kala tükenen kar kümecikleri, son bir veda sukutuyla eğrelti sulara karışıp damla damla ilerliyorlar Bahar Sultanının ayağına doğru.

***

İğri iğri yağan yağmurlar, bir şiir gibi çağıldıyorlar yeniden hayatın seyri alemine doğru.

Kül renkli kara bulutlar, ötelerden taşıdıkları bahar bayramlıkları ile arzı endam ediyorlar aylar sonra…

Cama vuran asude yağmur taneleri, bir şiirin son mısrasında soluklanırcasına keşkeleri alıp götürüyorlar ötelerden ötelere…

***

Kurak geçen bir kışın ardından, yağmur taneciklerinin gökle söyleşen endamı, esrik tebessümleri, içselleştire içselleştire soluklanıyorlar yeniden…

Yağmur, şerbetliyor tadı tuzu kaçmış hayatın kıyısını köşesini…

***

“Toprağın alacağı vardı diyorum kendimce…”

Kendimce, insanın alacağı vardı diyorum…

Yağmur damlalarının o gizemli raksı, dağıtmaya çalışıyor sanki durağanlığın insan içine işleyen nekahetini…

***

Çisil çisil bir asudelikle, sere serpe uzanan yılkılar gibi iniyorlar dağlara tepelere…

Toprağın alacağı vardı diyorum sorgusuzca. Kurak bir kıştan sonra, toprağın zarafetle vuslatı var diyorum kendimce...

Gök gürültüsü henüz işitilmeden, dağların öte diyarlarındaki gölcüklere sızım sızım sızıyor yağmur huzmeleri.

Sere serpe bir tutkuyu anlatırcasına, cama vuran yağmur zerreleri ile bütünleniyor sanki her şey.

Her şey, çizilmiş resimler gibi kaderin hükmüne boyun eğe eğe vakti zamanı gelince tamamlıyor bir birini.

Yarım kalmış bir öykü, mısrasını yitirmiş bir şiir, kahramanı burkulmuş bir masal gibi her şey bir diğer yarımını arıyor sanki…

***

Sakin suların çağıldaması akabinde, çayır kuşlarının raksa duracak olması, nişane değil de nedir sahi?

Kalabalıkların umarsızca yürümelerine aldırmadan, usulcana bahar dağıtıyor ebruli tebessümlerini…

Uzun bir aradan sonra, toprağın alacağı vardı diyorum kendimce.

Hayallerde dönüp duran yılkı atlarının ayak seslerinin, ayyuka çıkmasını bilmişçesine, yağmur yağıyor ve alıp götürüyor insan ruhunu bilinmez alemlere…

***

Diri olmaya çağırıyor insanoğlunu bahar…

Yeniden ve yine yeniden yüreğe dönmeyi ve insanın kendi küllerinden yeniden dirilmeyi öğretiyor bahar insana…

“Her mutluluk bir gün mümkündür” sözünün içini doldururcasına, dirilen toprağın içinde kıvrılan tohumcuklar gibi ruhun bilinmez labirentlerini, yeniden diriltiyor bahar ilk yağmurlarla birlikte…

***

Yüreğini, yeniden keşfetmeye çağırıyor insanoğlunu bahar…

Kış boyu, yanımızda yöremizde seslerine aşina olduğumuz serçelerin seslerine, yeni karışan seslerle birlikte, sabır taşı çatlamak üzere olan eleğimsağmanın renk ahengine ramak kala, yağmur iğri iğri bir müjdeyi salıveriyor yeniden gönüllere…

Bahar geldi…

Tüm ihtişamı ve utandırılmış tebessümleri içinde barındıra barındıra bahar geldi…

Bahar geldi haberli miyiz?

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Bahar Geldi Haberli Miyiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı...
Güller Ülkesine Doğru...
Güller Ülkesine Doğru...
Sanattan uzak kalmış, yada kasten kaçırılmış insanın talihsizliği düşündürüyor beni. Yıllar geçmesine rağmen bir şiirin mısrasını hazmedememiş, bir roman kahramanıyla bütünleşmemiş, bir tiyatro sahnesinin içinde kendini bulamamış kişiler yok mu? İnsanı kendinden uzaklaştıran mekanların havasında bunları yaşamak ne kadar zor !
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Şaban amca ezile büzüle “hocam senden izin istemeye geldik” şaşırmıştım. Ne izni Şaban amca dedim.”Biz bu hafta düğün yapacaktık. Eğer izin verirsen Bayrağı kaldıracağız, yoksa erteleyeceğiz”.O an boğazımın düğümlendiğini hissettim....
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Sofra bezini, dışarıya silkeleyip, tahtayı nemli bezle sildikten sonra ders çalışma ve ödev yapmak için kullanırdım.
Bir GÜRÜN Hatırası..
Bir GÜRÜN Hatırası..
Mehmet, Osman ve Hasan Kapısız, Sivas´ın GÜRÜN ilçesinin Tohma vadisinin başladığı SARICA köyünde geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan üç kardeş
İyi Ki VARSINIZ!
İyi Ki VARSINIZ!
Hafta sonları BANKALAR CADDESİ´nde müzik yapan sokak sanatçıları, şehre ayrı bir güzellik katıyorlar.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
"Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki”
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
SİVAS´ın KUTUP YILDIZI İhramcızade İsmail Hakkı Toprak´ın, AŞIK VEYSEL´in “KARA TOPRAK” şiirini çok sevdiği ve bunun ezgisini söyleterek göz yaşı döktüğü öğrenildi.
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
ÜZÜMLÜ Yemeği Yok Oluyor!
SİVAS Mutfağının özel yemeklerinden biri olan ÜZÜMLÜ unutulmak üzere. Hem düğün yemeği hem de tatlı olarak asırlardır damak zevkine hitap eden yemeği yapanlar ise bitmek üzere. Tonus Köftesi´nin tamamlayıcısı olan ÜZÜMLÜ, ALTINYAYLA, DELİİLYAS, ULAŞ VE ŞARKIŞLA yörelerine özgü olup, artık yapılmıyor.
İnsan Kitaba Dokunmalı...
İnsan Kitaba Dokunmalı...
"Olan kaderdir. Daha sonra ne olacak kimse bilemez".
TAŞHAN...
TAŞHAN...
/Niçin çıktın dağlara evren çöl oldu leyla/
Aşık DESTANİ İle Söyleşi...
Aşık DESTANİ İle Söyleşi...
SİVAS´ın Kültür-Sanat temsilcisi SİVAS POSTASI, bir birinden özel dosyalar ile kültür hayatımıza renk katmaya devam ediyor.Kültürümüze sazıyla sözüyle katkı sunan Süleyman ULUTAŞ ile SİVAS POSTASI okurlarına tadı damakta bir söyleşi hazırladık...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Ben küçüktüm o zaman ağlayamamıştım ama aha şimdi bu yazıyı yazarken o anı anımsıyorum ve şimdi AĞLIYORUM…Gözyaşı borcumu ödüyorum.
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar