2 TEMMUZ Ortak Acımız
ANADOLU gibi can dan özge bir can olan, bu diyarlara, hiç kan ve göz yaşı libası yakışır mı?Her ne sebeple olursa olsun, bir damla kanın, bir damla gözyaşının dökülmesini, hangi yürek kabul edebilir?Hangi kelime, hangi ağıt, hangi yüreğin tam ortasına oturan acı, tarif edebilir hayatının baharında yola gidenleri?
Tarih: 1.7.2018 20:25:19/ 1949okunma / 0yorum

Yaşamın omuzlarımızdaki ahengi, bir diğerinin ahengi ile bütünlenince anlamlıdır…

Siyahı alabildiğince güzel kılan, beyazın yekpare sevdasıdır. Beyazı, kar dağları gibi ihtişamlı kılan da siyahın onun yanında durmasıdır…

Dünyayı algılayışımızı güvence altına alan, bizim gibi düşünmeyenlerdir. Farklı düşünceler, farklı bakış açıları içinde en özgün fikirler doğar öteler ötesine…Farklılıklarımız zenginliğimizdir...

Alem, değişik düşüncelerin artması ile güzeldir. Nasıl ki siyahı anlamlı kılan beyaz, beyazı anlamlı kılan siyah ise…

Bu kadim topraklar, farklılıkların sığındığı korunduğu abı hayat olmuştur asırlardır…

Hangi görüşe, hangi düşünceye sahip olunursa olunsun, insan olma erdemi her düşüncenin bir üst değeri olarak seyri suluk etmiştir…Yaşam senin gibi düşünmeyenlerle kıymetlidir… Senin fikrine değişik fikirler katma ile anlamlıdır…

Zıtlıklar olmasa, bizi boğan tekdüzelik çekilebilir mi hiç?

ANADOLU gibi can dan özge bir can olan, bu diyarlara, hiç kan ve göz yaşı libası yakışır mı?Her ne sebeple olursa olsun, bir damla kanın, bir damla gözyaşının dökülmesini, hangi yürek kabul edebilir?Hangi kelime, hangi ağıt, hangi yüreğin tam ortasına oturan acı, tarif edebilir hayatının baharında yola gidenleri?

Acı yıllar… 1990´ın karanlık ölüm tiyatroları… Ölümlerin, faili meçhullerin, gözü yaşlı anaların yılları…Hüznün ve ölümün kol gezdiği, gönlü dağlayan ahların gök kubbeyi çepeçevre sardığı kara yıllar.

Acının kaderleştiği, kaderin acılaştığı zamanlar.

Ağuların, aşlara katılıp, gözyaşı ülkelerine sürgün edildiği yıllar…Ölüm kokan seneler, ölüm kokan diyarlar, ölüm kokan hayaller…

Ardı kesilmez karanlık tiyatrolara alet edilmiş binlerce insan. Bilinmez husumetlere, taraf edilmiş yığınlar…Eli kalem tutacakken, eli ekmek tutacakken, avuçlarına acı verilmiş nice insan…

Bu topraklarda, asırlardır kardeşçe yaşayan insanları, ayrı gayrı yapmak için düzenlenen oyun üstüne oyun denemeleri…

Maraş, Çorum, Sivas, Başbağlar… Kardeşi kardeşe kırdırma girişimleri…

Ve Sivas… Karanlık oyun için, önceden kurgulanmış bir şehir. Aynı toprakların insanlarını, bir birine kurban etmek için seçtirilmiş bir şehir…

Dumanlar, ölümler, acılar… Ağıtlar, hüzünler, yarım kalmışlıklar… Kızılırmağa karışan göz yaşı selleri… Hüznün kol gezdiği kara günler…

2 Temmuz Sivas acısı, daha yüreklerde tazeliğini korurken, kanlı ve karanlık ellerin Başbağlar´da da sergilediği ölüm içindeki ölümler…Acıyı kaderleştirme, gözyaşını ayrı gayrı kılma oyunları.

Oysa gözyaşının rengi, milleti, kadını erkeği yoktur… Acısı vardır, yarım bırakılmışlığı vardır, gidipde geriye dönmeyeni vardır…

Yasa bağlanmış yürekleri, karanfil kokularına eş adanmışlıkları, mısralara sığınmış dörtlükleri var. Acının tarifi yok  ancak acısı var. İçten içe kor gibi, yıllardır usul usul yananı var…

2 Temmuz ortak acımız…

Başbağlar ortak acımız…

Ne kadar acı içinde ölüm, ölüm içinde acı varsa kendi yüreğimizdedir…

Bir çocuk anasız ve babasız kalmışsa sorumluluk bizdedir. Her bayram gelende, öpecek el bulamamışsa sorumluluk bizdedir. Kara dumanlar, kör kurşunlar alıp götürmüşse onlarca insanı, sorumluluk bizdedir.

2 Temmuz´da Sivas´ta yaşamını yitirenlerin acısı hala içimizde. Bu yas ortak yasımız…

Gök kubbeyi sarsan ağıtlar, bizim ağıtlarımız.2 Temmuz ortak hüznümüz.  2 Temmuz´da yaşamanı yitiren her fert, bizim acı bir kaybımızdır, değerimizdir, geleceğimizdir…

Asırlardır senliğe benliğe mahal vermeyen, bir parça ekmeği bölüşen SİVAS´ta, kardeşi kardeşe kırdırmaya uğraşanlar başarılı olamayacaklar.

Bu ve benzeri acılar bir daha, bu topraklarda yaşanmamalı. Yüzyıllardır, acıyı hüznü, mutluluğu, bir lokmayı paylaşmış insanları, kimsenin ama hiç kimsenin ayrılığa gayrılığa iteklemeye gücü yetmeyecektir…

Bir birimizin düşüncesine, yaşam tarzına,dünya görüşüne saygılı olduğumuz hatta onu koruyup kolladığımız müddetçe insanızdır.

İnsan onuru,insan sevgisi bunu gerektirir…








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: TEMMUZ Ortak Acımız
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Babaannem Derdi ki
Babaannem Derdi ki
Meral DEMİR Yazdı...
Şehre Yakışmıyor!
Şehre Yakışmıyor!
Sivas Merkez KONGRE LİSESİ yan tarafında yıllardır harabe halinde bekleyen bina, şehir merkezine yakışmıyor. NAZİ ALMANYASI işkence binalarına benzeyen bu yapıya BELEDİYENİN neden müdahale etmediği anlaşılamıyor.
Yorgun Süvari
Yorgun Süvari
Yalnızlıklar rıhtımı ruhsuz şehirlerin aylak sokakları, sebepsiz acıların mirasını aktarır. Kırılgan gölgelerin selidir kalabalıklar. Afili yalnızlıklar armağanıdır bitkin kaldırımlar. Pespaye adamların siluetine mahkûm yorgun bakışlar çoğaltıyor zaman
İnsanı İDDİASINDAN Vururlar!
İnsanı İDDİASINDAN Vururlar!
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi İLAHİYAT FAKÜLTESİ hocaları, “hakkaniyet ve liyakat” üzre bir duruş göstermediklerinden dolayı eleştiri alıyorlar. Özellikle alanları olmadığı halde bazı fakültelere Dekan olan İLAHİYATÇI kardeşlerin, her şart ve durumda diğer dekanlıklar için de yoğun çaba göstermeleri ibretle izleniyor.
Sayın Rektör
Sayın Rektör
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Sivas Kışa Hazırlanıyor!
Sivas Kışa Hazırlanıyor!
Sivas Mutfağının en önemli unsurlarından biri olan “bulgur kaynatma” geleneği bu sene de tamamlandı. Eylül başı gibi bulgurlarını kaynatarak değirmenlerde öğüten SİVAS´ın köy ve kasaba insanları, kış hazırlığının en önemli besinini de hazırlamış oldu.
Sizi Alkışlıyoruz!
Sizi Alkışlıyoruz!
Yolda kalmışlara, kimsesizlere, dizinde derman olmayan yaşlılara, kıyıdan köşeden geçenlere, kimsin nicesin, diye sormadan her CUMA günü sıcak yemek ikram eden DENİZ YILDIZLARI DERNEĞİ, sessiz sedasız bir erdemi şehirde yaşatmaya devam ediyor.
KARADEMİR de Favori!
KARADEMİR de Favori!
Yerel seçimlere 6 ay gibi kısa bir süre kala AK PARTİLİLER Belediye Başkan arayışlarına ara vermeden devam ediyorlar.Bu gelenekte ismi her daim ön planda olan Halil İbrahim KARADEMİR´in de ismi Belediye Başkanlığı için geçiyor.
Memleket...
Memleket...
Sonra Sivas´a dönmek için araba tuttuk. Yolda giderken ‘Ah, unuttum´ dedi: ‘Buranın karayemişleri meşhurdur. Anam beni İstanbul´a mektebe gönderirken yanıma torba içinde yemişler vermişti, onları yiyerek gelmiştim. Benim memleket sevgim, yemişle başlar. Geri dönüp alalım.´
Yükselen Dolara Karşı, Yükselen Vicdan
Yükselen Dolara Karşı, Yükselen Vicdan
Yusuf Ağah Yazdı
Bir Fikir!
Bir Fikir!
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İLAHİYAT FAKÜLTESİ, eğitim öğretime devam ederken, burada eğitim gören öğrenciler için “KANAAT DERSİ” konulmasının faydalı olacağı öngörülüyor.Özellikle pek çok İLAHİYAT MEZUNUNUN alanı olsun olmasın pek çok kurum idareciliği için yoğun çaba gösterdikleri gözlemlenirken, KANAAT DERSİ´nin faydalı olacağı belirtiliyor.
Dağların Türküsü
Dağların Türküsü
Hüseyin KAYA Yazdı...
GANDİ´yi Örnek Alabilir!
GANDİ´yi Örnek Alabilir!
Göreve gelir gelmez, AUDİ marka otomobil aldıran Rektörün, yerli üretimi desteklemek için Kongre Müzesi önünde elektirikli çalışan akülü araba benzeri komik arabaya binmesi gülümsemelere neden olmuştu. Hatta Rektörün AUDİ´ye binmeyerek yerli üretime destek için AUDİ´yi sattırıp, gelirini araba çalışmalarına bağışlayacağı zannedilmişti.
SAVUNAN GAZETE
SAVUNAN GAZETE
Her olumsuzluğa karşı CESUR ADAMLARIN bir araya gelip şehri savunduğu SİVAS POSTASI, Türkiye´nin en çok okunan YERELgazetesi olarak yayın hayatında iz bırakıyor...
Umut...
Umut...
/ Şu göğüs kafesimi genişleten umudum var oldukça/
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar