Ali AYÇİL, Değirmenciyan´ı Yazdı
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden Ali AYÇİL, "GERÇEK HAYAT" Dergisinde, KİRKOR DEĞİRMENCİYAN ile ilgili güzel bir yazı kaleme aldı.
Tarih: 11.2.2018 22:11:04/ 2087okunma / 1yorum

Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın Hatıraları

Biliyorum, fazla araya girersem, Kirkor Değirmenciyan´ın seksen yaşına ramak kala Sivas´ta yerel bir gazetede yayınladığı hatıraların tadı kaçıverecek. Bu yüzden, 1970 senesinde memleketinden Fransa´ya göçmüş, oradan İngiltere´ye geçmiş ve nihayet Amerika´da demirlemiş olan bu yaşlı hemşerimizin memleket mektuplarından tadımlık birkaç bölümü paylaşmak bana daha makul geldi. Demirciyan, ömrünün ilk yarısını geçirdiği Sivas´ın köylerindeki günlük hayatı, ailesini ve komşularını anlattığı yazılarının ilkine şöyle başlıyor: “Ben Sivaslıyım. İsmim Kirkor. Sivas´ta doğmuş bir Ermeni vatandaşıyım. Amerika´da yaşıyorum. İş adamıyım, çocuklarıma devrettim sayılır bütün işlerimi. Sivas´tan 1970 yılında ayrıldım. Daha hiç Sivas´a gitmedim. Özlediniz mi diye sorarsanız ‘burnumda tütüyor´. Sivas´ın ismini televizyonlarda, gazetelerde, internette görünce, duyunca kalbimde büyük akisler oluşuyor. 80 küsur yaşındayım. Sivas´ı internetten takip etmeye çalışıyorum. (…)  Sivas´ın arşivi olur diye yaşamımı, duyduklarımı yazmaya karar verdim. ‘Başımı taş yastığa koymadan´ bu Ermeni kardeşiniz, arkadaşınız, gözü yaşlı bir şekilde anılarını yazmaya başlayacak…”

Değirmenciyan anılarını yazmaya karar verir ama ilk yazısının başına oturduğunda bunun hiç de kolay olmadığını anlar: “Bir Sivas türküsü var bilirsiniz, ‘Kaderime küstüm sana küsmedim´ diye. Ben de biraz öyleceyim. Sivas´a hiç küsmedim, sadece kaderime küstüm. Çok uzun yıllardır ayrı olduğum memleketime, cismim dönemese de şu değersiz yazılarım döndü. İçimde çok büyük bir heyecan var. Bu yazıyı gece kaleme alırken ağladım. Abartmak istemiyorum ama hıçkırıklarla ağladım. (…) Yaşamda çok şey gördüm. Acılar gördüm, ayrılıklar gördüm, aç kaldım, zengin oldum… Ancak şu uzak diyardaki Ermeni kardeşiniz, Sivas´ı hiç ama hiç unutmadı. Birkaç kuşak değirmenci bir aileyiz biz. Dedelerim ve daha da öte atalarım değirmenci. Güzel babam Tanrı´ya yol almadan, başucunda çok sevdiği Türk arkadaşları var idi. Başımı taş yastığa koymadan, bu dünyadan ayrılmadan bazı şeyler yazacağım size. Değirmenci babamı yazacağım. Beni de yanına alıp köy köy ilçe ilçe değirmen tamiri yapmaya götürünce, hafızama nakşettiğim her anıyı yazacağım. Onun elleri yarık yarık emek kokardı. Annem de öyle, onları yazacağım. Annem de emek kokardı. Kıt kanaat yaşamımızı ikame ederdik. Bir gün de babama şu eksik dediğini duymadım. Belki cismim Sivas´ta değil ama yazılarım orada olacak. 78 yıldır rüyalarımda olan o kurak toprakları yeniden yazıp yaşayacağım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında annesinin çok hususi bir yeri var. Londra´da ticaret yaptığı ve iyi para kazandığı günlere dair bir anısında şöyle diyor: “Anam gece yatmadan ‘Pazen gecelik´ giyerdi. Evladı olan bizlerden dahi sakınır, gizliden giyerdi. Ömrü boyunca pazen geceliğini hiç çıkarmazdı geceleri. İki tane pazen geceliği vardı. Birini giyer, birini de yıkar paklar ‘yüklükte´ hazır bekletirdi. Ana kokusu her yerdedir amma en çok da bana göre anamın pazen geceliğinde saklı. Anam Tanrı´sına yol alınca, unutmadım ki hep aklımdaydı o pazen geceliğini aldım yanıma. Bir zaman İngiltere´de çok kârlı bir ticaret denk geldi. Çok para kazandım. Bir an nefsime yenildim, gurura kapıldım. Sonra sandıkta özenle sakladığım hatıralar içinde bir hatıra olan anamın pazen geceliğini görünce yeniden irkildim. Aldım masaya koydum ve kendimden utandım. Dedim ki, ‘Kendine gel Sivaslı Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki´ dedim. Ve sonra anamın pazen geceliğine sarılarak dakikalarca ağladım…”

Değirmenciyan´ın hatıralarında komşuları da hasretle yâd ediliyor: “Gündüz küçük odaya sıra sıra dizili sırımlar gibi oturmaklığımız kışı bitirir miydi bilemem. Bazen de ‘mal vakti´ denilir ki ikindiye doğrudur, komşularımız çıkagelip eğirdikleri iple kışlık çorap örer ve de ya satarlar ya da ‘erlerine, uşaklarına´ giyindirirlerdi. Büyük Tanrım cennetine koymuştur ki yaşlıca Hüsne Ebe´nin at gibi yedi gelinini çekiştirmesi bir tiyatro gibiydi ve gülerdik. Saf bir Sivas kadını idi amma velakin gelinlerinin sesini taklit ederek onları anlatması seyirlik bir oyundu. Bir tek ezan okununca, başından eksik etmediği namaz bezi ile namazını eda eylerken anam bizi gürültü patırtı etmeyelim diye dışarı çıkarırdı. İsterdim ki Hüsne Ebe hiç gitmesin ve konuşsun, biz gülelim. İddialı kadındı, erkek gibiydi. Bize nasihat eder ve derdi ki ‘Aç gezin dok sallanın oğul.´ (Hay kurban olduğum Hüsne Ebe, sen gibi kadın var mıdır acep dünya yüzünde…) Gece erken basardı Bezirci Mahallesine. Dünya benim için evvel ahırda burası idi. Akşam bir ‘terezi gözü´ büyüklüğündeki geniş tabaklara sıcak bir çorba ve inen çıkan kaşıklar. Yarma çorbası, buğday aşı, kelocoş, soğan kavurması, turşu, pilav… ‘Yüce Tanrım deldiği boğazı aç kor mu heç´ derdi güngörmüş Kemahlı Manuşak Hatun. Ola ki yoksa da evde ‘aşımız´ bilirdim ki yine şükrederdi garip anam Manuşak Kadın…”

*Kirkor Değirmenciyan´ın hatıraları Sivas Postası Gazetesi´nde 2017 yılı içinde yayınlanmış. Bu yazılardan beni gazeteci arkadaşımız sevgili Merve Akbaş haberdar etti. Kendisine müteşekkirim.

                                                               Ali AYÇİL








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: AYÇİL Değirmenciyan Yazdı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İshak Yıldız
30.1.2018 16:04:02
Çok güzel anılar hatırlattınız. Değirmenciyan´a da Ayçil´e de teşekkürler.
ARAKAN´da Türkiye Var!
ARAKAN´da Türkiye Var!
TÜRKİYE, Medeniyet coğrafyamızın her zerresinde yeniden var oluyor. TİKA, Arakan´da zulme uğrayan insanlara şefkat elini uzattı. Her gün 5000 aileye erzak dağıtımı sorunsuzca yapılmaya devam ediyor.
Bazen İnsan Burnunun Önünü Göremez!
Bazen İnsan Burnunun Önünü Göremez!
ODA seçimini kazanmak için yoğun çaba göstermesine rağmen kaybeden YILDIRIM, sanki STSO şahsi mülki imiş gibi adeta deliye döndü. Toplu istifa edeceğiz diye feryadı figan eden YILDIRIM´a, SİVAS POSTASI olarak bir kıssadan hisse sunuyoruz…
Bu Acı Unutulmuyor!
Bu Acı Unutulmuyor!
RUS soykırımına maruz kalan Çerkesler, sürgünün yıl dönümünde o acıları tekrar hissediyorlar. Sürgün zamanında günde 150-200 Çerkesin öldüğü o acı yıllar hala hafızalarda.
Ak Parti SİVAS Listesi
Ak Parti SİVAS Listesi
AK PARTİ SİVAS listesi belli oldu. Bakan YILMAZ ve Habib SOLUK ilk başlarda yer alırken, özellikle Hilmi BİLGİN´in listede olmamasını, insanların bir birilerine telefon açarak müjdelemeleri şehrin gündemine oturdu.
KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
SİVAS´ın inanç turizmi açısından değerlendirilmeyi bekleyen pek çok değeri, şehir yöneticilerince görmezden geliniyor. Üçlerbey Mahallesi´nde bulunan “KIRIK AZİZLER” in şehit edildiği yerde bunlardan biri. Burasının dünya turizmine açılması gerekirken, imara açılması hayret ve ibretle izleniyor. Burasının neden turizme kazandırılmadığı ise merak ediliyor.
Mazlumlar Unutulmadı!
Mazlumlar Unutulmadı!
Dünyanın dört bir yanında mazlumlara ulaşan TÜRKİYE, onlara ümit kapısı olmaya devam ediyor. ARAKAN´da ise TİKA günde 5000 kişiye iftar ve kuru gıda dağıtıyor.
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
SİVAS´ın gururu ESTAŞ, İstihdam seferberliği kapsamında Türk Sanayisine örnek olmaya devam ediyor. 40´ın üzerinde ülkeye ihracat yapan ESTAŞ, 1000 civarında çalışanı ile Milli ve Yerli Sanayi duruşunun en iyi örneklerinden olmaya devam ediyor.
Dünya Sadece Seyrediyor!
Dünya Sadece Seyrediyor!
Terör Devleti İSRAİL, Filistin´de katliam yapmaya devam ediyor.
ORUÇ, Sivas´ı Tutacak mı?
ORUÇ, Sivas´ı Tutacak mı?
Geçen yıl SİVAS´ta, 10 çeşit kadar yemeğin hazırlandığı birçok iftar daveti hoş karşılanmamıştı. Sadeliğin, asaletin, soy duruşun, yemekle içmekle alakası olmadığı, hayata karşı dik duruş ve yanlışlara karşı asi tavrın, mutlaka ama mutlaka gösterilmesi gerektiği belirtiliyor.
TAŞERON İşçiler Dertli!
TAŞERON İşçiler Dertli!
Taşeron işçiler ortada olan belirsizlik ve iletişimsizlikten dert yanıyorlar.Kendilerine vaad edilen hakların biran önce derli toplu verilmesi gerektiğini dile getiriyorlar.
"Çocukluk Öğretilemez"
"Çocukluk Öğretilemez"
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10. düzenlenen Kitap Fuarı yoğun ilgi görüyor. Türkiye´nin en büyük kitap fuarlarından biri olan Kocaeli Kitap Fuarı, pek çok etkinliği de içinde barındırıyor. SİVAS POSTASI Yazarı Hüseyin KAYA´da etkinliklerde yer aldı.
Kadir Amca Ölmüş Dediler!
Kadir Amca Ölmüş Dediler!
Kendisinde “Bir Şehrin Beş Hali”ni imzalamasını ama imzanın “Ulu Cami´de Sabah” yazısının bulunduğu sayfada olmasını istediğimi söylediğimde benim kadar O da duygulandı.
Bir Başkadır Benim Memleketim!
Bir Başkadır Benim Memleketim!
ESNAF odaları Genel Kurul yaptı. Kurulda Beşir KÖKSAL 5.defa başkan seçildi.Şehirde birkaç kuşağın doğumundan askere gittiği dönemi kapsayan uzun başkanlık dönemi böylelikle devam etmeyi sürdürdü.
Yalansın Dünya Yalan!
Yalansın Dünya Yalan!
SİVAS´ın kültür köşe taşlarından biri olan Kadir ÜREDİ, hayata veda etti. Kadir ÜREDİ´nin hayatı, 2011 yılında yazar Osman ÇELİK tarafından kaleme alındı. Aynı zamanda şehre dair kitapları ile de tanınıp sevilen ÜREDİ, uzun zamandır tedavi görüyordu.
Yarınlar Türk Milletinin Olacak
Yarınlar Türk Milletinin Olacak
Türkiye´nin köklü birlikteliği olan TÜRK OCAKLARI güzel bir etkinliğe imza attı. 3 Mayıs Türkçülük Günü vesilesiyle SİVAS TÜRK OCAĞI´da bir etkinlik düzenledi.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar