Arife Ana
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Tarih: 14.3.2019 22:21:53/ 2564okunma / 10yorum

Sivas BEZİRCİ Mahallesi.

Hemşehrilerim sene bilirim ki 1940 ların başı.

Kudretli TANRIM´ın verdiği kitap gibi hafıza ile size yine hatıralar yazacağım.

Yokluk, kıtlık, çaresizlik…

Herkeste yok amma yardımlaşma çok.

Türk, Ermeni, Kürt, Çerkez, Göçmen her bir millet kardeşcesine aşını bölüşürdü.

Kimse kimseye hor hakir bakmaz idi. Neticesinde hepimiz Kudretli Tanrım´ın kulları değil miyiz?

Her sabah daha aynı başlar idi. Biz gözlerimizi açmadan anam çok işleri bitirir idi.

Öyle ya Kemahlı MANUŞAK HATUN boş durur muydu?

Babamı da sorar iseniz hiç sormayın hemşerilerim. Bir adam hiç mi oturmaz hiç mi yorulmaz. Öyle ye “horantanın” gözü Bedros Usta da çalışmazsa kim doyurur “sabileri”?

Ayakları yarık yarık idi.

TANRIM gücüne varmasın amma sanki bana biraz “KADİRLİK” ettin. SİVASLI Kirkor´a zenginlik verdin amma iş işten geçti…Yanarım da ona yanarım…

MAHALEMİZ ise BİRLEŞMİŞ Milletler gibiydi. Her bir insan evladı burada SİVASTA.

Hiç unutmam ki TANRIMIN verdiği hafıza ile bir akşamüzeri oyun oynarken “dışlıksız” bir arkadaş omzuma çarptı ve omuzum çıktı.

Katil KIZILIRMAK ile nikah kıyan abim ŞAHİN koşup anama haber etti. Anam Kurban olduğum Manuşak HATUN koşarak geldi.

Kucağına aldı eve götürdü ben acıdan bağırıyorum.

Durmadı tuttu beni mahallenin “SINIHÇISI Arife Anaya” yetiştirdi.

Arife Ana tek göz bahçeli evinde divanda tesbih çeker iken karşıladı beni.

Anama çıkıştı “Manuşak Gelin usul usul” dedi…

Omuzumu inceledi bir tabib gibi…

Ben acıdan “fizzah” ediyorum.

Şöyle tuttu iki eli ile dedi ki “Bak oraya bak buraya, Adı Güzel Muhammed hürmetine küt” dedi. Omuzum yerleşmez mi ve acıda azaldı az az.

Arife Ana güldü. “KERİK bak bitti” dedi.

Eve döndük ki yarım saatte işimiz bitti.

SINIHÇI ARİFE ANA´yı yazmaz isem Kudretli TANRIM´ın gücüne varır belki.

Kim mı bu kadın hemşerilerim?

Yaşı 90 idi o yıllarda. Bezircide bahçeli evde oturur idi. Hiç evlenmemiş.

8 kardeşin bir bacısı imiş.

Ağabeyleri İstanbul´da Padişahın “seyisleri” imiş. Bir kaçı da harbe gidip dönmemiş.

Arife Ana ise hiç ayrılmamış SİVAS´tan…

SINIHÇILIK ailesinden “ladiğer” imiş. Anası da sınıhçı imiş. “Ondan el almış”…

Beyaz saçları geniş yüzü var idi. Boyu iki metreye yakın idi. Beline “kuşak” sarardı beli dik dururdu. 90 Yaşında idi amma “bilge” bir Sivas kadını idi. Anam gibi…

Hatta anam derdi ki, “Arife Ana erkek esvabı giyip harbe mermi bilem taşımış” derdi…

ARİFE ANA´yı mahalleli çok sever idi. Herkesi hürmetkar idi.

Anam da onun yanına gider laflar idi. İkisi de ağlayarak konuşurdu.

ARİFE ANA harbe gidip gelmeyen ağabeylerine ağlar, anamda garipliğine öksüzlüğüne ağlar idi….

Hemşerilerim dünya yüzünde hiçbir insan evladı bizim ANADOLU kadınımız gibi güzel saf ağlamaz. Boyun boyuna sarılır ve ağlarlar. Gözyaşının zati milliyeti yoktur ki? Gözyaşının Türkü Ermenisi mi olur?

Arife Ana masal gibi “seyis” olan ağabeylerini de anlatırdı. Derdi ki hala hatrımda “Padişah Efendimiz sual eylemiş ki bu ata kim baktı böyle diye. Demişler ki Sultanım, Rasim Çavuş baktı”

Ağabeyime taltifler etmiş derdi.

Yaşlı Arife Ana, atalarının “seyis” olduğunu söylerken de der idi ki hatta şu bizim yamaçlarda “Bolu Beyi zulmunden buraya gelen KÖROĞLU mağaralarda saklanırken, atalarım ona el edip kollamışlar” derdi…

Arife Ana anlatır ben film gibi dinler aklıma yazar idim…

Beline sardığı kuşağının yanından bir tabaka çıkarır “tütün sarardı”… Anam da bakar idi. Zati gelen giden de eksik olmazdı. Kolu çıkan, eli yaralanan, boşanan, evlenen, akıl danışan herkes orada idi.

Bezirci Mahallesi “kadınlar meclisi” idi.

Her gelene de anlatırdı SEYİS ağabeylerini…

Bir de türkü söyler idi ki keşke TEYİP olsa da kayıt edeydim.

O türkü söyledikçe küçük oda dolu kadın milleti ağlar idi.

Ermenisi, Kürdü, Türkü ağlar idi…

Yanık yanık söyler idi.

Göz yaşlarını avuçlarının içi ile silerdi.

Yağmur gibi yağardı göz yaşları.

SİVAS´tan başka da görmedim avuçları içi ile gözyaşını silen…

Arife Ana “titreyen 90 lık sesi ile türkü çağırır kadınlar ağlar idi” Ben de bakardım etrafa…

O zaman çocuktum ağlayamamıştım amma müsadenizle sizler bu mektubu okurken ben ağlayayım…

 (Mektubumla yine başınızı ağrıttım hemşerilerim. AMERİKA´dan Sivasımın dağına taşına selam ederim. Küçüklerin gözlerinden öperim. Hanım hemşerilerimin hatırlarını sual ederim.)








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Arife
Okuyucu Yorumları (10 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Suleyman koc
3.3.2019 20:25:33
Kirkor beyfendi dedemin bahsune göre Arife Ana bizim akrabamiz.100 yaşına yakın vefat etmiş.Halfelik e defnedilmis.
havva
2.3.2019 17:25:12
Siz hergün yazsanız ben hergün okurum.
Aynur koc
3.3.2019 21:47:13
Arife Anamizi yazdığınız için sağolun.ANLATTIKLARINIZi ailemiz için önemli
Gülcan koc
3.3.2019 21:50:20
Yüreğiniz dert gormesin
Ali koc
4.3.2019 15:21:42
Sizi misafir etmek için Istanbul a davet ediyorum.Aile buyugumuz ARIFE ANA YI anlattiginiz için binlerce teşekkür
Selma koc
5.3.2019 12:25:20
Kirkor bey size müteşekkiriz Aile mizi anlattignuz dan dolayi.Istanbul e lütfen geliniz...siz ile tanışmak istiyoruz.
HASAN ŞAHİN
4.3.2019 08:51:52
Yine yüreğimizi dağladın Kirkor amca. Ne kadar sahici ve ne kadar bizdensin. ne kadar bizden hikayeler anlatıyorsun.
Nesrin Filiz
1.3.2019 23:02:13
Tesekkurler muhtesemmmm
Ahmet Ören
1.3.2019 21:58:46
Sivasta iken Sultan Sehrimin insanları anlatılırdı ama insan memleketten uzak kalınca bu duyguları daha iyi anlıyor. Yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyoruz. Bize eski Sivası hatırlattığınız için teşekkür ederiz.
eğitimci
2.3.2019 00:56:18
Kirkor Amca her yazınızda aslında kaybolan değerlerimizi görüyoruz. Belki o güzel insanlar rahatlık ve bolluk içinde sefa süremediler ama ekmeğini, aşını, acılarını mutluluklarinı hiçbir menfaat beklemeden paylaştılar.Hiç bir paranın satın alamayacağı o güzelim değerleri yaşadılar.O yüzden bizden daha mutlu ve mesut oldukları muhakkak. Bundan dolayı Rahmetlik anne, babanız ve o dönemde yaşayan insanlar bu günkü bolluk ve rahatlık içinde yaşayan insanlardan daha şanlı idi diye düşünüyorum. Yazılarınızı okurken keşke samimiyetin, vefanın,dostluğun, güzel insanların ve komşulukların olduğu o dönemi bizlerde görseydik diyorum. Bu İçten ve samimi yazılarınızından dolayı teşekkürler.
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Takip Eden Değil Takip Edilen Gazete!
Kral Çıplak Olsa Ne Yazar
Kral Çıplak Olsa Ne Yazar
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Mutluluğun Resmini Yaptılar!
Mutluluğun Resmini Yaptılar!
SİVAS´ın en köklü okullarından biri olan Halil Rıfat Paşa Lisesi, pür neşe içinde baharın gelişini kutladı.
Halı Müzesi Kurulmalı
Halı Müzesi Kurulmalı
Dünyada eşi olmayan ŞARKIŞLA halıları yok olmak üzere. Selçuklu zamanından kalma yaklaşık 30 civarında ŞARKIŞLA halısının olduğu bilgisine ulaşılırken, bu paha biçilmez halıların depolarda bekletilmesi ise tuhaf bulunuyor. Vali AYHAN´ın, bu ve benzeri tarihi halıların bir arada bulunacağı bir “HALI MÜZESİ” fikrini hayata geçirmesi bekleniyor.
Uyumamak İçin SİVAS POSTASI Okunur!
Uyumamak İçin SİVAS POSTASI Okunur!
Şehrin TEK ÖZGÜR GAZETESİ Sivas Postası, ortaya koyduğu düşünceler, şehre dair ürettiği projeler ile gerek il içinde gerekse il dışında ki okurların dikkatini çekiyor.
NİSAN´da Hakim Karşısında!
NİSAN´da Hakim Karşısında!
SİVAS´ta görev yaptığı süre zarfında eğitim öğretimi kilitleyip MİLLİ EĞİTİMİ´i içinden çıkılmaz duruma getiren ALTINSOY, Nisan´ın 10´un da “GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAKTAN” yargılanacak.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Her “hak” almasında derdi ki; “Allahım beni bana bırakma.”Bu bilge sözü akşama kadar belki yüz defa söyler idi. “Allahım beni bana bırakma, Allahım beni bana bırakma…”
Klasiklerimizi Okumak
Klasiklerimizi Okumak
İsmet TANRIVERDİ Yazdı...
Halkımız PAŞABAHÇE´ye Hazır!
Halkımız PAŞABAHÇE´ye Hazır!
SOĞUK KIŞ GÜNLERİNİ, kısır ve etli pide ile geçiren şehrimiz insanı, PAŞABAHÇE´yi hasretle bekliyor. Mangal kokusu ile pür neşe olmak için gün sayan halkımız, piknik malzemelerini hazır kıta bekletiyor.
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Sivas´ın Bütün Renkleri SİVAS POSTASI´nda
Doğruların ve güzelliklerin mücadelesi için herkesi ama herkesi SİVAS POSTASI´na davet ediyoruz...
Çürüme Büyüyor!
Çürüme Büyüyor!
SİVAS´ta son zamanlarda “küçük çıkarlara, küçük korkulara, küçük hesaplara” tapınan insan sayısı giderek artıyor.
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Yeni Bir Parti Kurulur mu?
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Bize Yarının Adamı Aydınlar Gerek
Selim Yıldız Yazdı...
Kıssadan Hisse
Kıssadan Hisse
"- Nasıl olsa bu havuza herkes bir kova süt dökecek!.. benim bir kova su dökmem bir şey değiştirmez!?.. diyerek.. başlamışlar aynı düşünce ile havuza kovalar dolusu suyu boşaltmaya..
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Dr.GÖLEN Ödüllendirildi!
Sağlık Bakanlığı 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle hekimleri ödüllendirdi. SİVAS´ta da başarılı ve fedakar Gögüs Doktoru Hayrullah GÖLEN ödüle layık görüldü.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar