Bugün, 24 Temmuz 2021 Cumartesi


Harun TOYRAN
12.06.2019 08:33:47
tarih kokan taşhan da levabonun olmadığınıda dile getirirseniz mutlu oluruz turitler tarihi gezerken 1 fincah kehve içip levabo sorduklarında maci çarşının orya yada paşa camisinin altına yönlendirmek sivas için bir ayıptır. haber yaparsanız seviniriz teşekkürler

Ziya Mandal
22.04.2021 01:33:11
Teşekkürler.

Anahtar Kelimeler: Aziz Baba Malları Yağma

Aziz Baba´nın Malları Yağma

Sivas araştırılmayı bekleyen pek çok konuyu içinde barındırıyor. TAŞHAN´da bir zamanlar ticaretle uğraşmış Aziz Baba´nın ilginç hayatını araştıran SİVAS POSTASI GAZETESİ, önemli sonuçlara ulaştı.

SPHM ÖZEL HABER 

Kadim bir geçmişe ve büyük bir bilgeliğe sahip olan SİVAS, ilginç konuları da bağrında bulunduruyor. Bir zamanlar TAŞHAN´da yaşamış olan ve halk arasında AZİZ BABA olarak tanınan ve sevilen bir ismin torunlarına ulaşan SİVAS POSTASI GAZETESİ, bu ilginç insanın SİVAS´ta da yaşayarak insanlara örnek bir yaşam sürdüğünü belgeledi.

 Hacı Aziz Baba Kimdir?

?Aziz Baba Darendeli olup¸ aslen Hulûsi Efendi Hazretleri´nin dünyayı teşrif ettikleri Hacılar Mahallesi´ndendir. Kendisi Sivas´a gitmiş¸ oraya yerleşerek ticaretle meşgul olmuştur. Hatırı sayılır bir ticarî hayatı olan Aziz Baba mütedeyyin bir kişidir.

Kendisini ticarete çok kaptırdığı bir gün Aziz Baba bir de bakar ki güneş batmak üzeredir. Oysa o daha ikindi namazını kılmamıştır. Hemen toparlanarak¸ bari ikindinin farzını olsun yetiştireyim düşüncesiyle¸ namaza durur. Selamını verdikten sonra karşısında meczup kılıklı bir kişinin kendisini izlemekte olduğunu görür. Hiçbir şey söylemez. Seccadesini toplamak üzereyken o kişi "Ya!" der¸ "Güya Aziz Baba da Allah yolunda çalışıyorum der¸ o da ikindinin sünnetini terk etti¸ sadece farzını kıldı." der ve ortadan kaybolur. O andan itibaren Aziz Baba´nın aklı başına gelir ve hemen ticarethanesine giderek dükkânının önünde¸ "Aziz Baba´nın malları yağma!" diye bağırır. Bunu duyan halk¸ Aziz Baba´nın dükkânına hücum eder ve ne var ne yok gerçekten yağmalamaya başlar. Hatta Aziz Baba´nın çocukları da bu sırada ne kadar mal alabildilerse kendilerine baba malı olarak o kalır.

Daha sonra Aziz Baba yine kendi köyüne¸ Darende Hacılar Mahallesi´ne gelerek münzevi bir hayat yaşamaya¸ bütün gününü ibadet ve taat ile geçirmeye başlar. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Aziz Baba´nın evine bir seyyah misafir olur. Yemek vakti Aziz Baba¸ misafire ikram olarak¸ evde bulunan bir parça kuru ekmekle bir kap suyu getirir. Misafir¸ kuru ekmeği suya batırarak karnını doyurmaya çalışır. Daha sonra Aziz Baba´ya¸ "Bu hayat böyle bir parça kuru ekmek ve bir kap suyla geçmez baba. Ben simya ilmini çok iyi bilirim¸ sana da öğreteyim de biraz malın olsun." der. Ve cebinden çıkardığı bazı maddeleri birbirine usulüne uygun şekilde karıştırarak bir miktar altın elde eder. "Haydi¸ şimdi bunu kuyumcuya götürelim de evine birkaç parça bir şeyler alalım." der.

Seyyahla Aziz Baba¸ Darende´deki Yusuf Paşa Bedesteni´ne doğru yola çıkarlar. Hava yağmurludur¸ etraf da çamur olmuştur. Bedestene gelince kapıdan girerken Aziz Baba yere eğilir ve bir parça çamuru avucunun içinde sıkıştırır. Seyyah bunu görür fakat bir anlam veremez. Aziz Baba elini arkasına saklar ve kuyumcuya varırlar. Seyyah simya ilmiyle oluşturduğu altını uzatarak "Şunu mihenge vur bakalım." der. Kuyumcu altının on dört ayar bir altın olduğunu söyler. O sırada Aziz Baba da elinde sıkıştırdığı çamuru uzatarak¸ Hulûsi Efendi Hazretleri´nin ifadesiyle ?Hani köfte sıkarlar ya onun gibi parmaklarının izi üzerinde?´ "Oğul¸ bir de şunu mihenge vurur musun?" der. Kuyumcu¸ çamuru alarak mihenge vurur ve şaşırarak¸ "Yirmi dört ayar altın." der. O anda seyyahın şaşkınlığını gören Aziz Baba¸ "Oğul¸ biz nemiz varsa Allah (c.c.) yolunda sarf ettik¸ Cenab-ı Allah da bize bütün hazinelerin kapılarını açtı; fakat bizim bunlara ihtiyacımız yok." diye buyurur. Seyyah da yaptığına¸ söylediğine pişman olur.

Aziz Baba¸ rahmet-i Rahman´a kavuştuktan sonra Darende´deki Orta Mezarlık denilen mevkie defnedilmiştir. Kabri hâlen oradadır.?