Aziz Baba´nın Malları Yağma
Sivas araştırılmayı bekleyen pek çok konuyu içinde barındırıyor. TAŞHAN´da bir zamanlar ticaretle uğraşmış Aziz Baba´nın ilginç hayatını araştıran SİVAS POSTASI GAZETESİ, önemli sonuçlara ulaştı.
Tarih: 27.7.2017 11:31:01/ 1276okunma / 0yorum

 

Kadim bir geçmişe ve büyük bir bilgeliğe sahip olan SİVAS, ilginç konuları da bağrında bulunduruyor. Bir zamanlar TAŞHAN´da yaşamış olan ve halk arasında AZİZ BABA olarak tanınan ve sevilen bir ismin torunlarına ulaşan SİVAS POSTASI GAZETESİ, bu ilginç insanın SİVAS´ta da yaşayarak insanlara örnek bir yaşam sürdüğünü belgeledi.

 Hacı Aziz Baba Kimdir?

“Aziz Baba Darendeli olup¸ aslen Hulûsi Efendi Hazretleri´nin dünyayı teşrif ettikleri Hacılar Mahallesi´ndendir. Kendisi Sivas´a gitmiş¸ oraya yerleşerek ticaretle meşgul olmuştur. Hatırı sayılır bir ticarî hayatı olan Aziz Baba mütedeyyin bir kişidir.

Kendisini ticarete çok kaptırdığı bir gün Aziz Baba bir de bakar ki güneş batmak üzeredir. Oysa o daha ikindi namazını kılmamıştır. Hemen toparlanarak¸ bari ikindinin farzını olsun yetiştireyim düşüncesiyle¸ namaza durur. Selamını verdikten sonra karşısında meczup kılıklı bir kişinin kendisini izlemekte olduğunu görür. Hiçbir şey söylemez. Seccadesini toplamak üzereyken o kişi "Ya!" der¸ "Güya Aziz Baba da Allah yolunda çalışıyorum der¸ o da ikindinin sünnetini terk etti¸ sadece farzını kıldı." der ve ortadan kaybolur. O andan itibaren Aziz Baba´nın aklı başına gelir ve hemen ticarethanesine giderek dükkânının önünde¸ "Aziz Baba´nın malları yağma!" diye bağırır. Bunu duyan halk¸ Aziz Baba´nın dükkânına hücum eder ve ne var ne yok gerçekten yağmalamaya başlar. Hatta Aziz Baba´nın çocukları da bu sırada ne kadar mal alabildilerse kendilerine baba malı olarak o kalır.

Daha sonra Aziz Baba yine kendi köyüne¸ Darende Hacılar Mahallesi´ne gelerek münzevi bir hayat yaşamaya¸ bütün gününü ibadet ve taat ile geçirmeye başlar. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Aziz Baba´nın evine bir seyyah misafir olur. Yemek vakti Aziz Baba¸ misafire ikram olarak¸ evde bulunan bir parça kuru ekmekle bir kap suyu getirir. Misafir¸ kuru ekmeği suya batırarak karnını doyurmaya çalışır. Daha sonra Aziz Baba´ya¸ "Bu hayat böyle bir parça kuru ekmek ve bir kap suyla geçmez baba. Ben simya ilmini çok iyi bilirim¸ sana da öğreteyim de biraz malın olsun." der. Ve cebinden çıkardığı bazı maddeleri birbirine usulüne uygun şekilde karıştırarak bir miktar altın elde eder. "Haydi¸ şimdi bunu kuyumcuya götürelim de evine birkaç parça bir şeyler alalım." der.

Seyyahla Aziz Baba¸ Darende´deki Yusuf Paşa Bedesteni´ne doğru yola çıkarlar. Hava yağmurludur¸ etraf da çamur olmuştur. Bedestene gelince kapıdan girerken Aziz Baba yere eğilir ve bir parça çamuru avucunun içinde sıkıştırır. Seyyah bunu görür fakat bir anlam veremez. Aziz Baba elini arkasına saklar ve kuyumcuya varırlar. Seyyah simya ilmiyle oluşturduğu altını uzatarak "Şunu mihenge vur bakalım." der. Kuyumcu altının on dört ayar bir altın olduğunu söyler. O sırada Aziz Baba da elinde sıkıştırdığı çamuru uzatarak¸ Hulûsi Efendi Hazretleri´nin ifadesiyle ‘Hani köfte sıkarlar ya onun gibi parmaklarının izi üzerinde…´ "Oğul¸ bir de şunu mihenge vurur musun?" der. Kuyumcu¸ çamuru alarak mihenge vurur ve şaşırarak¸ "Yirmi dört ayar altın." der. O anda seyyahın şaşkınlığını gören Aziz Baba¸ "Oğul¸ biz nemiz varsa Allah (c.c.) yolunda sarf ettik¸ Cenab-ı Allah da bize bütün hazinelerin kapılarını açtı; fakat bizim bunlara ihtiyacımız yok." diye buyurur. Seyyah da yaptığına¸ söylediğine pişman olur.

Aziz Baba¸ rahmet-i Rahman´a kavuştuktan sonra Darende´deki Orta Mezarlık denilen mevkie defnedilmiştir. Kabri hâlen oradadır.”

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Aziz Baba Malları Yağma
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
İzdiham
İzdiham
/sen aklıma düştükçe içim nasıl izdiham/
Aşk Obasından Gelen´e
Aşk Obasından Gelen´e
Biter dağların uzun rüyası /mert ölür pas tutar mavzerleri
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Toprağa da âşık olunur mu demeyin. Âşık olunur, hem de delice…Toprak ki cömert ellerini açar hiç kapamaksızın.
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
İğri iğri inen kar huzmeleri eşliğinde, seyri suluk eden dumanlarla birlikte YILDIZ´ı zarafet bürüdü…
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Türk sinemasında bir dönüm noktası olan EŞKİYA filmi, felsefi derinlik açısından da hala konuşulmaya devam ediyor. Destansı bir aşk hikâyesini dile getiren filmde, kimin aşkının daha büyük olduğu ise hala tartışma konusu.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısı türküsü birçok yerde söylenmesine rağmen, asıl doğduğu topraklar Sivas’ın Altınyayla İlçesinin Başören Köyü’dür. Ağıdı dillendiren ise, Arife Erdoğan. Genç yaşında amansız bir hastalığa duçar olan Arife Erdoğan, Sivas’taki hastanede yattığı zaman içinde bulunduğu ruh halini dizelerle dile getirmiştir.
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Sivas´a ait olan bir türkü daha kayıtlara geçti. “Hastanenin Kapısına Kar Doldu” isimli türkü ve hikâyesi Yazar Osman ÇELİK tarafından araştırılıp ortaya çıkarıldıktan sonra, Ses Sanatçısı CANAN BAŞARAN tarafından da tamamı bestelenerek kültür hayatımıza kazandırıldı.
dağlar dağımdır benim...
dağlar dağımdır benim...
Güzün sere serpe yağmur şiiri altında, ay aydınlık gecenin ruhları örten rayıhasını hiç dillendirmeden, zamanın en esrik kelimelerinden şiirler ören bir dağım dağlar içinde…
Sis Ritimleri
Sis Ritimleri
‪"dünyanın en güzel sesi ‪“baba”"
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan hemşehrimiz Mustafa BALEL, bir birinden güzel eserler ile yine gündemde.BALEL´in konusu SİVAS´ta geçen “Koç İbrahim´in Medrese Turu” isimli romanı okurlarla buluştu.
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
Yeni arkadaşı görünce sevindim; zira aynı yaştaydık. O da, göreve başlayalı bir ay filan olmuştu. Turhal´ın Çamlıca Köyü´nden gelmişlerdi. Ve kader ZARA´da ağır ağır işliyordu...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar