Anamın PAZEN GECELİĞİ
"Hiç oğlum hiç ananın aha şu yüreğini bıçakla yar bak ki ne gamlar yıgın olmuş"
Tarih: 10.1.2018 20:57:22/ 4900okunma / 25yorum

Kara kış aman vermez bir canavar gibi dişlerini gıcır gıcır gıcırdatır. SİVAS´ın ayazı pek yamandır bunu ahalisi pek bilir.Ve lakin anam kışa hazır ederdi horantayı.

Babam YILDIZELİ´ne gitmiş idi. Bizim ERMENİ Cematinden bir büyüğümüzün düğünü yapılmaktaydı. Hem de bir DİN BÜYÜĞÜMÜZ orada iki hafta kadar Ermeni Cematini dini konular icra edecekti.MALATYA´dan gelmiş imiş bu din adamımız, babam gelince anlatmıştı.

Bir 15 gün kadar kalması icap etti. Ve lakin ne gam ANAM bir kara kartal gibi başımızda, hem ana hem ata gibi kanatları müşfikti.

Gündüz küçük odaya sıra sıra dizili sırımlar gibi oturmaklığımız kışı bitirir miydi bilemem.

Bazen de “mal vakti” denilir ki ikindiye doğrudur, komşularımız çıka gelip eğirdikleri iple kışlık çorap örer ve de ya satarlar ya da “erlerine uşaklarına” giyindirirlerdi.

Büyük TANRIM CENNETİNE koymuştur ki, yaşlıca HÜSNE EBE´nin at gibi yedi gelinini çekiştirmesi bir tiyatro gibiydi ve gülerdik.

Saf bir SİVAS kadını idi amma velakin gelinlerinin sesini taklit ederek onları anlatması seyirlik bir oyundu. Bir tek EZAN okununca, başından eksik etmediği NAMAZ bezi ile namazını eda eylerken anam bizi gürültü patırtı etmeyelim diye dışarı çıkarırdı. İsterdim ki HÜSNE EBE hiç gitmesin ve konuşsun biz gülelim.

İddialı kadındı erkek gibiydi. Bize nasihat eder ve derdi ki “İddiası olmayan İtten aşağıdır. Aç gezin dok sallanın” oğul derdi. (Hay kurban olduğum Hüsne Ebe, sen gibi kadın var mıdır acep dünya yüzünde…)

Gece erken basardı BEZİRCİ Mahallesine.

Dünya benim için evvel ahırda burası idi.

Akşam bir “terezi gözü” büyüklüğündeki geniş tabaklara sıcak bir çorba ve inen çıkan kaşıklar.

Yarma çorbası, buğday aşı, kelocoş, soğan kavurması, turşu, pilav

Yüce TANRIM “deldiği boğazı aç kormu heç” derdi gün görmüş KEMAHLI MANUŞAK Hatun.

Ola ki yoksa da evde veya kıt kanat ise “aşımız” bildim ki yine şükrederdi garip ANAM MANUŞAK KADIN.

SİVASLI hemşehrilerim siz hiç dağların tepelerin sızım sızım ağladıklarını bilir misiniz?

Bilirsiniz evvela değil mi?

Benim gibi yaşı 90´a yol alan bir hemşehriniz anlatsın da dinleyiniz.

(Şu anda taş PLAK´ta bir SİVAS türküsü çalmakta taa AMERİKA´da. “Kaderime küstüm sana küsmedim”)

Akşam ezanı okunduktan az biraz sonra yer yataklarını hazır ederdi anam. Küçük bir oda. Ayaklı başlı yatardık.

Anam camın önündeki tahta “mahatta” yatar idi. Biz uyuyunca, elini dizine ve çenesine dayar, dışarıda yağan kara bakıp bakıp ağlardı. Yemenisinin ucu ile usul usul silerdi göz yaşlarını. Ben dahi ağlar idim.

Ben dahi anam ağladıkça ağlar idim.

 Hatta bir vakit usulca yanına sokulup, “Ana niye ağlıyon ki” dedim.

Dedi ki bana “hiç oğlum hiç ananın aha şu yüreğini bıçakla yar bak ki ne gamlar yıgın olmuş” derdi.

O zaman bu sözün anlamını çözemez idim öylesine ağlar idim. Şimdi kocadıkça daha çok anlamaktayım ve de ağlamaktayım.

Anam gece yatmadan “PAZEN GECELİK” giyerdi. Evladı olan bizlerden dahi sakınır gizliden giyerdi. Ömrü boyunca pazen geceliğini hiç çıkarmazdı geceleri. İki tane pazen geceliği vardı. Birini giyer, birini de yıkar paklar “yüklükte” hazır bekletirdi.

Ana kokusu her yerdedir amma en çok da bana göre “anamın pazen geceliğinde saklı”. Anam TANRISINA yol alınca, unutmadım ki hep aklımdaydı o pazen geceliğini aldım yanıma.

Bir zaman İNGİLTRE´de çok karlı bir ticaret denk geldi. Çok para kazandım.Bir an nefsime yenildim, gurura kapıldım. Sonra sandıkta özenle sakladığım hatıralar içinde bir hatıra olan anamın pazen geceliğini görünce yeniden irkildim. Aldım masaya koydum ve kendimden utandım dedim ki; “Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki” dedim. Ve sonra ANAMIN PAZEN GECELİĞİNE sarılarak dakikalarca ağladım...

                                                                                             Kirkor DEĞİRMENCİYAN








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Anamın PAZEN GECELİĞİ
Okuyucu Yorumları (25 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
NUH AKÇİÇEK
19.2.2018 11:17:28
Çok duygulu ve gerçekten yaşanmışlık anıları...İnsan okurken gözyaşlarını tutamıyor. Güzel yürekli insan Kirkor Amcamız ellerinizden öpüyoruz.Selam ve Saygılarımızla
nesrin filiz
19.12.2017 09:45:08
KIRKOR AMCA ÇOK DUYGULANDIM TESEKKUR EDERIM
Osman ada
19.12.2017 00:04:49
size sitem ediyorum defalarca benim Gibi sizin yazilarinizdan duygulanarak size yazilan yorumlari cevapsiz birakiyorsunuz vede sivas gelmeniz icin davetlere bir tarih vererek geliyorum demiyorsunuz.Kirkor abi Babani Bedros amcayi taniyan sivaslilar ölmeden gel.ben sizi cok iyi misafir ederim yazi cok guzeldi sevgiler saygilar osman ada
ORHAN BAŞDELİOĞLU
19.12.2017 11:18:46
4 nesildir Bezircili olmaktan gurur duyuyorum.Sizin gibi eski abilerimizi aramızda görmek bizleri mutlu edecektir.Ben bababı ve dedemi anlatsam tanıyacağınızdan ve ortak anılarınızın olacağından eminim.Sizi memleketimizde ağırlamak şereftir benim için.Selam ve saygılarımla..
ilkim
19.12.2017 11:24:20
Harika bir yazı sayın Kirkor bey.tebrik ederim
Osman ada
19.12.2017 11:51:43
Kirkor abi ilk defa cevap vererek bizleri cok mutlu ettiniz.Sivas a gelmenizi sizi sivas da misafir etmek sizinle hatiralariniz olan yerlere birlikde gitmek sizi uzun uzun dinlemek size sorular sormak istiyoruz buradan degerli evlatlariniza da seslenmek istiyorum siz sadece Kirkor abiyi ucaga bindirin sivas a gelmesine riza gosterin bizler kendisini karsilar sizler kadar olmasada inanin sizleri aratmiyacak sekilde birabimiz amcamiz gibi bakacagimizdan emin olun Kirkor abi nin sivas da seveni ve kendisine saygi duyan yuzlerce sivas li hemserisi oldugunu bilin kalpiniz ferah oldun bir an once kirkor abi yi sivas a gonderin diyor basta Kirkor abi olmak uzere hepinize sivas dan sevgi saygi selamlar gonderiyorum.osman ada
ömer halis
22.12.2017 19:26:39
nice bağrı yanıklar geldi geçti bu topraklardan bizi bizden eden bizden değildir kardeşlik bakidir tıpkı Peygamber efendimiz Hz.Muhammed a.s ın yahudi komşu çocuğunun ölüm döşeğindeyken son nefesine kadar evine gidip gelmesi kadar masumdur insanlığımız yeterki siyasiler rant edinmesin.
halime kaya
22.12.2017 06:42:08
bu güzel hatıra için size sonsuz teşekkürler. sivas postası na da böyle güzel bir yazarı bize kazandırdığı için teşekkürler
Sait Yalçın
20.12.2017 12:01:45
Var olasın Kırkor Amca, Amca dedim, çünki kaderimiz, hüzünümüz,sevincimiz aynı. Kırkor Amca anlatımınız benim için çok harika. Ama senin Sivas´tan ayrı olman ,hasret çekmen de işin dramatik yönü, Allah uzun ömürler versin, yazın mutlaka Sivasa bekliyorum. Bari göçüp gitmeden bu dünyadan bir kez daha görelim memleketi. Divriğinin Çamşıh yöresindenim, 5 ay köydeyim mutlaka beklerim, tlf ve é mailime var. Saygı ve selamlar.
H.Belgin Yılmaz
20.12.2017 19:09:56
Ne güzel bir anlatım Yüreğinize sağlık Kirkor amca çok duygulandım
Tahsin Hazırbulan
20.12.2017 19:52:09
Ömrüne, kalemine sağlık Kirkor Amca. Sen bu toprağın sesisin. Bir sonra ki yazınızı heyacanla bekliyoruz. Selamlar.
HAVVA
20.12.2017 20:29:35
Kirkor amca yazılarını hep okuyorum.Sizle tanışmak anılarınizı dinlemek isterim.
Hasan Ali ERDEMLİ
20.12.2017 20:55:05
Sayın KİRKOR BEY, hatırlayınız lütfen 1999 KORSİKA´da sizle tanışmış, ortak bir ticaret yapmıştık FREEE MOON ile. Sonra siz AMERİKA ya geçmiştiniz.Sizi bu gazetde tesadüfen okudum. Sizi görmek isterim lütfen... (SİVAS POSTASI GAZETESİ yetkilileri böyle dğerli bir insanın anılarına yer verdiğiniz için sizi kutlarım)
ARTİN
21.12.2017 17:50:00
okurken ağladım sağolun var olun Kirkor bey
metin çamlıbel
29.12.2017 14:42:43
saygı değer KİRKOR amca makaleni gözyaşlarıyla okudum.kalemine yüreğine sağlık ALLAH uzun ömür versin.ben de senin bir evladın sayılırım.benim mahallemde KAZANCILAR mahallesidir.orta okulu ATATÜRK orta okulu 2.sınıfta oukurken bir sıra önümde oturan ŞUŞANNİK GÜLLÜDERE isminde çok çalışkan bir sınıf arakadaşım vardı.saygılarımla SİVAS´TAN METİN ÇAMLIBEL .SAYGI VE HÜRMETLE ELLERİNDEN ÖPERİM.
Kamile
26.12.2017 02:01:35
Sivasın zenginliğine bu işte
Cay
26.12.2017 02:05:17
Duygu dolu bir anlatım, yüreğinize kaleminize sağlık
fatih taşcı
30.12.2017 23:00:40
böyle güçlü bir kalemi sivaspostasında sürekli okumak isteriz
Sadi
30.12.2017 12:37:28
"İddiası olmayan İtten aşağıdır." sözün özü bu...
hasan
28.12.2017 16:57:26
içli, duygulu bir yazı.. teşekkürler
alican mert
28.12.2017 16:59:40
Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki” bunun üstüne ne söylenebilirki
selo
26.12.2017 22:21:28
Harika bir yazı. teşekkürler kirkor amca
agop
26.12.2017 22:31:54
Uzakta olsak ta sivas hep gönlümüzde..haırlattığın için saol emmi
Mahmut DEMİR
12.1.2018 08:51:26
Ah sevgili büyüğüm.Abim.Aynı mahallenin (Bezirci) çocuğuyum.Sizle tanışmak.Ellerinizden öpmek.Sohbetinize nail olmak isterim.Ve tüm kitaplarınızı arşivime almak istiyorum.Saygılarımla.
Mehmet Karaaslan
18.1.2018 15:22:22
Valla Ben Sivaslı değilim. Sivaslı bir arkadaşım Facebook hesabından paylaşmış bu yazıyı oradan okudum. Okuduktan sonra çok ağladım. İnsan nasıl bir varlık.. Mazisiyle bağları ne derece kuvvetliyse o kadar.Pazen gecelikli bir anne hayal ettim. Aynı benim anam. Soğuk bir kış gecesi sobanın alevlerinin tavanda kızıl akisker bıraktığı bir kemer oda hayal ettim. Aynı benim odam. Anadan akan gözyaşı benim yanağımdan süzüldü. Kirkor emmimin elemi benim ciğerimi dağladı. Gurban olduğumuz rahmetiyle muamele ersin ecdadını hayırla yad edene. Neden geldiğini bilene. Kendi kendine "sen kimsin" diye sorana. Ellerinden hasretle öperim Kirkor emmi. Hiç görmediğin yeğenin / torunun Mehmet
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Bir Japon Nasıl Ölür
Bir Japon Nasıl Ölür
Edebiyatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in DERGAH YAYINLARI´ndan çıkan “BİR JAPON NASIL ÖLÜR” adlı şiir kitabı beğeniyle takip ediliyor.
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
bir Cahit ZARİFOĞLU şiiri
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım...
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Nazım ELMAS ile Söyleşi
Düşünürlerin kaleminden çıkan eserler, daha bir cezp eder insanı. Toplumun aradığı şeyi ilk önce bulanlar diye düşünürüm hep. Sahiden de, aramaya çıktığımız her güzelliği ilk önce bulupta bize sunar sanat erbabı. Bu hafta, içsel bir zenginliği sunacağız sizlere. İçinden aydınlanıp, dışına ışık veren bir bilgeyi konuk edeceğiz. GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Prof.Dr.Nazım Elmas ile yaptığımız güzel bir söyleşi. Hep beraber okuyalım… Buyurun efendim.
Dergah Dergisi Okurlarla
Dergah Dergisi Okurlarla
Edebiyatımızın akil kalemlerinden biri olan, yazıda büyüğümüz Mustafa KUTLU´nun Dergah yolu, yine kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL´in Genel Yayın Yönetmenliğinde devam ediyor. Dergah Dergisi 338.sayısı ile okurlarla buluştu.
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Ulu Hakan Yıldırım´ın bile gözdesidir. İki gözünün bebeği, Sivas ve oğlu Ertuğrul´u kaybedince, dünyası kararır, yıkılır. Bir ağaç altında dünyadan bi haber kaval çalan çobana “Çal çoban çal, gam senin neyine, Sivas gibi kale Ertuğrul gibi oğul mu kaybettin? Senden mesut kim var?” diye nidada bulunur
Türkülerle Ağlayan Adam!
Türkülerle Ağlayan Adam!
Türküler bir insanı nasıl ağlatır? Yada nasıl bir insan türküleri ağlatır? Göz yaşının rengi nedir sahi? Hasret mi, aşk mı, sevda mı, vefa mı, veda mı?
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Bazen kadir kıymet bilinmez de hani. “Kadri bilinmeyen menevşe” misali, dolanır durur dört bir bucakta...
Selam Söyleyin
Selam Söyleyin
Halk Edebiyatımızın mümtaz ozanlarından biri olan biri olan SIZIRLI Süleyman ULUTAŞ´tan güzel bir şiir...
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı. Sıra servilerin, serin rehavetine kapılan yaşlılar, alınlarının çentiklerine aldırmadan, ?hey gidi günler? nidalarıyla, derin iç geçirişleri konuk ediyorlardı; zaman ve mekân aşan sabırlarına...
"Uzun Hikaye" Beğeniyle İzleniyor
"Uzun Hikaye" Beğeniyle İzleniyor
TÜRKİYE´nin kültür ekranı olan TV NET, farklı programlar ve açtığı ufuklar ile dikkat çekiyor. Kültür hayatımızın en önemli unsurlarını entelektüel bir bakış ile gündeme getiren TV NET´in Ali AYÇİL ve Turgay BAKIRTAŞ´ın hazırlayıp sunduğu “UZUN HİKAYE” izleyenleri mest etmeye devam ediyor.
Arastanın Son Çırağı
Arastanın Son Çırağı
/avlanırdım hışmımdan naçar düşmüş dallarda/
Özgürleşemiyorum...
Özgürleşemiyorum...
/Yorgunum, uykusuz, hüzünlüyüm./
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar