Ali AYÇİL, Değirmenciyan´ı Yazdı
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL, "GERÇEK HAYAT" Dergisinde, KİRKOR DEĞİRMENCİYAN ile ilgili güzel bir yazı kaleme aldı.
Tarih: 11.2.2018 22:11:04/ 2217okunma / 1yorum

Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın Hatıraları

Biliyorum, fazla araya girersem, Kirkor Değirmenciyan´ın seksen yaşına ramak kala Sivas´ta yerel bir gazetede yayınladığı hatıraların tadı kaçıverecek. Bu yüzden, 1970 senesinde memleketinden Fransa´ya göçmüş, oradan İngiltere´ye geçmiş ve nihayet Amerika´da demirlemiş olan bu yaşlı hemşerimizin memleket mektuplarından tadımlık birkaç bölümü paylaşmak bana daha makul geldi. Demirciyan, ömrünün ilk yarısını geçirdiği Sivas´ın köylerindeki günlük hayatı, ailesini ve komşularını anlattığı yazılarının ilkine şöyle başlıyor: “Ben Sivaslıyım. İsmim Kirkor. Sivas´ta doğmuş bir Ermeni vatandaşıyım. Amerika´da yaşıyorum. İş adamıyım, çocuklarıma devrettim sayılır bütün işlerimi. Sivas´tan 1970 yılında ayrıldım. Daha hiç Sivas´a gitmedim. Özlediniz mi diye sorarsanız ‘burnumda tütüyor´. Sivas´ın ismini televizyonlarda, gazetelerde, internette görünce, duyunca kalbimde büyük akisler oluşuyor. 80 küsur yaşındayım. Sivas´ı internetten takip etmeye çalışıyorum. (…)  Sivas´ın arşivi olur diye yaşamımı, duyduklarımı yazmaya karar verdim. ‘Başımı taş yastığa koymadan´ bu Ermeni kardeşiniz, arkadaşınız, gözü yaşlı bir şekilde anılarını yazmaya başlayacak…”

Değirmenciyan anılarını yazmaya karar verir ama ilk yazısının başına oturduğunda bunun hiç de kolay olmadığını anlar: “Bir Sivas türküsü var bilirsiniz, ‘Kaderime küstüm sana küsmedim´ diye. Ben de biraz öyleceyim. Sivas´a hiç küsmedim, sadece kaderime küstüm. Çok uzun yıllardır ayrı olduğum memleketime, cismim dönemese de şu değersiz yazılarım döndü. İçimde çok büyük bir heyecan var. Bu yazıyı gece kaleme alırken ağladım. Abartmak istemiyorum ama hıçkırıklarla ağladım. (…) Yaşamda çok şey gördüm. Acılar gördüm, ayrılıklar gördüm, aç kaldım, zengin oldum… Ancak şu uzak diyardaki Ermeni kardeşiniz, Sivas´ı hiç ama hiç unutmadı. Birkaç kuşak değirmenci bir aileyiz biz. Dedelerim ve daha da öte atalarım değirmenci. Güzel babam Tanrı´ya yol almadan, başucunda çok sevdiği Türk arkadaşları var idi. Başımı taş yastığa koymadan, bu dünyadan ayrılmadan bazı şeyler yazacağım size. Değirmenci babamı yazacağım. Beni de yanına alıp köy köy ilçe ilçe değirmen tamiri yapmaya götürünce, hafızama nakşettiğim her anıyı yazacağım. Onun elleri yarık yarık emek kokardı. Annem de öyle, onları yazacağım. Annem de emek kokardı. Kıt kanaat yaşamımızı ikame ederdik. Bir gün de babama şu eksik dediğini duymadım. Belki cismim Sivas´ta değil ama yazılarım orada olacak. 78 yıldır rüyalarımda olan o kurak toprakları yeniden yazıp yaşayacağım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında annesinin çok hususi bir yeri var. Londra´da ticaret yaptığı ve iyi para kazandığı günlere dair bir anısında şöyle diyor: “Anam gece yatmadan ‘Pazen gecelik´ giyerdi. Evladı olan bizlerden dahi sakınır, gizliden giyerdi. Ömrü boyunca pazen geceliğini hiç çıkarmazdı geceleri. İki tane pazen geceliği vardı. Birini giyer, birini de yıkar paklar ‘yüklükte´ hazır bekletirdi. Ana kokusu her yerdedir amma en çok da bana göre anamın pazen geceliğinde saklı. Anam Tanrı´sına yol alınca, unutmadım ki hep aklımdaydı o pazen geceliğini aldım yanıma. Bir zaman İngiltere´de çok kârlı bir ticaret denk geldi. Çok para kazandım. Bir an nefsime yenildim, gurura kapıldım. Sonra sandıkta özenle sakladığım hatıralar içinde bir hatıra olan anamın pazen geceliğini görünce yeniden irkildim. Aldım masaya koydum ve kendimden utandım. Dedim ki, ‘Kendine gel Sivaslı Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki´ dedim. Ve sonra anamın pazen geceliğine sarılarak dakikalarca ağladım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında komşuları da hasretle yâd ediliyor: “Gündüz küçük odaya sıra sıra dizili sırımlar gibi oturmaklığımız kışı bitirir miydi bilemem. Bazen de ‘mal vakti´ denilir ki ikindiye doğrudur, komşularımız çıkagelip eğirdikleri iple kışlık çorap örer ve de ya satarlar ya da ‘erlerine, uşaklarına´ giyindirirlerdi. Büyük Tanrım cennetine koymuştur ki yaşlıca Hüsne Ebe´nin at gibi yedi gelinini çekiştirmesi bir tiyatro gibiydi ve gülerdik. Saf bir Sivas kadını idi amma velakin gelinlerinin sesini taklit ederek onları anlatması seyirlik bir oyundu. Bir tek ezan okununca, başından eksik etmediği namaz bezi ile namazını eda eylerken anam bizi gürültü patırtı etmeyelim diye dışarı çıkarırdı. İsterdim ki Hüsne Ebe hiç gitmesin ve konuşsun, biz gülelim. İddialı kadındı, erkek gibiydi. Bize nasihat eder ve derdi ki ‘Aç gezin dok sallanın oğul.´ (Hay kurban olduğum Hüsne Ebe, sen gibi kadın var mıdır acep dünya yüzünde…) Gece erken basardı Bezirci Mahallesine. Dünya benim için evvel ahırda burası idi. Akşam bir ‘terezi gözü´ büyüklüğündeki geniş tabaklara sıcak bir çorba ve inen çıkan kaşıklar. Yarma çorbası, buğday aşı, kelocoş, soğan kavurması, turşu, pilav… ‘Yüce Tanrım deldiği boğazı aç kor mu heç´ derdi güngörmüş Kemahlı Manuşak Hatun. Ola ki yoksa da evde ‘aşımız´ bilirdim ki yine şükrederdi garip anam Manuşak Kadın…”

*Kirkor Değirmenciyan´ın hatıraları Sivas Postası Gazetesi´nde 2017 yılı içinde yayınlanmış. Bu yazılardan beni gazeteci arkadaşımız sevgili Merve Akbaş haberdar etti. Kendisine müteşekkirim.

                                                               Ali AYÇİL








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: AYÇİL Değirmenciyan Yazdı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İshak Yıldız
30.1.2018 16:04:02
Çok güzel anılar hatırlattınız. Değirmenciyan´a da Ayçil´e de teşekkürler.
Bu Ne CÜRET?
Bu Ne CÜRET?
SİVAS´ta geçtiğimiz günlerde yaşanan bir olay “bu kadarına da pes doğrusu” dedirten cinsten. ÖZBELSAN´da çalışırken, KÜLTÜR Müdür Yardımcısı olan Teoman KARACA´nın, bir sağlık kuruluşunda ayrıcalıklı hizmet istediği iddia ediliyor. Onca sıra bekleyen insanın hak ve hukukuna aldırmadan “BEN BAKAN DANIŞMANIYIM BEN SIRA BEKLEMEM” diye olay çıkartma sığlığı tepki çekiyor.
Vatandaş Bundan Rahatsız!
Vatandaş Bundan Rahatsız!
SİVAS´ta, Bankaların vatandaşa verdiği hizmetten memnun olmayan insanlar, şehirde bu çağda kuyrukların olmasına tepki gösteriyorlar.
Şehrin Ufkunu Açacak Proje
Şehrin Ufkunu Açacak Proje
SİVAS POSTASI düşünce ekibinin yıllardır dile getirdiği GÖKEVİ Projesinin artık hayata geçmesi bekleniyor.
SİVAS POSTASI´nın Bir Hukuk Zaferi Daha
SİVAS POSTASI´nın Bir Hukuk Zaferi Daha
Halk adına ilkeli ve onurlu bir görev ifa eden SİVAS POSTASI GAZETESİ, bir biri ardına HUKUK ZAFERLERİ kazanmaya devam ediyor.
Buraya Bir El Atılmalı!
Buraya Bir El Atılmalı!
Deniz gibi berrak suyu, bir birinden farklı kuş türleri, eşsiz doğası ve seyir alanları ile keşfedilmeyi bekleyen Hafik Gölü, her ne hikmetse değerlendirilemiyor. Bu gölün çevre düzenlemesinin yapılması durumunda şehre ve turizme önemli katkılar sunacağı biliniyor.
Dünyada Bir Tek SİVAS´ta
Dünyada Bir Tek SİVAS´ta
Dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük İmparatorluklarından biri olan HİTİT´lerin tarihte bilinen tek gölleri olan SUPPİTASSU, Sivas´ta bulunuyor. Hitit İmparatorlarının gelip ibadet ettikleri gölün yanı başında bir de ibadethane bulunuyor.Sivas´ın kültür ve turizmine kazandırılması gereken göl ile ilgili bir çalışmamanın yapılmaması eleştiriliyor. Sadece Türkiye ve Sivas için değil dünya içinde çok önemli bir göl olan SUPPİTASSU´nun git gide balçık ve kumlarla dolup yok olmaya doğru gittiği biliniyor.SİVAS KONGRESİ´nin 100.Yılına 100 Proje kapsamında burasının peyzaj çalışmasının yapılarak turizme kazandırılması bekleniyor.
Dualarla Sonsuzluğa Uğurlandı
Dualarla Sonsuzluğa Uğurlandı
Hemşehrimiz İsmet YILMAZ´ın annesi vefat etti. GÜRÜN ULU CAMİİ´nde İkindi namazı akabinde binlerce kişi tarafından dualarla sonsuzluğa uğurlandı.
Sivas Şairlerin Otağı
Sivas Şairlerin Otağı
Şairlerin, ozanların, söz sultanlarının otağı olan SİVAS, kültür hayatımıza katkılar sunmaya devam ediyor.80 yaşında olmasına rağmen okumadan yazmadan geri durmayan Mahmut CAMCI ikinci kitabını yayınladı.
GOKPINAR Büyülüyor!
GOKPINAR Büyülüyor!
Sivas´ın Gürün İlçesinde bulunan Gökpınar insanları büyülemeye devam ediyor...
GüRüN´den Güzel Haber
GüRüN´den Güzel Haber
Rakımı yüksek olan SİVAS, birkaç yıldır rüzgâr enerjisi yatırımları ile göz dolduruyor. Özellikle KANGAL, GÜRÜN arasında 1900 rakımlı tepelerde Rüzgâr Enerjisi Santrallerinin ardı ardına kurulması, gelecek adına ümit veriyor.
ÇİĞ Çağa Karşı PAK Direniş
ÇİĞ Çağa Karşı PAK Direniş
Filozof Nuri PAKDİL, binlerce insanın aydınlanmasında etkin olmaya devam ediyor. Sezai KARAKOÇ, Akif İNAN, Necip Fazıl KISAKÜREK,Rasim ÖZDENÖREN gibi düşünürlerden biri olan PAKDİL, bir milletin yeniden dirilişi için dik duruş sergileyen ender düşünürlerden biri olarak ilgiyle okunuyor.
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
SİVAS Valisi Davut GÜL´ün girişimleri makes buldu.Valiliğin önerisini kabul eden ÖSYM, SUŞEHRİ´ni sınav merkezi olarak kabul etti.
ŞARKIŞLA Şehitlerini Uğurladı
ŞARKIŞLA Şehitlerini Uğurladı
Bölücü hainler tarafından Şehid edilen Nurcan KARAKAYA ve 11 aylık Bebek Bedirhan KARAKAYA, ŞARKIŞLA´da mahşeri bir kalabalığın duaları ile son yolculuklarına uğurlandı.
SON KALE Düşmeyecek!
SON KALE Düşmeyecek!
Türkiye,bir “Haçlı” kuşatması altında. Hilal´in asırlara varan medeniyet aşkını, hiçbir dış gücün alt edemeyeceği vurgulanıyor.Bu topraklarda yaşayan her ferdin, Hilal´in sonsuza kadar dalgalanması için canını feda etmekten geri durmayacağını dost düşman herkesin bilmesi lazım.
Biz de Bir Soru Soralım!
Biz de Bir Soru Soralım!
SİVAS´ta İLAHİYAT FAKÜLTESİ önemli bir yer tutuyor. Pek çok vatandaş da her ortamda rastladıkları İLAHİYAT HOCALARINA kafalarını kurcalayan soruları sormayı ihmal etmiyorlar.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar