Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
Tarih: 18.2.2018 10:20:36/ 4546okunma / 3yorum

 
İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Bir turna selamına meftun adanmışlıklarla birliktedir, hayatın seyri alemi..Öte bir dağdır dağlar içindeki yaşanmışlıklar. Arı, duru masumiyetlere hasret tebessümlerle birlikte,ıp ılık bir şiir gibidir  isimsiz dağların bağırlarından akan serin sular…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Çiğdemin çiçeğin raksına aldırmadan, gönlün en aman bilmez labirentlerinden soyarak yılları, bir şiirin deniz dibi gezen hayallerine ram olmaktır yaşamak. Itır kokan dağların doruklarında, tenha  bahar çiçekleri ile bezeli bir göle uzanmaktır hayat…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Baharla eriyen karların beslediği, narin çiçeklerin bedenleri ile yıkanan suların, arı duru bir masumiyetin gönle hükmeden şarkıları ile hem hal olması gibidir mutluluk…
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Güneşin üzerine sarkıttığı sarımtırak huzmelerin, naif boyunlardaki inci gerdanlıkları tılsımıyla şerbetlemesi gibidir her şey…Bahar sultanına bütün çiçekleri, bütün şiirleri, bütün öyküleri, bütün şarkıları, bütün tebessümleri anımsatan, saltanat mührünü takdim eder gibi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Sarp kayaların, geçit vermez yamaçların, öte dağların tam ortasında hüznün hüznünü de yüreğinde barındırsa, bir tebessümü ay aydınlık yüzünden eksiltmeyen bir abı hayat gibidir dağlar ortasındaki göller. Etrafında salınan mor menekşelerle birlikte, bir anı sonsuza değin uzatmanın kurugusuyla bütünlenmiş bir yürek çağıltısı gibi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Asi, arı, duru, berrak bir göl düşüdür anımsanan… Az ötesinde, efsunkar bir türkü gibi usul usul akan gözenin hemen alt başında, yanında yöresinde çerden çöpten yuvalarında, zarafeti selamlayan kuşları ürkütmeden, yorulmuş başların soluklandığı göller içinde müstesna bir göldür yüreği rehin alan…
Alaca leyleklerin dahi ürkütmediği masumiyetler adına,bir tek ama bir tek dağların şahitlik ettiği bir göldür göller içinde…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Dağların doruklarına sere serpe uzanmış bembeyaz karların, usul usul erimeye başlamasıyla o masum, o beyaz, o dingin sukunetin aşağıya doğru akıp sularla bütünleşip, abı hayat oluşturması gibi…
Kekik kokan dağların, gece kuşlarını ürkütmeden, serin göllerin ortasındaki ay yakamozuna adanmış bütün cümleleri, zarif bir menekşenin masum, ürkek kulaklarına fısıldanmasıdır yaşamın seyri alemi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Öte yamaçlar ortasında,insanı çepeçevre saran bütün sıglıkları, naif tebessümü ile bir anda silip süpüren, dingin bir gölün bağrından süzülen masum şiirler geçididir her şey…Üzerinde yaprakların gezindiği, en tenha en berrak, en masum zerrecikleri derinlerde gizleyen bir göldür insanı yaşama tutunduran...
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
İçtikçe susadığın, daldıkça daldığın, baktıkça baktığın arı duru bir bulmacadır göller içindeki tebessüm gölleri…
Akan derelerin , yolunu şaşırmış yılkı sürülerinin, bahara namzet eleğimsağmaların,hüzünbaz şairlerin, tebessümünü bir ay gibi heybelerinde taşıyanların, gelip kenarcığında hayatın sırrını arayacağı bir göldür hasretine tutunulan…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Kirlenmemiş mısraların, utandırılmış şiirlerin, yıllara yayılan düşlerin, doruğun en doruğunda ayı selamlayan hayallerin, sere serpe uzanan kır çiçeklerinin efil efil gelip bağrında sukunete erdiği arı duru bir masumiyet gölüdür yaşamak…
                                                                                                 Osman ÇELİK







Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Duru Göldür Yaşamak
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Arif yuce
19.2.2018 17:49:20
Çok hoş ama çok hoş anlatim dostum.eline gönlüne sağlık.
nesrin filiz
19.2.2018 17:11:30
Son aylarda okuduğum güzel bir yazı teşekkür ederim arkadasim
ILKER
21.2.2018 12:25:26
Çok güzel bir yazı.kelimeleri konusturmuşun tebrik ederim...
Bunu İlk Defa Duyacaksınız!
Bunu İlk Defa Duyacaksınız!
SİVAS´ın “görünmeyen üniversitesi” olan Şah Dede İhramcızade İsmail Hakkı Hazretleri, ölümünün ardından yıllar geçmesine rağmen sevgiyle anılıyor. İnsanlara, sevgiyi ve birlik beraberliği öğütleyen Şah Dede´nin, Sivas dışında da önemli bir seven kitlesi bulunuyor.
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar...
Sivas Okumuyor!
Sivas Okumuyor!
Yapılan bütün araştırmalarda KİTAP OKUMA oranının en düşük olduğu iller sıralamasında SİVAS yer alıyor. SİVAS okumazken, anne ve babasının okumadığını gören çocuklar da okumuyor.
SİVASLI Aydınlar Boş Durmuyor!
SİVASLI Aydınlar Boş Durmuyor!
SİVAS POSTASI Yazarlarından Selim YILDIZ ikinci kitabını çıkardı.
Rüzgarlı Pazar
Rüzgarlı Pazar
Ne kadar anlatsanız bir yanı eksik kalır.
ŞAH DEDE´yi Götüreceklerdi!
ŞAH DEDE´yi Götüreceklerdi!
Sivas Postası Gazetesi´nin ilk defa gündeme getirdiği Şah Dede´yi ORDU´ya götürme haberi ses getirdi. Gazetemiz ile temasa geçen pek çok SİVASLI, bu tarihi gerçeğin dile getirilmesinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler.
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Osman ÇELİK Yazdı...
Güle ve Aşka Veda
Güle ve Aşka Veda
/ve bu afyonlu çağın mabedinde tesbih çek/
"Anamın Yüreği"
"Anamın Yüreği"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
hassas kalp...
hassas kalp...
/bu dünya hassas kalpler için bir cehennemdir/
Taşrada Sonbahar
Taşrada Sonbahar
"yağmur yağarsa bugün kendime taşına bilirim"
Bir Şehri Sevmek
Bir Şehri Sevmek
SİVASLI Yazar Osman ÇELİK tarafından kaleme alınan” Sivas´ın Yitik Zamanları” isimli kitap, özellikle il dışında yaşayan SİVASLILAR´ın yoğun ilgisini çekmeye devam ediyor.Şehrin güzelliklerini akıcı bir uslup ve benzetmelerle ölümsüzleştiren yazarın yeni bir kitap hazırlığında olduğu ve sonbahar ile birlikte bu kitabın da okurlarla buluşacağı bilgisine ulaşıldı.
Zafer Yahut Hiç!
Zafer Yahut Hiç!
Etrafı Eşber´in, Sumru´nun ve Rukzan´ın cesetleriyle çevrili olan İskender, bunun manasını hocası Aristo´ya sorar. Eser Aristo´nun cevabı ile biter: -Zafer yahut hiç!
Türkülerin Babası Unutulmuyor!
Türkülerin Babası Unutulmuyor!
Bozkırın Tezenesi Neşet ERTAŞ´ı ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar