Ali AYÇİL, Değirmenciyan´ı Yazdı
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL, "GERÇEK HAYAT" Dergisinde, KİRKOR DEĞİRMENCİYAN ile ilgili güzel bir yazı kaleme aldı.
Tarih: 11.2.2018 22:11:04/ 2499okunma / 1yorum

Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın Hatıraları

Biliyorum, fazla araya girersem, Kirkor Değirmenciyan´ın seksen yaşına ramak kala Sivas´ta yerel bir gazetede yayınladığı hatıraların tadı kaçıverecek. Bu yüzden, 1970 senesinde memleketinden Fransa´ya göçmüş, oradan İngiltere´ye geçmiş ve nihayet Amerika´da demirlemiş olan bu yaşlı hemşerimizin memleket mektuplarından tadımlık birkaç bölümü paylaşmak bana daha makul geldi. Demirciyan, ömrünün ilk yarısını geçirdiği Sivas´ın köylerindeki günlük hayatı, ailesini ve komşularını anlattığı yazılarının ilkine şöyle başlıyor: “Ben Sivaslıyım. İsmim Kirkor. Sivas´ta doğmuş bir Ermeni vatandaşıyım. Amerika´da yaşıyorum. İş adamıyım, çocuklarıma devrettim sayılır bütün işlerimi. Sivas´tan 1970 yılında ayrıldım. Daha hiç Sivas´a gitmedim. Özlediniz mi diye sorarsanız ‘burnumda tütüyor´. Sivas´ın ismini televizyonlarda, gazetelerde, internette görünce, duyunca kalbimde büyük akisler oluşuyor. 80 küsur yaşındayım. Sivas´ı internetten takip etmeye çalışıyorum. (…)  Sivas´ın arşivi olur diye yaşamımı, duyduklarımı yazmaya karar verdim. ‘Başımı taş yastığa koymadan´ bu Ermeni kardeşiniz, arkadaşınız, gözü yaşlı bir şekilde anılarını yazmaya başlayacak…”

Değirmenciyan anılarını yazmaya karar verir ama ilk yazısının başına oturduğunda bunun hiç de kolay olmadığını anlar: “Bir Sivas türküsü var bilirsiniz, ‘Kaderime küstüm sana küsmedim´ diye. Ben de biraz öyleceyim. Sivas´a hiç küsmedim, sadece kaderime küstüm. Çok uzun yıllardır ayrı olduğum memleketime, cismim dönemese de şu değersiz yazılarım döndü. İçimde çok büyük bir heyecan var. Bu yazıyı gece kaleme alırken ağladım. Abartmak istemiyorum ama hıçkırıklarla ağladım. (…) Yaşamda çok şey gördüm. Acılar gördüm, ayrılıklar gördüm, aç kaldım, zengin oldum… Ancak şu uzak diyardaki Ermeni kardeşiniz, Sivas´ı hiç ama hiç unutmadı. Birkaç kuşak değirmenci bir aileyiz biz. Dedelerim ve daha da öte atalarım değirmenci. Güzel babam Tanrı´ya yol almadan, başucunda çok sevdiği Türk arkadaşları var idi. Başımı taş yastığa koymadan, bu dünyadan ayrılmadan bazı şeyler yazacağım size. Değirmenci babamı yazacağım. Beni de yanına alıp köy köy ilçe ilçe değirmen tamiri yapmaya götürünce, hafızama nakşettiğim her anıyı yazacağım. Onun elleri yarık yarık emek kokardı. Annem de öyle, onları yazacağım. Annem de emek kokardı. Kıt kanaat yaşamımızı ikame ederdik. Bir gün de babama şu eksik dediğini duymadım. Belki cismim Sivas´ta değil ama yazılarım orada olacak. 78 yıldır rüyalarımda olan o kurak toprakları yeniden yazıp yaşayacağım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında annesinin çok hususi bir yeri var. Londra´da ticaret yaptığı ve iyi para kazandığı günlere dair bir anısında şöyle diyor: “Anam gece yatmadan ‘Pazen gecelik´ giyerdi. Evladı olan bizlerden dahi sakınır, gizliden giyerdi. Ömrü boyunca pazen geceliğini hiç çıkarmazdı geceleri. İki tane pazen geceliği vardı. Birini giyer, birini de yıkar paklar ‘yüklükte´ hazır bekletirdi. Ana kokusu her yerdedir amma en çok da bana göre anamın pazen geceliğinde saklı. Anam Tanrı´sına yol alınca, unutmadım ki hep aklımdaydı o pazen geceliğini aldım yanıma. Bir zaman İngiltere´de çok kârlı bir ticaret denk geldi. Çok para kazandım. Bir an nefsime yenildim, gurura kapıldım. Sonra sandıkta özenle sakladığım hatıralar içinde bir hatıra olan anamın pazen geceliğini görünce yeniden irkildim. Aldım masaya koydum ve kendimden utandım. Dedim ki, ‘Kendine gel Sivaslı Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki´ dedim. Ve sonra anamın pazen geceliğine sarılarak dakikalarca ağladım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında komşuları da hasretle yâd ediliyor: “Gündüz küçük odaya sıra sıra dizili sırımlar gibi oturmaklığımız kışı bitirir miydi bilemem. Bazen de ‘mal vakti´ denilir ki ikindiye doğrudur, komşularımız çıkagelip eğirdikleri iple kışlık çorap örer ve de ya satarlar ya da ‘erlerine, uşaklarına´ giyindirirlerdi. Büyük Tanrım cennetine koymuştur ki yaşlıca Hüsne Ebe´nin at gibi yedi gelinini çekiştirmesi bir tiyatro gibiydi ve gülerdik. Saf bir Sivas kadını idi amma velakin gelinlerinin sesini taklit ederek onları anlatması seyirlik bir oyundu. Bir tek ezan okununca, başından eksik etmediği namaz bezi ile namazını eda eylerken anam bizi gürültü patırtı etmeyelim diye dışarı çıkarırdı. İsterdim ki Hüsne Ebe hiç gitmesin ve konuşsun, biz gülelim. İddialı kadındı, erkek gibiydi. Bize nasihat eder ve derdi ki ‘Aç gezin dok sallanın oğul.´ (Hay kurban olduğum Hüsne Ebe, sen gibi kadın var mıdır acep dünya yüzünde…) Gece erken basardı Bezirci Mahallesine. Dünya benim için evvel ahırda burası idi. Akşam bir ‘terezi gözü´ büyüklüğündeki geniş tabaklara sıcak bir çorba ve inen çıkan kaşıklar. Yarma çorbası, buğday aşı, kelocoş, soğan kavurması, turşu, pilav… ‘Yüce Tanrım deldiği boğazı aç kor mu heç´ derdi güngörmüş Kemahlı Manuşak Hatun. Ola ki yoksa da evde ‘aşımız´ bilirdim ki yine şükrederdi garip anam Manuşak Kadın…”

*Kirkor Değirmenciyan´ın hatıraları Sivas Postası Gazetesi´nde 2017 yılı içinde yayınlanmış. Bu yazılardan beni gazeteci arkadaşımız sevgili Merve Akbaş haberdar etti. Kendisine müteşekkirim.

                                                               Ali AYÇİL








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: AYÇİL Değirmenciyan Yazdı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İshak Yıldız
30.1.2018 16:04:02
Çok güzel anılar hatırlattınız. Değirmenciyan´a da Ayçil´e de teşekkürler.
SİVAS´ı Köye Çevirdiniz Köye!..
SİVAS´ı Köye Çevirdiniz Köye!..
SİVAS Merkeze ilçe ve köylerden gelen pek çok insanın şehirle ünsiyet kurmada zorluk çektiği gözlemleniyor. Bir biri ardına açılan İlçe ve Köy dernekleri de, insanların şehirle bütünleşmesinden çok, bir “klan” mantığı içerisinde kalması ile eleştiri alıyor. DERNEKLERDE genel gündemin “kim nerede öldü nereye gömülecek, şu nerde bu nerde, şu şunun oğlu şu şunun torunu, ” gibi olması tepki çekiyor.
Güzellikler Çoğalsın!
Güzellikler Çoğalsın!
SİVAS Şehir Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği “MEŞHUR SİVAS DÖNERİ” Gecesi düzenliyor.İl dışı ve yurt dışında dahi hasretle aranan bir SİVAS lezzetini gündem alan dernek, “MARİFET İLTİFATA TABİDİR” felsefi yaklaşımı ile iki ayda bir şehir değerini kamuoyuna daha yakından tanıtmayı hedefliyor.
NAZİ İşkence Binası Gibi
NAZİ İşkence Binası Gibi
Kongre Lisesi ve Selçuk Ortaokulu´nun hemen yanı başında bulunan metruk bina görenleri ürkütüyor. Nazi Almanya´sı İşkence mekanlarını anımsatan yapının, güvenlik açısından da tehdit oluşturduğu ve buraya biran önce BELEDİYE´nin el atması bekleniyor.
Adalet Tecelli Edecek!
Adalet Tecelli Edecek!
MANİSA´da ismi usulsüzlüklere karışan ve bundan dolayı MAHKEME huzuruna çıkan ALTINSOY,SİVAS´ta yaptığı pek çok usulsüzlük için de MAHKEME karşısına çıkacak.
Eleştiri Kültüründe C.Üniversitesi ve Sivas Postası
Eleştiri Kültüründe C.Üniversitesi ve Sivas Postası
Üzeyir YİĞİT Yazdı
Teşekkürler SİVAS
Teşekkürler SİVAS
2018 yılını zirvede tamamlayan SİVAS POSTASI, tarafsız gözlemcilerce TÜRKİYE´nin En Etkili Yerel Gazetesi olarak adlandırılıyor. Cesur insanların bir araya gelerek yola koydukları SİVAS POSTASI kervanı, cesur haberleri ile takdir ediliyor.
UFUK Meselesi!
UFUK Meselesi!
SAMSUN, sahipsiz kedilere kurduğu KEDİ KASABASI ile dünyadan bile övgü alırken, SİVAS BELEDİYESİ´nin “SEYFEBELİNDEKİ” hayvan barınağı hayvan severler tarafından “KÖPEK NAZİ KAMPI” olarak görülüyor.
Dünyada Bir Tek SİVAS´ta
Dünyada Bir Tek SİVAS´ta
Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük İmparatorluklarından biri olan HİTİT´lerin tarihte bilinen tek gölleri olan SUPPİTASSU, Sivas´ta bulunuyor. Hitit İmparatorlarının gelip ibadet ettikleri gölün yanı başında bir de ibadethane bulunuyor.Sivas´ın kültür ve turizmine kazandırılması gereken göl ile ilgili bir çalışmamanın yapılmaması eleştiriliyor. Sadece Türkiye ve Sivas için değil dünya içinde çok önemli bir göl olan SUPPİTASSU´nun git gide balçık ve kumlarla dolup yok olmaya doğru gittiği biliniyor.SİVAS KONGRESİ´nin 100.Yılına 100 Proje kapsamında burasının peyzaj çalışmasının yapılarak turizme kazandırılması bekleniyor.
SİVAS´ta Bir KÜLTÜR Ocağı
SİVAS´ta Bir KÜLTÜR Ocağı
ŞARKIŞLA´nın Batı ve Kuzeybatısında KIZILIRMAK vadisinde yer alan ve EMLEK YÖRESİ olarak tabir edilen bölge, adeta soyut kültür mirası olarak dikkat çekiyor. Yetiştirdiği 200 aşık ve yüzlerce eser ile UNESCO´nun dikkatini çekebilecek bir değer olarak keşfedilmeyi bekliyor.
Gözler Milli Eğitim´de...
Gözler Milli Eğitim´de...
Şehir kamuoyu Müdür SAVAŞÇI´dan eğitim anlamlı temiz bir sayfa açmasını bekliyor. Milli Eğitim tarafından bilinen şaibeli okul idarecileri hakkında bir incelemenin zaruret olduğu vurgulanırken, Kurum kültürünü oluşturamayan, görevini yapmayan, Bayrak törenleri ve İSTİKLAL MARŞI hassasiyeti olmayanların görevlendirmelerinin iptal edilmesinin mecburiyet olduğu vurgulanıyor.
İsmail GÜNEŞ Unutulmamalı!
İsmail GÜNEŞ Unutulmamalı!
SİVAS KONGRESİ´nin 100. Yılına 100 Proje Fikrine SİVAS POSTASI düşünceler üretmeye devam ediyor. Bu bağlamda Şehit Gazeteci İsmail GÜNEŞ anısına her yıl Kültür, Sanat ve Basın ödülleri projesinin hayata geçirilmesinin iyi bir başlangıç ve vefa olacağı kamuoyuna duyurulur.
Aydın Olmak!
Aydın Olmak!
Selim Yıldız Yazdı...
Fikir Bizden, Zikir Sizden
Fikir Bizden, Zikir Sizden
TÜRKİYE paralı poşeti tartışadursun, SİVAS POSTASI orijinal bir fikri SİVAS kamuoyunun dikkatine sunuyor. Marketlerin, alış veriş merkezlerinin kendi reklamları olan poşetlere 25 kuruş verip neden alalım diyen vatandaşların haklılıkları ortaya çıkıyor.Şehirde ortak bir konsensüs ile poşetlerin üzerine SİVAS´ın kültürel ve turizm değerlerinin resminin basılarak, bir sosyal sorumluluk bilincinin doğabileceği öngörülüyor.
Körler Şehrinde İki Hazine!
Körler Şehrinde İki Hazine!
ŞANLIURFA´da bulunan GÖBEKLİTEPE dünyanın ilk tapınağı olarak UNESCO tarafından Kültür Mirasına alındı. TÜRKİYE ise 2019 yılını GÖBEKLİTEPE yılı ilan etti. Göbeklitepe´ye 2 milyonun üzerinde turist gelmesi bekleniyor. SİVAS´ta bulunan iki HİTİT hazinesi SARİSSA ve KAYALIPINAR ise atıl bekliyor.
İtfaiye Binasını Açıklamadın!
İtfaiye Binasını Açıklamadın!
Kamuoyunda İTFAİYE BİNASINI Başkan AYDIN´a devretmesi ile ilgili pek çok soru işareti olan EMİNOĞLU´nun son demde yeni dönemde BELEDİYE BAŞKAN Yardımcısı olmaya hazırlanması tuhaf bulunuyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar