Aziz Baba´nın Malları Yağma
Sivas araştırılmayı bekleyen pek çok konuyu içinde barındırıyor. TAŞHAN´da bir zamanlar ticaretle uğraşmış Aziz Baba´nın ilginç hayatını araştıran SİVAS POSTASI GAZETESİ, önemli sonuçlara ulaştı.
Tarih: 27.7.2017 11:31:01/ 2306okunma / 0yorum

 

Kadim bir geçmişe ve büyük bir bilgeliğe sahip olan SİVAS, ilginç konuları da bağrında bulunduruyor. Bir zamanlar TAŞHAN´da yaşamış olan ve halk arasında AZİZ BABA olarak tanınan ve sevilen bir ismin torunlarına ulaşan SİVAS POSTASI GAZETESİ, bu ilginç insanın SİVAS´ta da yaşayarak insanlara örnek bir yaşam sürdüğünü belgeledi.

 Hacı Aziz Baba Kimdir?

“Aziz Baba Darendeli olup¸ aslen Hulûsi Efendi Hazretleri´nin dünyayı teşrif ettikleri Hacılar Mahallesi´ndendir. Kendisi Sivas´a gitmiş¸ oraya yerleşerek ticaretle meşgul olmuştur. Hatırı sayılır bir ticarî hayatı olan Aziz Baba mütedeyyin bir kişidir.

Kendisini ticarete çok kaptırdığı bir gün Aziz Baba bir de bakar ki güneş batmak üzeredir. Oysa o daha ikindi namazını kılmamıştır. Hemen toparlanarak¸ bari ikindinin farzını olsun yetiştireyim düşüncesiyle¸ namaza durur. Selamını verdikten sonra karşısında meczup kılıklı bir kişinin kendisini izlemekte olduğunu görür. Hiçbir şey söylemez. Seccadesini toplamak üzereyken o kişi "Ya!" der¸ "Güya Aziz Baba da Allah yolunda çalışıyorum der¸ o da ikindinin sünnetini terk etti¸ sadece farzını kıldı." der ve ortadan kaybolur. O andan itibaren Aziz Baba´nın aklı başına gelir ve hemen ticarethanesine giderek dükkânının önünde¸ "Aziz Baba´nın malları yağma!" diye bağırır. Bunu duyan halk¸ Aziz Baba´nın dükkânına hücum eder ve ne var ne yok gerçekten yağmalamaya başlar. Hatta Aziz Baba´nın çocukları da bu sırada ne kadar mal alabildilerse kendilerine baba malı olarak o kalır.

Daha sonra Aziz Baba yine kendi köyüne¸ Darende Hacılar Mahallesi´ne gelerek münzevi bir hayat yaşamaya¸ bütün gününü ibadet ve taat ile geçirmeye başlar. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra Aziz Baba´nın evine bir seyyah misafir olur. Yemek vakti Aziz Baba¸ misafire ikram olarak¸ evde bulunan bir parça kuru ekmekle bir kap suyu getirir. Misafir¸ kuru ekmeği suya batırarak karnını doyurmaya çalışır. Daha sonra Aziz Baba´ya¸ "Bu hayat böyle bir parça kuru ekmek ve bir kap suyla geçmez baba. Ben simya ilmini çok iyi bilirim¸ sana da öğreteyim de biraz malın olsun." der. Ve cebinden çıkardığı bazı maddeleri birbirine usulüne uygun şekilde karıştırarak bir miktar altın elde eder. "Haydi¸ şimdi bunu kuyumcuya götürelim de evine birkaç parça bir şeyler alalım." der.

Seyyahla Aziz Baba¸ Darende´deki Yusuf Paşa Bedesteni´ne doğru yola çıkarlar. Hava yağmurludur¸ etraf da çamur olmuştur. Bedestene gelince kapıdan girerken Aziz Baba yere eğilir ve bir parça çamuru avucunun içinde sıkıştırır. Seyyah bunu görür fakat bir anlam veremez. Aziz Baba elini arkasına saklar ve kuyumcuya varırlar. Seyyah simya ilmiyle oluşturduğu altını uzatarak "Şunu mihenge vur bakalım." der. Kuyumcu altının on dört ayar bir altın olduğunu söyler. O sırada Aziz Baba da elinde sıkıştırdığı çamuru uzatarak¸ Hulûsi Efendi Hazretleri´nin ifadesiyle ‘Hani köfte sıkarlar ya onun gibi parmaklarının izi üzerinde…´ "Oğul¸ bir de şunu mihenge vurur musun?" der. Kuyumcu¸ çamuru alarak mihenge vurur ve şaşırarak¸ "Yirmi dört ayar altın." der. O anda seyyahın şaşkınlığını gören Aziz Baba¸ "Oğul¸ biz nemiz varsa Allah (c.c.) yolunda sarf ettik¸ Cenab-ı Allah da bize bütün hazinelerin kapılarını açtı; fakat bizim bunlara ihtiyacımız yok." diye buyurur. Seyyah da yaptığına¸ söylediğine pişman olur.

Aziz Baba¸ rahmet-i Rahman´a kavuştuktan sonra Darende´deki Orta Mezarlık denilen mevkie defnedilmiştir. Kabri hâlen oradadır.”

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Aziz Baba Malları Yağma
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Sivas Okumuyor!
Sivas Okumuyor!
Yapılan bütün araştırmalarda KİTAP OKUMA oranının en düşük olduğu iller sıralamasında SİVAS yer alıyor. SİVAS okumazken, anne ve babasının okumadığını gören çocuklar da okumuyor.
"Daban Emeği"
"Daban Emeği"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Ben Sana Mecburum...
Ben Sana Mecburum...
/ben sana mecburum bilemezsin/ adını mıh gibi aklımda tutuyorum/
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
"Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki”
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Osman ÇELİK Yazdı...
Güller Ülkesine Doğru...
Güller Ülkesine Doğru...
Sanattan uzak kalmış, yada kasten kaçırılmış insanın talihsizliği düşündürüyor beni. Yıllar geçmesine rağmen bir şiirin mısrasını hazmedememiş, bir roman kahramanıyla bütünleşmemiş, bir tiyatro sahnesinin içinde kendini bulamamış kişiler yok mu? İnsanı kendinden uzaklaştıran mekanların havasında bunları yaşamak ne kadar zor !
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Odasında bir hindiye tek başına yediğini görmüştüm. “AZAPLAR” ise çok iyi kalpli idiler.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Burada adettir düğün kâhyasının kapısında davul çalınır. İyi de ben ne yapacağım kim yazmış beni dedim.(Bizim Niğde´de böyle bir adet yoktur) Bilmiyoruz dediler. Önce bahşiş sonrada düğün evinde görevini yapmazsan cezalandırılırsın dediler.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Şaban amca ezile büzüle “hocam senden izin istemeye geldik” şaşırmıştım. Ne izni Şaban amca dedim.”Biz bu hafta düğün yapacaktık. Eğer izin verirsen Bayrağı kaldıracağız, yoksa erteleyeceğiz”.O an boğazımın düğümlendiğini hissettim....
Esenlik Bildirisi
Esenlik Bildirisi
Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır
Kaf Dağı İnsan Yüreğidir
Kaf Dağı İnsan Yüreğidir
Bu otuz kuş anlamış ki, gerçek yolculuk samimi ve çileli olandır. Kendinden bildiğin uğruna, kendi yüreğini hesaba çekmedir gerçek yolculuk…
Ferhat İle Şirin
Ferhat İle Şirin
Kazmayı kayalara vura vura Şirin´e uzanan yolları ilmek ilmek dokuyan Ferhat,zaman ve mekan aşan utandırılmış sevdaların da timsali olagelmiştir.Sevgiliye ulaşmak için yıllara yayılan umut, sevda ve hasret vakti zamanı gelince bir su yolu olur ve uzanır dağlardan dağlara.Yüreğin en dip labirentlerinde okyanusları barındıran nice giz seyrangahı, bir nakkaş titizliğiyle işlenerek dönüşüverir elmasa…
bir ZARİFOĞLU şiiri
bir ZARİFOĞLU şiiri
İsmimim baş harfleri acz tutuyor
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
“O yıllarda köy 50 hane kadardı. Derleme toplama bir köy idi. Sürgün köyü sayılırdı. Hatrımda doğru kaldı ise 20 hane kadar TÜRK, 10 Hane kadar Kürt, 10 Hane kadar Ermeni 2 Hane kadar Rum 2 HANE kadar Çerkez yaşayan ilginç bir köydü. Bir SENARİST olsa o köyden çok film yapardı. Konan göçen çok olurdu. JANDARMADA eksik olmazdı.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar