KAMUNUN ELİNDEKİ ARAZİLER HALKA AÇILMALI

KAMUNUN ELİNDEKİ ARAZİLER HALKA AÇILMALI

KAMUNUN ELİNDEKİ ARAZİLER HALKA AÇILMALI

Her şehirde olduğu gibi Sivas?ta da kamunun elinde çok geniş araziler bulunmaktadır. Belediye Binası, Karayolları, Dikimevi, 4 Eylül stadyumu ( yeni tesisin temeli atıldı nihayet)arazisi gibi araziler şehrin merkezi yerlerinde kalmıştır artık.

Başta belediye binası olmak üzere bu binalar Bu binalar şehrin daha kenar yerlerine taşınarak buralar halkın kullanımına açılmalıdır.

Belediye binasının şehrin en merkezindeki görüntüsü hiç hoş değildir ve şehre yakışmamaktadır.

Bir an önce belediye binası şehrin daha kenar yerine taşınmalıdır. Ben belediye binasının kılavuz tarafın taşınmasını teklif ediyorum çünkü şehrin doğu tarafı maalesef gelişmemektedir. Kamu binalarının taşınması bölgeye hareketlilik getirir.

Birçok il terminal binalarını şehri geliştirmek için kullanmaktadır. Şehrin batıya doğru(Kümbet) ilerleyişi de durma noktasındadır.

Şu anda güney(Üniversite) yönü yoğun olarak gelişmektedir ancak şehrin doğu yönü geriye doğru gitmektedir.

Gelişmeden kast ettiğim de görece bir bina yapımıdır yoksa şehrin potansiyelini harekete geçirerek bir gelişim hamlesi içerisine girdiğini söylemiyorum.

Kaynağını bilmiyorum ancak İki bin 50 yılında en geri kalan iki ilin Hakkâri ve Sivas olacağı yönünde bir istatistik duydum. Neyse tekrar konumuza dönelim.

Sivas içe doğru daralmakta sürekli. Oysa şehirler kenarlara doğru açılırlar. Modern şehirler tarihi merkezlerin dışında şekillenir. Tarihi mekânlar bulunduğu eski şehir şehrin ortasında dururken şehir yeni şehir olarak tekrar şekillenir. Elazığ ve Mardin bu şehirlere örnektir. Bu şehirlerde tarihi doku korunmuştur ve yeni tarihi dokunun etrafında yeni şehirler oluşturulmuştur.

Sivas?ın bu konuda da bir avantajı vardır tarihi yapı ile modern yapı uyumlu bir şekilde (Aynalı Çarşı Hariç) harmanlanabilmiştir.

Valilik Belediye Binası, Adliye Binası ve Aynalı Çarşı, Ordu Evi, Özel İdare Lojmanları ve Telekom Binası da kaldırılırsa şehir birçok ile nasip olmayan harika bir meydana kavuşacaktır.

Geniş ve tarihi meydanıyla Sivas ülkedeki birçok şehre nasip olmayan bir özelliktedir.

Sivas bu konumunu iyi değerlendirmeli ve şehrin değerinin üzerine değerler katmalıdır. Şehir nefes alacak parkalara, yeşil alanlara kavuşmalıdır. Bunun için en uygun alanlar tabii ki kale ve kızılmaktır ancak o konuyu müstakil olarak daha sonra ele alabiliriz.

Ben daha çok kara yolları, stadyum, dikimevi gibi kamu arazilerinin boşaltılarak arazilerinin halkın kullanımına açılmasını istiyorum.

Bu alanlar zaten yeşili fazla olan alanlar. İçersisine kurulacak sosyal tesislerle de bir yaşam alanı haline gelebilir.

Beton insanı boğmaktadır. İnsanlar bahçesi, yeşil alanı, gölgesi olmayan; çatısı ve zemini ortak olan bu yapılarda bunalmaktadırlar. O yüzden vakit buldukça kendilerini yeşilliğe atmaktadırlar.

Bizim modernleşmemiz eksik ve yanlış bir modernleşmedir ve biraz da tepeden inmedir. Bu yüzden ayakları aksaktır.

Modern hayatın gereği olan sosyal alanlar yok bizim şehirlerimizde.1950 lerde modern kent yapıları plansız ve programsız gerçekleşmiştir.

Şehrin bir tarafında yer almak ve şehirden pay kapmak yarışı olarak gerçekleşmiştir bizim kentleşmemiz. Bu şekilde özel mülkiyet alanı haline gelen yerlerin tasarrufu da şahsa geçmiş durumdadır.

Bu araziler üzerinde tasarrufta bulunmak hayli zordur artık. Kamulaştırma bedelleri çok yüksektir. Kamulaştırma bedelini ödeseniz bile baskı grupları ve seçilme endişesi sizi rahat bırakmamaktadır.

Sivas?ta en son açılan cadde Zincirli Minare Camii yanındaki Celal Bayar caddesidir. Eski sanayi ile ilgili düzenlemenin geldiği nokta ise bellidir.

Bu yüzden şehrin kullanabileceği tek alan kamu arazileridir. Şehrin merkezinde olan belediye binası, ordu evi binası Telekom binası(bu bina kamu- özel ortaklığındadır),stadyum, karayolları, dikimevi gibi yerler boşaltılıp halkın kullanımına açılmalıdır.

Şehrin çok merkezinde kalmış okullarda bu şekilde değerlendirilebilir.

Siz Avustralya?nın Sydney kentini gördünüz mü hiç? Bende görmedim ama yapısını biliyorum. Daha çok Opera Binasıyla tanıdığımız bu kent benim kentleşmedeki favorimdir ancak bizim kentlerimizin Sydney olma imkânı kalmamıştır.

Peki, nasıl bir kent Sydney? Anlatayım: Şehrin tam merkezinde yüksek alışveriş merkezleri v kamu binaları var halk ise kenarlarda banliyö dediğimiz yerlerde bahçeli evlerde yaşıyorlar.

Evlerinde huzur içersindeler yani. Hava almak için piknik yerlerinde birbirlerini ezmiyorlar.

Bizim böyle bir imkânımız yok artık.Şehri değiştirme şansımızda kalmadı sadece var olan alanları kullanabiliriz eğer yapabilirsek.



Anahtar Kelimeler: 0