Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
Tarih: 18.2.2018 10:20:36/ 4334okunma / 3yorum

 
İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Bir turna selamına meftun adanmışlıklarla birliktedir, hayatın seyri alemi..Öte bir dağdır dağlar içindeki yaşanmışlıklar. Arı, duru masumiyetlere hasret tebessümlerle birlikte,ıp ılık bir şiir gibidir  isimsiz dağların bağırlarından akan serin sular…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Çiğdemin çiçeğin raksına aldırmadan, gönlün en aman bilmez labirentlerinden soyarak yılları, bir şiirin deniz dibi gezen hayallerine ram olmaktır yaşamak. Itır kokan dağların doruklarında, tenha  bahar çiçekleri ile bezeli bir göle uzanmaktır hayat…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Baharla eriyen karların beslediği, narin çiçeklerin bedenleri ile yıkanan suların, arı duru bir masumiyetin gönle hükmeden şarkıları ile hem hal olması gibidir mutluluk…
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Güneşin üzerine sarkıttığı sarımtırak huzmelerin, naif boyunlardaki inci gerdanlıkları tılsımıyla şerbetlemesi gibidir her şey…Bahar sultanına bütün çiçekleri, bütün şiirleri, bütün öyküleri, bütün şarkıları, bütün tebessümleri anımsatan, saltanat mührünü takdim eder gibi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Sarp kayaların, geçit vermez yamaçların, öte dağların tam ortasında hüznün hüznünü de yüreğinde barındırsa, bir tebessümü ay aydınlık yüzünden eksiltmeyen bir abı hayat gibidir dağlar ortasındaki göller. Etrafında salınan mor menekşelerle birlikte, bir anı sonsuza değin uzatmanın kurugusuyla bütünlenmiş bir yürek çağıltısı gibi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Asi, arı, duru, berrak bir göl düşüdür anımsanan… Az ötesinde, efsunkar bir türkü gibi usul usul akan gözenin hemen alt başında, yanında yöresinde çerden çöpten yuvalarında, zarafeti selamlayan kuşları ürkütmeden, yorulmuş başların soluklandığı göller içinde müstesna bir göldür yüreği rehin alan…
Alaca leyleklerin dahi ürkütmediği masumiyetler adına,bir tek ama bir tek dağların şahitlik ettiği bir göldür göller içinde…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Dağların doruklarına sere serpe uzanmış bembeyaz karların, usul usul erimeye başlamasıyla o masum, o beyaz, o dingin sukunetin aşağıya doğru akıp sularla bütünleşip, abı hayat oluşturması gibi…
Kekik kokan dağların, gece kuşlarını ürkütmeden, serin göllerin ortasındaki ay yakamozuna adanmış bütün cümleleri, zarif bir menekşenin masum, ürkek kulaklarına fısıldanmasıdır yaşamın seyri alemi…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Öte yamaçlar ortasında,insanı çepeçevre saran bütün sıglıkları, naif tebessümü ile bir anda silip süpüren, dingin bir gölün bağrından süzülen masum şiirler geçididir her şey…Üzerinde yaprakların gezindiği, en tenha en berrak, en masum zerrecikleri derinlerde gizleyen bir göldür insanı yaşama tutunduran...
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
İçtikçe susadığın, daldıkça daldığın, baktıkça baktığın arı duru bir bulmacadır göller içindeki tebessüm gölleri…
Akan derelerin , yolunu şaşırmış yılkı sürülerinin, bahara namzet eleğimsağmaların,hüzünbaz şairlerin, tebessümünü bir ay gibi heybelerinde taşıyanların, gelip kenarcığında hayatın sırrını arayacağı bir göldür hasretine tutunulan…
 
 İsimsiz dağların ortasında, arı duru bir göldür yaşamak…
Kirlenmemiş mısraların, utandırılmış şiirlerin, yıllara yayılan düşlerin, doruğun en doruğunda ayı selamlayan hayallerin, sere serpe uzanan kır çiçeklerinin efil efil gelip bağrında sukunete erdiği arı duru bir masumiyet gölüdür yaşamak…
                                                                                                 Osman ÇELİK







Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Duru Göldür Yaşamak
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Arif yuce
19.2.2018 17:49:20
Çok hoş ama çok hoş anlatim dostum.eline gönlüne sağlık.
nesrin filiz
19.2.2018 17:11:30
Son aylarda okuduğum güzel bir yazı teşekkür ederim arkadasim
ILKER
21.2.2018 12:25:26
Çok güzel bir yazı.kelimeleri konusturmuşun tebrik ederim...
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Sivas Mutfağının Sultanı olan TONUS KÖFTESİ, dünyada bir tek ALTINYAYLA yöresinde yapılıyor. Özel misafirler için hazırlanan bu köfteye, düğün köftesi de denilmekte.
Kaldırımlar
Kaldırımlar
Ölüm yıl dönümünde büyük düşünce insanı üstad Necip FAZIL KISAKÜREK´i rahmetle anıyoruz.
Esenlik Bildirisi
Esenlik Bildirisi
Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Bir Japon Nasıl Ölür
Bir Japon Nasıl Ölür
Edebiyatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in DERGAH YAYINLARI´ndan çıkan “BİR JAPON NASIL ÖLÜR” adlı şiir kitabı beğeniyle takip ediliyor.
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım...
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Düşünürlerin kaleminden çıkan eserler, daha bir cezp eder insanı. Toplumun aradığı şeyi ilk önce bulanlar diye düşünürüm hep. Sahiden de, aramaya çıktığımız her güzelliği ilk önce bulupta bize sunar sanat erbabı. Bu hafta, içsel bir zenginliği sunacağız sizlere. İçinden aydınlanıp, dışına ışık veren bir bilgeyi konuk edeceğiz. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nazım Elmas ile yaptığımız güzel bir söyleşi. Hep beraber okuyalım… Buyurun efendim.
Dergah Dergisi Okurlarla
Dergah Dergisi Okurlarla
Edebiyatımızın akil kalemlerinden biri olan, yazıda büyüğümüz Mustafa KUTLU´nun Dergah yolu, yine kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in Genel Yayın Yönetmenliğinde devam ediyor. Dergah Dergisi 338.sayısı ile okurlarla buluştu.
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Ulu Hakan Yıldırım´ın bile gözdesidir. İki gözünün bebeği, Sivas ve oğlu Ertuğrul´u kaybedince, dünyası kararır, yıkılır. Bir ağaç altında dünyadan bi haber kaval çalan çobana “Çal çoban çal, gam senin neyine, Sivas gibi kale Ertuğrul gibi oğul mu kaybettin? Senden mesut kim var?” diye nidada bulunur
Türkülerle Ağlayan Adam!
Türkülerle Ağlayan Adam!
Türküler bir insanı nasıl ağlatır? Yada nasıl bir insan türküleri ağlatır? Göz yaşının rengi nedir sahi? Hasret mi, aşk mı, sevda mı, vefa mı, veda mı?
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Bazen kadir kıymet bilinmez de hani. “Kadri bilinmeyen menevşe” misali, dolanır durur dört bir bucakta...
Selam Söyleyin
Selam Söyleyin
Halk Edebiyatımızın mümtaz ozanlarından biri olan biri olan SIZIRLI Süleyman ULUTAŞ´tan güzel bir şiir...
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı. Sıra servilerin, serin rehavetine kapılan yaşlılar, alınlarının çentiklerine aldırmadan, ?hey gidi günler? nidalarıyla, derin iç geçirişleri konuk ediyorlardı; zaman ve mekân aşan sabırlarına...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar